ATM'nin 2018/659 E. sayılı dosyasında, ... tarafından takibe konulan sözleşmenin davacı ve davalı şirketler arasındaki satış sözleşmesi kapsamında düzenlenmiş bir teminat senedi olduğunu, ciro yoluyla takibe konu edilemeyeceğini, kaldı ki protestodan sonra yapılan cironun alacağın temliki hükmünde olduğunu, senedin lehdarı olan şirket sözleşmeden kaynaklana edimlerini yerine getirmediğinden bononun bedelsiz olduğunu, cebri icra tahdidi altında ödeme yaptığını beyanla menfi tespit ve istirdat talep etmektedir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/10/2024 NUMARASI: 2024/562 Esas,Derdest DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)|Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 17/02/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dava, fason dikim işi nedeniyle ödenmeyen bakiye bedel alacağının tahsiline yönelik hapis hakkına dayalı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali; birleşen dava ise, asıl davaya konu takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile hapis hakkına konu edilen tekstil ürünlerinin iadesi sistemine ilişkindir.Davalı birleşen dosya davacı iş sahibi vekili 9.10.2024 tarihli ihtiyati tedbir talepli dilekçesi ile, takiple bedeli talep edilen ürünlerin müvekkiline teslim edilmemesi nedeniyle yüklenicinin...
Borçlar Kanunun (BK) 21) maddesi ile aynen; "Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir." hükmü getirilmiştir. Burada belirtilen sürenin hak düşürücü süre olduğu Yargıtay kararlarında ve öğretide benimsenmiştir. Yukarıda da belirtildiği üzere; Yargılama konusu feragate neden "sulh ve ibra protokolü" başlıklı sözleşmenin tarihi ...'dir....
ve taahhütlerin yerine getirilmemesi, yanıltıcı ve yanlış bilgiler verilmesi gerekmekle birlikte, ayrıca davacının maddi kaybına eş değişle zararına da yol açılması gerektiği, davacının ne takip talebinde ne dava dilekçesinde zararın mahiyeti, meydana geliş şekli, zarar kalemlerinin nelerden ibaret olduğu, zararın nasıl oluştuğu gibi konularda hiçbir bilgi vermediğini, dilekçe içeriğinden müspet zararın istenmediğinin anlaşıldığı, menfi zarar kapsamındaki talebin ise hukuki dayanağının bulunmadığı, 2010 ve 2011 yılları ... sezonunu kapsayan ... günlü Kontenjan Tahsis Sözleşmesinin tamamen davacıdan kaynaklanan sebeple 2011 yılı ... sezonunda sürdürülmeyeceği, sezonun başlamasından çok önce 2010 sezonu sonuna doğru davacıya Antalya ......
. - DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 09/01/2018 ... 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/512 ESASINDA KAYITLI İKEN MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN DAVADA: DAVACILAR : 1- ... - ... 2- ... - ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 20/09/2019 KARAR TARİHİ : 26/05/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ESAS DAVADA: Davacılar vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan 05/03/2015 tarihli protokol başlıklı sözleşmede davalı şirket adına kayıtlı ... no'lu meskenin satışına ilişkin olarak senetlerin düzenlendiğini, davacı ...'...
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/409 esas sayılı dosyasıyla açılan davanın feshin iptali olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat isteğine ilişkin olduğu, neticede mahkemece 29.05.2013 tarihinde feshin haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve gerekse de davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, yukarıda ifade edildiği üzere menfi zararın, alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kâr’ı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli ile ödenen bedel arasındaki fark olduğu, Belediyenin sorumluluğunun güven sorumluluğu olduğu, TBK.m.51 uyarınca somut olayın özelliği ve hakkaniyet gereği belediyenin kusuru daha hafif olduğundan belediyenin sadece sözleşme kapsamında ödenen bedel yönünden sorumlu tutulması gerektiği, zarar yönünden yüklenici firmanın kusurlu olduğu dikkate alınarak zarardan sadece...
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/409 esas sayılı dosyasıyla açılan davanın feshin iptali olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat isteğine ilişkin olduğu, neticede mahkemece 29/05/2013 tarihinde feshin haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve gerekse de davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, menfi zararın, alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kârı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli ile ödenen bedel arasındaki fark olduğu, Belediyenin sorumluluğunun güven sorumluluğu olduğu, TBK.m.51 uyarınca somut olayın özelliği ve hakkaniyet gereği belediyenin kusuru daha hafif olduğundan belediyenin sadece sözleşme kapsamında ödenen bedel yönünden sorumlu tutulması gerektiği, zarar yönünden yüklenici firmanın kusurlu olduğu dikkate alınarak zarardan sadece ......
tesçil ve teslimi ile bu süre içerisinde davalı/alıcı tarafından aracın kullanılmasından kaynaklı oluşan her türlü maddi zarar ile sözleşmenin feshi dolayısı ile davacı müvekkilce daha yüksek bir bedelle aracın üçüncü şahıslara satışının önlenmesinden doğan zarar da dahil olmak üzere oluşan her türlü menfi ve müspet zararın ------oluşan munzamzararımızda dahil edilerek tespitine ve tazmininine karar verilmesi, aracın yeniden müvekkili şirket adına tescil ve teslimi mümkün olmaz ise TBK 120 ve 122 maddeleri uyarınca satış bedeli olan---- ifası ile aracın satış, tescil ve teslim tarihi olan ------ tarihinden itibaren gecikme tazminatı olarak borcun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenecek olan en yüksek temerrüt faizine hükmedilmesi ve ayrıca temerrüdün gerçekleştiği tarihten bu yana ülke ekonomik koşullarındaki değişim ve paranın değer kaybı ile enflasyon oranı göz önünde bulundurularak temerrüt faizi ile davacı/satıcı müvekkilin zararının karşılanmayan kısmının...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ile dava dışı ....Şirketi arasında gölet yapım işi kapsamındaki kazı ve dolgu işlerinin birim fiyatla yapılmasına ilişkin 01.05.2018 tarihli ... Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin akdedildiği, sözleşmenin son sayfasında sözleşmenin taraflarının kaşe ve imzalarından sonra gelmek üzere davacı şirketin kaşesinin basıldığı, imzalandığı, "sözleşme maddelerine kefilim" ibaresinin yazıldığı, belirtilen ibarede kefilim kelimesi kullanılmış ise de, kefalet tarihi ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar yazılı olmadığından davacının adi kefil olarak değerlendirilemeyeceği, yine asıl sözleşmeden bağımsız olarak taahhüt edilen objektif sonuç belirtilmediğinden ... eden olarak da kabul edilemeyeceği gerekçesiyle incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
Davacı vekili, 16.4.2003 tarihli ıslah dilekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının mecurdan müvekkilinin tahliye olmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle müvekkilinin mağdur olup maddi zarara uğradığını, kazanç kaybetmesine neden olduğunu belirterek 25.000.000.000.TL yoksun kalınan kazanç, menfi -müsbet zarar ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili 27.10.2003 tarihli 2 ıslah dilekçesinde, müvekkilinin 8 yıllık sözleşmesine rağmen mecuru davalının sözleşmeye aykırı işlemi nedeniyle yaklaşık 2 yıl işletebildiğini, müvekkilinin yaptığı yatırımların semeresiz kaldığını ve kalan sözleşme süresi için gelir kaybına ve zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişin talepleri saklı kalmak üzere davalının sözleşmeye aykırılığı nedeniyle 25.000.000.000.TL tazminatın tahsilini istemiştir....


