Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2017/849 Esas KARAR NO: 2021/553 DAVA : Sözleşmenin Feshi, Tapu İptali Ve Tescil, Maddi Tazminat DAVA TARİHİ: 27/07/2017 KARAR TARİHİ : 14/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin Feshi, Tapu İptali Ve Tescil, Maddi Tazminat davalarının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ, DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacılar vekili vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ---- tarafından yapılacak olan ---- ------- davalı---- tanıştığını, müvekkilinin bu projenin yapılacağına inandırılarak,---- olan ----yapılması hususunda tarafların anlaştığını, müvekkilinin inşaatı yapılmamış ve halen--------- karşılığında almak üzere anlaştıklarını, tarafların; ---- olduğu------devredilmesi suretiyle ödenmesini kabul ettiğini, davanın tüm taraflarının sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalılardan ---- eşi olduğunu, sözleşmeye imza atmak ve taraf olmak suretiyle bu satışın, yapılacak olan dairelere karşılık olduğunu ve davalıların...
- K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşme ile .... tarafından ithal edilmekte veya üretilmekte olan ürünlerin, ... ve ... ili dışındaki tüm iç .... bölgesine satış ve pazarlanmasının yapılması hususunda müvekkili firmanın yetkili kılındığı, sözleşme ile davalının, davacının bölgesi dahilinde bir başkasına ürün satışı yapmasının yasaklandığını ancak davalının sözleşmeye aykırı olarak davacının sınırları içinde direk satış yaptığının tespit edildiğini, bu nedenle müvekkili firmanın mallarının elinde kaldığını ve sözleşmenin feshini talep etmek zorunda kalarak 07.12.2006 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, sözleşmenin imza aşamasında teşhir malzemeleri karşılığı müvekkili tarafından davalı firmaya teminat olarak iki adet senet verdiğini iddia ederek davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle sözleşmenin 9/g maddesi uyarınca 50.000 Euro ceza şart ödemesine ve teminat olarak verilen iki adet senedin iptaline ve davacıya iadesine karar verilmesini...
TTK'nın 22. maddesi gereğince, kural olarak tacirin cezai şarttan indirim yapılmasını talep hakkı bulunmasa da, genel yargı uygulamasında tacirin ekonomik olarak yıkımına yol açacak derecede yüksek olduğu saptanan cezai şarttan indirim yapılabileceğini kabul edilmiştir. Somut olayda davalının incelenen mali durumuna göre, cezai şartın ekonomik olarak yıkımına neden olacağı belirlenmiştir. İşbu dava kısmi dava olarak açılmış olmakla, dava konusu yapılmamış ve başka bir davanın konusu olabilecek bir talep hakkında indirim yapılması mümkün değildir. Bununla birlikte kısmi davadaki talep miktarının tacirin mahvına neden olabilecek derecede fahiş olması halinde de bu miktar üzerinden indirim yapılması mümkündür....
Böyle bir cezai şart hükmü, Borçlar Kanunun 325. maddesine göre talep konusu yapılabilecek olan sözleşmenin kalan süresine ait ücret isteğinden farklıdır. Bu durum, konuya dair yasal düzenlemenin tekrarı mahiyetinde de değildir. Gerçekten tarafların iradesi özel biçimde cezai şart düzenlemesi yönünde ortaya çıkmış olmakla, iradeye değer verilmeli ve cezai şart hükümlerine göre çözüme gidilmelidir. Bu arada işçinin bakiye süre ücreti ölçüt alınarak kararlaştırılmış olan cezai şarttan başka sözleşmenin kalan süresine ait ücretlerin de Borçlar Kanununun 325. maddesine göre talep edilip edilemeyeceği soruna değinmek gerekir ki, ifaya eklenen cezai şart çözüme gidilmesi ve buna göre koşulların varlığı halinde sözleşmenin kalan süresine ait ücretlerin ayrıca talep edilebileceği belirtilmelidir....
Merkezine göndereceğini, orada kendilerine yardımcı olacak kişilerin isim bilgilerini istediğini, müvekkili şirket tarafından bu bilgilerin davacıya bildirildiğini ancak davalının o gün de gidip ekipmanlarını teslim almadığını, davacının kötü niyetli olduğunu bildirmekle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararın, ödenmeyen fatura bedellerinin, indirim bedelinin ve iade edilmeyen ekipmanların bedelleri ile sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı tazminatın davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkememiz tarafından celp edilen ... 37....
Dairemizin 14.01.2021 tarihli ve 2020/3722 Esas, 2021/1029 Karar sayılı kararı ile; davacı işçinin 28.08.2013 tarihinde imzalanan 28.08.2013-31.01.2014 tarihleri arasında geçerli deneme süreli belirli süreli sözleşmesi ile çalışmaya başladığı ve 31.12.2013 tarihli belirli süreli iş sözleşmesi ile 01.02.2014-31.01.2017 tarih aralığı için çalışmaya devam ettiği, iş sözleşmesinin 24.03.2015 tarihinde işveren tarafından hizmetine ihtiyaç kalmaması nedeniyle sona erdirildiği, belirli süreli olarak yapılan sözleşmenin daha sonra davalı işverence belirsiz süreli olduğunun iddia edilmesinin iyiniyetle bağdaşmayacağı, davacının bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminata hak kazandığının kabul edilmesi gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre işçinin, sözleşmenin sona ermesi yüzünden tasarruf ettiği miktar ile başka bir işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelir araştırılarak indirim yapılması gerektiği hususunun...
ın imzasının bulunduğunu, sözleşmedeki bedellerin sonradan doldurulduğunu, sözleşmede taşınmazın bedeli 1.600.000 TL olarak belirlenmiş ise de satış bedelinin 175.000,00 TL olduğunu, böylelikle sözleşmenin boş olarak imzalandığı iddiasının doğru olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla cezai şartta ve ücrette indirim yapılması gerektiğini, işyeri niteliğindeki taşınmazı kiracıları olan ...'a sattıklarını, satış bedeli kadar gelir elde ettiklerini, davalının haksız gelir talebinde bulunduğunu belirterek borçlu olmadıklarının tespitine, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacı ...'...
Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi çerçevesinde davalı ... ile imzaladığı sözleşme gereği tapu tahsis belgeli arsa ve tesislerini davalıya devrettiğini, davalının 80 m2 lik daire vermeyi taahhüt ettiğini, edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının taahhüt ettiği konutu vermediğini, dairenin teslimine kadar taahhüt ettiği kira yardımlarını 2011 yılı Haziran ayından sonra ödemediğini, kıymet takdir komisyonunca 3/A sınıfına göre değerlendirme yapılması gerekirken 2/B sınıfına göre değerlendirme yapıldığını ve ... bedeli yerine enkaz bedeli ödendiğini ileri sürerek, 80 m2 lik dairenin aynen ifası yerine ortalama rayiç bedeli olan 107.187,00 TL müspet zarar karşılığı tazminat ile 3.420,00 TL kira yardımı ve bakiye 16.565,00 TL ... bedeli olmak üzere 127.172,00 TL nın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....
Somut olayda, taraflar arasındaki iş sözleşmenin 7/d maddesinde hizmet akdindeki ücretin aşağıya çekilmesi nedeniyle veteriner hekimin 15 aylık net ücret alacağının kendisine işveren tarafından tazminat olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Kararlaştırılan 15 aylık net ücret tutarındaki cezai şart fahiş olup İlk Derece Mahkemesince herhangi bir indirime gidilmemiş olması da hatalı olup kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurularını esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava taraflar arasındaki sözleşmenin haksız fesih nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. İncelenen dosyada taraflarca iddia ve itirazlar tekrarlanmış, sözleşme ihtar ve ihbarlar faks yazışmaları, kayıtlar yapılacak bilirkişi incelemesine delil olarak dayınlmıştır....


