WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

İhtiyati haciz talep edebilme şartları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklarda, alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacak rehinle temin edilmemiş olmalıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenilemeyeceği ise de, borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat edinilmesi yeterlidir....

. - ... aralarındaki eşya alacağı davasına dair ... 3. Aile Mahkemesinden verilen 08/03/2016 tarihli ve 2013/983 E - 2016/164 K sayılı hükmün bozulması hakkında dairece verilen 24/04/2018 tarihli ve 2016/12122 E - 2018/4389 K sayılı ilama karşı davalı ... ve davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir....

Mahkemece; düğün ve nişan merasimi sırasında ziynet ve altın ile para takıldığı, dava konusu ziynetlerin davacının elinden alınarak bir kısmının bozdurulduğu ve araç alındığı, bir kısmının ise davalıya ait kiralık kasada bulunduğu iade edilmediği, yine araç almak için davalıya elden para verildiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile; 1 adet 20 gr 22 ayar bilezik 1.543,00 TL, 6 adet 95 gr 22 ayar ... burma bilezik 7.329,25 TL, 2 adet 30 gr 22 ayar çizgili desenli bilezik 2.314,50 TL, ......

Davacı tarafından, mali müşavirliğini yaptığı davalıdan borç para aldığı ve karşılığında dava konusu üç adet bonoyu keşide edip, davalıya verdiği, borcuna mahsuben, davalının muvafakati ile vergi ve SGK borçlarını ödediği ve mali müşavirlik sözleşmesi ile almaya hak kazandığı mali müşavirlik ücretini de borcuna mahsup ettirdiği, bonolardan kaynaklanan borcu bu şekilde ödendiği, ancak davalının bonoları iade etmeyip, icra takibine koyduğu iddia edilerek, davalıya borcu bulunmadığının tespiti talep edilmiş, davalı ise, davacının borca altın aldığını ve borcunu ifa etmediğini, SGK ödemeleri için kendisine verilen paraları gerekli yerlere yatırmadığını, bu hususta davacı hakkında ceza yargılaması bulunduğunu, davacının bono bedellerini ödemediğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır....

Maddesinde "harici satım sözleşmesine istinaden ödenen bedelin sebepsiz iktisap hükümleri ve denkleştirici adalet ilkesi mucibince iadesi"ni açıkça talep ettiği anlaşılmakla davacının uyarlama talebi konusunda talebinin bulunduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Bilirkişi ek raporunda hesaplamaların hatalı olması ve davacı tarafın 60.000,00 TL ana para alacağı olmasına karşılık uyarlama bedelinin 56.624,27 TL olduğunun belirtilmesi Yargıtay içtihatlarında belirtilen kriterlere aykırılık teşkil etmesi nedeniyle hükme esas alınmamış, uyarlama bedelinin hesaplanması konusunda yeni bir mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir....

Tasfiyeye konu edilen taşınmazın alınan borç paranın teminatı için üçüncü şahsa davacı tarafından devredildiği, ve borç paranın davalı tarafça ödenerek taşınmazın adına devrini sağladığı dosya kapsamından sabittir. Edinme tarihi itibariyle taşınmaz davalı kadının edinilmiş malı olup, aksini ispat yükü davalı tarafa aittir. Dosya kapsamındaki beyanlardan davacının tapuyu devrettiği dava dışı Yakup'a olan borcun miktarı belirlenemediğine göre, davalının taşınmazın değerinin tamamı kadar borcu ödediğinin kabulü gerekir. Her ne kadar davalı tarafça, ödenen bedelin bir kısmının akrabalardan alınan para ve altın ile karşılandığı savunulmuş ve bu yönde bir kısım davalı tanıkları da beyanda bulunmuş ise de söz konusu ifadeler soyut nitelikte olup sair deliller ile desteklenmediğinden itibar edilmemelidir. Buna göre taşınmazın bedelinin davalının edinilmiş mallarından karşılandığının kabulü ile davacı lehine katılma alacağı hesaplanmalıdır....

Sayın mahkemenizce 10.05.2018 Tarih 2018/260 nolu Fon Kurulu kararı uyarınca "Yabancı para ve altın cinsinden vadesiz hesaplara; müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihi itibariyle T.C Merkez Bankası'nca ilan edilen döviz alış kurları üzerinden hesaplanması gerektiği yönünde karar verilmesi durumunda; Davacının USD cinsinden alacak tutarı 22.07.2016 tarihindeki TCMB USD kuru üzerinden değerlendiğinde 203,92 USD x 3,0573 — 623,44 TL davacının alacağı olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Değerlendirmelerim meselenin asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi 6100 s. HMK m.266/c.2 ve m.279/4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere Sayın Mahkeme'nin takdirine saygıyla arz olunur.." rapor edilmiştir. Davacı veikili dava dilekçesinde iflas masasınca reddine karar verilen 3904,62 TL'nin 3100 TL'sinin B tipi hisse senetlerinden kaynaklandığını beyan etmiştir....

Ayrıca, davalının arsayı satmadığı ve 20.000 TL bedel almadığını, davacının sadece inşaat ustası olduğu beyanının doğru olduğunu, sözlemeye sonradan tarih konulduğu ve 2004 değil 2006 yılında yapıldığını, yazıların davalıya ait olduğunu fakat bu sözleşmenin aslen bir inşaat sözleşmesi olup satış bulunmadığını, davacının arsadaki binanın işçiliğini yaptığını (kaba inşaat ve çatı) bunun karşılığı ödenecek ücretinin teminat altına alınması için arsa satış mukavelesinin taraflarca kaleme alındığını, binanın inşaatında kullanılan tüm malzemenin davalı tarafça satın alındığını, davacının kaba işçiliği yaptığı ve bilahare yarıda bırakıp gittiğini, bir kısım işçilik alacağı dışında alacağı bulunmadığını belirterek, davanın reddini dilemiştir....

Aile Mahkemesinin 2010/528 Esas, 2011/719 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, düğün esnasında davacıya 12 adet bilezik, 60 çeyrek altın ve 1.000.- TL nakit para takıldığını, ancak ziynetlerin davacı evden ayrılırken davalıda kaldığını belirterek ziynet eşyalarının aynen iadesine, iadesi mümkün olmadığı taktirde fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000.- TL'nın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde, düğünde takılan altınların düğün esnasında davacının annesine verildiğini ve kendisinin de düğünde sorun çıkmaması nedeni ile müdahale etmediğini, daha sonra davacı ile ortak karar aldıklarını ve ziynetleri bozdurarak bir kısmı ile borçlarını ödediklerini, diğer kısmının ise Ziraat Bankası Demetevler Şubesinde davacı adına yatırıldığını, davacı evi terkederken ziynetlerin davalıda kalmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Aile Mahk.sıfatıyla) DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu