Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle toplanan deliller ve tüm dosya içeriği ile muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddi doğru olduğu gibi dava konusu 2679 ada 11 parsel sayılı taşınmazda yer alan 13 no’lu bağımsız bölüm dışındaki dava konusu taşınmazlar ile altın ve para bakımından harcın ikmal edilmediği nazara alınarak dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olduğuna göre; tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 02.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden taraflar vekilleri için 2.540.00.'...
. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin döviz ve altın ticareti ile iştigal ettiğini, Kentbank AŞ.’nin kredi hesap sahibi olduğunu, müvekkilinin iki kez kredi kullanıp ödediğini, 14.10.2001 tarihli ihtarname ile müvekkilinin bilgisi dışında başka şahıslara kredi kullandırıldığını ve kredinin de ödenmediğinin tespit edildiğini, daha sonra bankaya el koyan BDDK’nın müvekkili hakkında icra takibine geçtiğini belirterek, müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu alacak miktarının sözleşmeden kaynaklanan para alacağı olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur. Çorum 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/568 esas no ile açılan ve iş bu dava dosyası ile birleşen itirazın iptali davasında davacı vekili, genel kredi sözleşmesine dayalı girişilen icra takibine vaki itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Birleşen davanın davalısı davanın reddi gerektiğini savunmuştur....
nın da kendisini ... diye tanıttığı şeker alma üzerine konuştukları ancak sanıkların müştekiden alacağı şekerin KDV'sini ödemek için fatura kesilmesi için gerekli olduğunu söyleyip para istedikleri, müştekinin de elinde nakit parasının bulunmaması üzerine sanıklardan ...'le Adese mağazası içerisinde bulunan kuyumcuya giderek kredi kartı ile 2500 TL' lik altın satın aldığı, daha sonra aynı anda bu altını aynı kuyumcuda bozdurarak 2040 TL parayı verdiği, sanıklardan ... ben fatura kesmeye gidiyorum, diyerek müşteki ile sanık ...'nın yanından ayrıldığı sanık ...'...
Hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Somut olayda, tasfiyeye konu edilen 5 nolu meskenin, 21.03.2002 tarihinde davalı erkeğin ......... Kooperatifine üyelik kabulü ile teslim edildiği, tapudaki tescil işleminin ise 22.07.2005 tarihinde gerçekleştirildiği, 5 nolu mesken alınırken davalı erkeğin eşler arasında mal ayrılığı rejmi geçerli iken edindiği dava dışı ......Kooperatif hissesinin satımından gelen para ve davacı kadının 4 adet altın bileziğinin kullanıldığı, 5 nolu meskenin tamamen bitirilmeden teslim edildiği, geri kalan kısmın taraflarca tamamlandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır....
Davacı kadın, bekar İken aldığı 7 adet bilezik, düğünde takılan 4 adet bilezik, oğlunun sünnetinde takılan 24 adet çeyrek altın ile 3 adet tam altın, biriktirdiği 2.000-TL para ve annesinin karşılıksız olarak verdiği 500-USD vermek suretiyle katkıda bulunduğunu iddia etmiştir....
O halde davalı-davacı kadın lehine tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4, TBK m. 50 ve 52) dikkate alınarak uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi doğru görülmemiştir. 4-Davalı-davacı kadın tarafından dava dilekçesinde belirttiği, düğünde kendisine takılan ziynetlerin ve paranın 2 bilezik ve 1 bileklik dışında erkekte kaldığını ve kendisine verilmeyen bu ziynetlerin aynen olmadığı taktirde bedelinin iadesi talep edilmiş, erkek tarafından ise cevap dilekçelerinde tek tek saydıkları bir kısım ziynetlerin kendilerinde olduğu ancak diğer ziynetlerin kadında olduğu savunulmuştur. Mahkemece varlığı ve erkekte kaldığı ispat edilen 28 çeyrek altın, 1 adet 32,50 gr bilezik, 5 adet 10'ar gr bilezik ve 1 adet kolye ve 1000TL nakit para yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir....
Davalı senedin altın karşılığı düzenlendiğini beyan etmişse de yerleşik Yargıtay kararlarına göre altın ayni değil nakdi değerlendirilmesi gerekli olan para niteliğindedir. Dolayısıyla davalının senedin ihdas nedenini değiştirmediği, ispat yükünün davacı keşidecide olduğu kabul edilmiştir. Somut olayda, davacı borçlu emre yazılı bu senetten kaynaklanan borcu ödediğini savunmamış; aksine senedin üzerinin boş olduğunu sonradan doldurulduğunu ileri sürmüştür. Senet sebepten mücerret olmakla; davacı imzayı inkar etmediğinden açığa attığını iddia ettiği imzanın sonuçlarına katlanmalı ve bu nedenle bononun lehtar kısmının sonradan doldurulduğunu yazılı delillerle ispatlamalıdır. Davacı kendisine verilen süre içerisinde yazılı bir delil sunamamış, bedelsiz senedi kullanmak suç olduğundan ve HMK'nın 226/3 maddesi uyarınca konusu suç olan vakıalarla ilgili yemin teklif edilemeyeceğinden davacı vekiline yemin hakkı da hatırlatılmamıştır....
in kolluk beyanında belirttiği gibi 2300 TL'ye altın bileziğini bozdurup yanındaki 1700 TL ile birlikte 4000 TL olarak sanığa para verdiği anlaşılmış olup sanık tüm aşamalarda müşteki ...'i rahatsız etmediğini sadece alacağını istediğini savunduğu, ilişkisini başkalarına söyleyerek şikayetçiyi zor durumda bırakacağına dair şantaj olabilecek bir şey söylemediğini, ...'in kardeşi olan Bayram'ı da telefon konuşması sırasında tehdit etmediğini savunmuş olup savunmalarının aksine atılı suçları işlediğine dair yeterli, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı, şikayetçi ...'...
ait eşyaları almadığını, talep ettikleri eşyaları ve ziynetleri abartıp olmayan eşyaları ve takıları istediğini, sadece 100 gram altın karşılığı takı olduğunu onu da teslim etmeye hazır olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir....
Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır ve dava içinden yeni davaların doğmasına neden olur. Somut olayda; Mahkemece hüküm kısmında iadesine karar verilen ziynet ve çeyiz eşyalarının her birinin bedeli açık olarak yazılmış ancak iadesine karar verilen ziynet ve çeyiz eşyalarının toplam bedeli hatalı yazılmıştır.Bu husus doğru görülmemiştir....


