hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği, dava dilekçesinde, davacı kadının ziynetlerin aynen iadesi aksi takdirde bedelinin tahsili talebinde bulunduğu, mahkemece sadece aynen iade talebi ile ilgili hüküm kurulduğu, bedel yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği ancak davalı erkeğin ziynetler konusunda bu yönde açık bir istinafının bulunmadığından bu hususun eleştirilmekle yetinilmesine, dava dilekçesinde, kadın tarafından mahkemece hükmedilen bilezikler dışında çeyrek, Cumhuriyet, gram altın ve para alacağı talebinde de bulunulduğu, mahkemece dava dilekçesinde talep edilen bu ziynetlerle ilgili olarak olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, ancak tarafların bu hususu istinafa getirmediği görülmekle yanlışlığa işaret edinildiği anlaşılmakla davalı-davacı erkek vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir....
süreyi verdiğini, 3-4 ay sonra yanına gittiğinde davacının parasının olmadığını söyleyip kendisinden tekrar uzun bir süre istediğini ve hakkını yemeyeceğini söylediğini, davacıya güvenerek aralarındaki sözleşmeyi imha edip davaya konu -----bedelli senedi düzenlediklerini, kendisinin senette hiçbir yazı veya beyanı olmadığını, davacının senedi yeğenim dediği bir kişiye doldurtup imzaladığını, ödeme günü geldiğinde davacının yüklü bir alacağı olduğunu fakat alamadığını söylediğini, kendisini oyalama yoluna gittiğini, kendisinin ailevi ve sağlık durumu nedeniyle yurt dışına çıkmak zorunda kaldığını, döndüğünde tekrar davacıya gittiğini ve kendisini oyalamaya devam ettiğini bu nedenle icra takibi başlatmak zorunda kaldığını, davacının haciz koyma süresinin dolmasına 1 gün kala ismini bilmediği bir kişiye taşınmazı sattığını, kendisinden mal kaçırdığını, imzanın ve borcun davacıya ait olduğu karinesinin ve borç ilişkisinin haklılığının doğduğunu, davacının vekiline dahi yalan söylediğini,...
Buna göre hukukumuzda alacaklıya, zararın varlığını, miktarını ve borçlunun kusurunu ispat zorunda kalmaksızın temerrüt faizini talep edebilme hakkı tanınmıştır. Ayrıca temerrüt faizi yükümlülüğünün doğumu için borçlunun alıkoyduğu paradan yarar sağlaması şart olmadığı gibi bu yararların iadesi amacı da bulunmaz. Temerrüt faizi talep edebilmek için borçlunun temerrüde düşmekte kusurlu olması şart değildir. Borçlu, bu konuda kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ileri sürerek ve bunu kanıtlayarak faiz ödeme yükümlülüğünden kurtulamaz. Bunun yanında temerrüt faizi, sözleşmeden doğan para borçlarının yanı sıra, sözleşme dışı hukukî ilişkiden kaynaklanan para borçlarında da uygulama alanı bulur (Barlas, Nami; Para Borçlarının İfasında Borçlunun Temerrüdü ve Temerrüt Açısından Düzenlenen Genel Sonuçlar, İstanbul 1992, s. 127)....
in müvekkiline, üzerinde ipotek bulunan bir evi olduğunu, bu daireyi kendisine verebileceğini, ancak ... adlı kişiye de 538 gr altın karşılığı para borcu bulunduğunu, ...'in evi satarak kendi parasını aldıktan sonra müvekkiline 100.000,00 TL'yi verebileceğini teklif ettiğini, müvekkilinin İnançlı Devir Sözleşmesi'ni içeren antlaşmaya imza atarak Konya İli, Karatay İlçesi, ... Mah, ....Ada ve. Parselde bulunan E Blok, 4 No'lu bağımsız bölümün mülkiyetini devraldığını ve 100.000,00 TL alacağını garanti almaya çalıştığını, taşınmaz üzerine ....Ticaret Limited Şirketinin 1. dereceden ipotek tesis ettiğini, daha sonra bu şirketin ipotek hakkını ...'e devrettiğini, ...'in mülkiyeti müvekkiline ait olan ev için Konya . İcra Dairesi'nin .... E. Sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını ve ipoteğin paraya çevrilmesinin sağladığını, ...'in villanın satış ihalesine katıldığını ve villayı kendisinin aldığını, daha sonra ...'...
CEVAP Davalı-davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; 102 ada 11 parsel sayılı taşınmaz için masrafları müvekkilinin yaptığını, çiftçi desteği ile masrafları karşıladığını, aracı da müvekkilinin biriktirdiği para ile aldığını, 839 ada 6 parsel sayılı taşınmazın parasını müvekkilinin tarlalarda çalışarak elde ettiği para ile karşıladığını belirterek davanın reddini savunmuş; müvekkil evlendiğinde kendisine takılan 65 adet küçük altın 12 tane 24 gramlık bilezik, 2 tane 14 gr 1 tane 8 gr'lık bilezik olmak üzere yaklaşık 40.000,00 TL değerinde altınını 3-4 ay sonra bozdurarak tamamını eşine verdiğıni, eşinin ve babasının borçlarını kapatmak amacıyla müvekkilinin altınlarını aldığını, davacı-davalının 2009 yılında ... plakalı otobüsü satın aldığı, otobüs hattı işlettiği, ayrıca ... plakalı otobüsü de işlettiği, bu malların edinilmesinde tarlalarda çalışarak katkı sağladığını belirterek müvekkiline hediye mahiyetinde takılan altın ve takıların değeri olan 40.000,00 TL’nin dava...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kişisel eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; tarafların boşandıklarını, düğünde hediye edilen altın para, cep telefonu ile çeyiz eşyalarının davalı tarafta kaldığını, davacının evden kovulduğunu, eşyalarını alamadan evden ayrıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ziynet eşyaları ile çeyiz eşyalarının bedellerinin dava tarihinden tibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı; davacının evden eşyalarını aldığını, davacının müşterek eve çeyiz eşyası getirmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
talep edilen 3 adet yarım altının varlığı ve erkek tarafından alınıp harcandığı hususunun ispatlanmadığı, ispatlanmayan bu kısım yönünden kabul hükmünün kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) inci alt bendi gereğince tarafların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle çocuk yararına aylık 1.000,00 TL iştirak nafakasına, nafakaya kararın kesinleştiği tarihi takip eden yıllarda TÜİK’in yayınladığı yıllık ÜFE oranında artış uygulanmasına, kadın yararına 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata, 3 adet yarım altın yönünden kadının ziynet alacağı bedeli talebinin reddine; tarafların diğer itirazlarına konu istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi gereğince esastan reddine, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a ) bendi uyarınca ziynet alacağı yönünden kesin olarak...
B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği fazla çalışma ve genel tatil alacaklarına karşı, ayrıca davacının 2008 yılı öncesinde gerçekleşen ilk dönem çalışmasına ait tüm alacak taleplerine karşı zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının SGK kayıtlarında görülen süre ve ücret üzerinden iki dönem olarak çalıştığını, davacının müvekkilini 2.511,80 Kg has altın tutarında zarara uğratılmasındaki sorumluluğunun anlaşılması üzerine 2008 yılında işten çıkarıldığını ve yaklaşık 8 ay çalışmadığını, sonra tekrar işe alındığını dolayısıyla çalışmasının kesintisiz olmadığını, ilk dönem hizmetinin kıdem ve ihbar tazminatını doğurmayacak bir sebeple sona erdiğini, davacının işten çıkarılmadığını, iş yerini terk etmek sureti ile şirket ortaklarından ... ile birlikte kendi isteği ile ayrıldığını, davacının ayrılma sebebinin ortaklıktan ayrılan ...'le birlikte çalışma isteği olduğunu, ... tarafından kurulan ... Kuyumculuk San. Ve Tic....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı ... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair .... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinden verilen 14.01.2010 gün ve 266/12 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Oral vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen 232 ada 40 parselde kayıtlı arsa ve arsaya müteahhitle anlaşmak suretiyle yaptırılan binadan alınan 4 daire, 1 dükkan, 190 ada 11 parselde kayıtlı 4. katta bulunan daire ve 540 ada 5 parselde kayıtlı taşınmazlara vekil edeninin gerek çalışarak gerekse nitelik ve adetlerini bildirdiği altınlarını vermek suretiyle katkıda bulunduğunu açıklayarak, bu katkısının karşılığı olarak 67.500 TL'nin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir....
farklı olduğuna dikkat etmemesi, böylece altın alım satım işlemini kontrolsüz ve denetimsiz olarak gerçekleştirmesi neticesinde ortaya çıkan dava konusu zarardan en az davalı banka kadar kendisinin de önemli bir etkisinin olduğu ve somut olayda kusurunun bulunduğu görüşü" bildirilmiştir....


