WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin ve Yargıtay başvurma harçlarının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalıya, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacılara geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 25.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

ye satılan telefonun ayıplı olduğu iddiası ile Tüketici Hakem Heyetine başvurulması üzerine ödenen bedelin, taraflar arasında imza edilen bayilik sözleşmesi kapsamında davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususunda toplanmaktadır. Uyuşmazlığım taraflar arasında imza edilen bayilik sözleşmesinden kaynaklanığı anlaşıldığından görev tirazının reddine karar verilmiştir. Eldeki davada taraflar arasında bila tarihli bayilik sözleşmesinin imzalandığı hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı taraf sözleşmenin 18.maddesi kapsamında üretim ve imalattan kaynaklı ayıp nedeniyle tüketiciye ödediği bedelin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı taraf ise aynı sözleşmenin 6.maddesi nedeniyle davacının ayıplı mala ilişkin olarak tüketicilere ödeyeceği bedellerden sorumlu olmayacağını beyan ederek davanın reddini savunmuştur....

Tüm dosya kapsamına göre; davacı-----04.12.2016 tarihinde ----- İlçesi, ----- Yolu Caddesi ile ------ meydana getirdiği kavşakta yaptığı kazı çalışmasında----- boru hatlarına zarar verdiğine dair 04.12.2016 tarihli hasar tespit tutanağı düzenlendiği, davacı firma çalışanlarının tutanağı imzadan imtina ettikleri , davalı----- şirketi tarafından dava dışı-----ile aralarında düzenledikleri ticari paket sigorta poliçesi kapsamında 18.04.2017 tarihinde zararının dava dışı sigortalısı -------10.256,73 TL karşılığı 2.924,90 USD hasar tazminatının ödendiği, yapılan ödeme üzerine dava dışı -----tarafından davalı ------ Sigorta şirketinin ibra edilmesi nedeniyle davalı ------Sigorta şirketinin ödediği miktar yönünden sigortalısının hak ve alacaklarına TTK 1472 maddesine göre halef olduğu, Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre davalı ------Sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına yapılan ödemenin rayiç bedellere uygun olduğu,------ 28/04/2021 tarihli müzekkereye cevabına istinaden...

Mahkemece, davanın kabulü ile; davacı ile davalı firma arasında imzalanmış olan Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesinin feshine, davacının sözleşme peşinatı olarak davacının ödemiş olduğu 980,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının sözleşme kapsamında imzalayarak davalıya ödemiş olduğu toplam 56 adet 37.450,00 TL bedelli senetlerin iptaline, bu senetler ilgili davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; davacı taraf 06.01.2016 tarihli tavzih talebi 11.01.2016 tarihli ek kararla reddedilmiş, tavzih talebinin reddine dair ek karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, devre mülk sözleşmesinin iptali, ödediği bedelin iadesi ve bakiye senetlerin iptali talebine ilişkindir....

İcra Dairesinin 2014/12152 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibine konulan 5 adet senet dikkate alınarak bu takibin iptaline, karar verilmiş; hüküm davalı KUŞADASI OTEL İŞLETMELERİ TURİZM İNŞAAT TİCARET ANONİM ŞİRKETİ tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, 30.03.2013 tarihli devremülk satış sözleşmesinin iptali, ödediği bedelin iadesi ve takip konusu yapılan senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının davalı yüklenici aleyhine temlik (satış) sözleşmesi gereğince ödenen bedelin iadesi için ilamsız icra takibi yaptığı, takibin kesinleştiği, yapılan bu icra takibi dikkate alındığında, artık davacının seçimlik hakkını sözleşmenin feshi ile ödediği bedelin iadesi yönünde kullandığının kabulü gerektiği, bu aşamadan sonra davacının kullanmış olduğu seçimlik haktan dönerek bir diğer seçimlik hak olan tapu iptâl ve tescil talebinde bulunmasının mümkün olmaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....

Pazarlama Termal Turizm Tur. Tic. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiştir. 1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, devre mülk satış sözleşmesinin iptali, ödediği bedelin iadesi ve imzaladığı senetlerin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı ... yönünden bozulmuş ve mahkemece bozmaya uyulmuştur. Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakka usule ilişkin kazanılmış hak denir. (Prof Baki Kara Hukuk Mahkemeleri Usulü Cilt V sayfa 4737) Usuli kazanılmış hakka ilişkin yasal bir düzenleme mevcut değilse de gerek doktrinde gerekse Yargıtay kararlarında bu husus kabul edilmiştir. Usuli Kazanılmış haklardan biriside Yargıtay bozma ilamına uyulması ile oluşur. Yargıtay bozma ilamına uyulmakla artık bozma ilamında belirtilen şekilde işlem yapılması zorunluluk haline gelir....

(TBK m. 477 vd.) maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, alacaklının Borçlar Kanunu 101 (TBK m. 117) maddesi kapsamında yöntemine uygun ihtarla borçluyu temerrüde düşürmesi ya da borcun ifa edileceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi gerekir. Somut olayda, asıl alacakla ilgili davalı iş sahibi davadan önce usulen temerrüde düşürülmediği ve bu bedelin ödenmesi için kararlaştırılan kesin vade de bulunmadığından hükmedilen alacağa dava tarihinden önceki bir tarih olan kesinti tarihinden faiz yürütülmesi doğru olmamıştır. Kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de düşülen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur....

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının fuar katılım sözleşmesini tek taraflı olarak fesih hakkının bulunmaması ve davalı müvekkilinin fuarı gerçekleştirerek fuar katılım sözleşmesi gereği üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmiş olması nedeniyle davacının fuar katılım bedelinin iadesini talep etmesinin hukuki bir dayanağı olmadığını, buna göre davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında fuar katılım sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında ertelenmesine karar verilen fuara, katılım sağlanmaması nedeniyle davacının ödediği bedelin iadesini talep hakkı olup olmadığı, sözleşmenin feshinde haklı olup olmadığı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir. TBK'nun 136. Ve 137. Madde hükümleri şu şekilde düzenlenmiştir. E. İfa imkânsızlığı I....

Mahkemece, uyuşmazlığın satış sözleşmesi hükümlerine göre ve Tüketici Yasası kapsamında değerlendirilip davacının cayma hakkını kullandığı gerekçesiyle asıl dava ve birleşen dava sonuçlandırılmış ise de, taraflar arasında imzalanan 13.04.2014 tarihli sipariş sözleşmesinde bulunan ürünlerin özel imalât olduğu ve teslimin de 2014 yılı Ağustos ayında olduğu, keza bilirkişilerce de, eser özleşmesi kapsamında sipariş edilen bir imalât bulunduğu anlaşılmaktadır. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı Yasayla değişik 4077 sayılı Yasa'nın 4. maddesi satış hükümlerini düzenlemiş olup, eser sözleşmeleri bu Yasa kapsamında olmayıp, Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca değerlendirme yapılmalıdır. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470. maddesi uyarınca eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğuna göre iş sahibinin sözleşmeden cayması ancak “eser” sözleşmesi ilişkilerini düzenleyen maddeler uyarınca yapılabilir....

UYAP Entegrasyonu