Davacılar murisi ..., müdahiller murisi ... ile davalıların dedesi olan İhsan'nın kardeş oldukları, tarafların ortak kök murisinin ... olduğu dosyadaki beyan ve belgelerden anlaşılmaktadır. Ne var ki mahkemece, ortak kök muris ... verasete esas nüfus kaydı temin edilmemiş, davacı ve müdahillerin dayandıkları tapu kaydı tüm tedavülleri ile getirtilmemiş, dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği, davacıların ve müdahillerin dava konusu taşınmazda olduğunu ileri sürdükleri paylarının hangi sebepten kaynaklandığı yeterince belirlenmemiş, davacı taraf ile davalı taraf arasındaki miras ilişkisi, başkaca mirasçı bulunup bulunmadığı resmi kayıtlarla desteklenmemiştir....
adına kayıtlı olduğunu, ancak kayıt malikinin nerede olduğunun bilinmemesi ve mirasçılarının tespit edilememesi sebebiyle ... Defterdarının kayyım tayin edildiğini, 5737 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca taşınmazların vakfı adına tescili gerektiğini ileri sürerek kayıt malikinin gaipliğine ve tapu kaydının iptali ile vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmazlardaki vakıf şerhinin Hazine payında olduğunu, davanın hukuki yarar yokluğundan ve husumetten reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazın mahlulen vakfına rücu edeceği gerekçesiyle ... oğlu ... 'in gaipliğine ve taşınmazların ... Vakfı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 65 ada 29 parsel sayılı taşınmazın, 13.11.1950 tarihli kadastro tespiti ile 4/48 payının ... oğlu ... adına, 15/48 payının Hazine adına,29/48 payının ... kızı ... e ... ......
Yine, Mahkemece davacıların ... isminde bir teyzelerinin bulunup bulunmadığına ilişkin Nüfus Müdürlüğünden araştırma yapılmış, dosya arasında bulunan Fatih İlçe Nüfus Müdürlüğü’nün cevabi yazıları incelendiğinde; davacıların annesi ...’nin, ... İlçesi/ .... Mahallesi 4983 nolu haneye (Bu hanede adı geçenin soyadı bulunmamaktadır.) 15.06.1933 tarihinde tek başına “yeni kayıt” suretiyle kaydedildiği, bu hanede adı geçenin anne, baba ve kardeş kayıtlarının bulunmadığı; ... İlçesi/ ..... Mahallesi 73 nolu haneye ise ... ....’ın eşi ve çocukları ile birlikte kaydedildiği (İki hanede de adı geçenin anne, baba adı, doğum yeri ve tarihi aynıdır.) ancak Nüfus Müdürlüğünce 4983 nolu hanedeki ... ile 73 nolu hanedeki ...’ın aynı kişi olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, müzekkere cevaplarında ayrıca ... ile ilgili herhangi bir bilgi verilmediği anlaşılmıştır....
Bu durumda annenin gerçek anne olan ... olduğunun tespit edilmesi hâlinde, artık annenin iddiası esas alınmak suretiyle gerçek babanın Mehmet Bektaş olup olmadığının belirlenmesi gerekmekte olup, babalığın tespiti durumunda nüfus kaydının düzeltilmesi yoluna başvurulması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu ise nüfus kaydının düzeltilmesi davası ile mümkündür. Ayrıca, ... ve ..., davalılar ... ve ... (Külünk)’nun yanlış ve yanıltıcı beyan ve işlemlerle yasaya aykırı olarak kendi anneleri ... ile babaları ...’ün hanelerine kayıt ettirildiklerini de ileri sürmektedirler. Bu türden yanlış ve yanıltıcı beyan ve işlemle yasaya aykırı olarak yapılan kayıtların düzeltilmesinin nüfus kaydının düzeltilmesi davası olduğu ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu açıktır. Öte yandan, davalılar ... ve ......
Kimlik tespiti yapılan şahıs sıfatı ile kendisine okutturulup, doğruluğu anlaşıldıktan sonra imzasının alındığı ve beyanına göre tespitin yapıldığı işaretlenen, saat 18.00' de tanzim edilen kimlik tespit tutanağında özetle; ...'ın, 01.01.1985... doğumlu olduğu, baba adının..., ana adının ise Cazı olduğu, devamlı ikamet adresinin ve kullandığı telefon numarasının belirtilerek, bekar olduğu, kimlik numarası ve nüfus cüzdanı bilgilerinin ise bulunmadığı belirtilerek kimlik tespiti yapılmıştır....
Davalı olarak görünen 1017 sayılı..... görülen eldeki uyuşmazlıkta taraf sıfatı olmadığı gözetilerek hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 3- Dosya kapsamına göre, davacının Kurumca ilk tescilinin 12.09.2011 tarihi itibariyle sağlandığı, 1017 sayılı......... 11.09.1998 tarihli müstahsil makbuzunda .........” bilgilerinin yazılı olduğu, 1998 yılı Eylül ayına ait......çiftçi primleri tevkifat bildirim listesinde ise “..........” bilgilerinin yazılı olduğu, Kurumca arşivden yapılan araştırmada, ..........’in kimlik bilgilerine ulaşıldığı, aynı kooperatife ürün satanlardan .......soyisimli diğer çiftçilerin,....... nüfus kaydına göre kardeş olduklarının anlaşıldığı,........ adına yapılmış herhangi bir ürün satışına da rastlanmadığı, Kurumca tespit edilen....... isimli sigortalının 1479 sayılı Kanuna göre 22.03.1979 tarihinde tescilinin yapıldığı ve en son 30.04.1998 tarihinde terk sağlanmış...
şirketin sorumluluğu cihetine gidilmesi olduğu, perdenin çapraz aralanmasının sadece ana ve kardeş şirket için değil, aynı zamanda grup veya holding sistemi içinde yer alan kardeş şirketler arasında da söz konusu olduğu, davalı tarafından, davacı şirket ile dava dışı ......
nun hisselerinin toplamının sermayeye oranının %22 olduğunun tespiti istenmişse de; ... ve oğlu ...'na ait olan payların toplam sermayedeki oranının 387.163,87 TL (%14) olması gerektiği, hâlihazırda adlarına kayıtlı toplam miktarın 969.500,00 (%35) olduğu, davacılardan ... ve ...'...
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile davalı şirketin ---- toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti yahut iptali talebine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 21/02/2024 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanıbulunmadığındanuyuşmazlık noktaları tespit edilip tahkikat aşamasına geçilmiştir. Davacı vekili tarafından davacının vefat ettiği bilgisi verildiğinden nüfus kayıtları incelenmiş davacının 09/03/2024 tarihinde vefat ettiği görülmüştür. Dosyaya veraset ilamı da ibraz edilmiştir.Mirasçılar ----- vekili olarak dosyaya ------ tarafından vekaletname sunulmuş aynı zamanda ----- tarihli dilekçeyle davadan feragat edildiği bildirilmiş, vekaletnamelerde davadan feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır....
Kırma şirketinde çalıştığı, nüfus ve Ticaret Sicili kayıtlarının incelenmesinde, birleşen dava dosyasının davalısı ...şirketinin yetkilisi... ile asıl dava dosyasının davalısı ...'ın kardeş oldukları, İlk Derece Mahkemesince dinlenen davacı tanıklarının birleşen dava dosyasının davalısı ...şirketi ile asıl dava dosyasının davalıları ... ve ... Kırma şirketinin aynı işyerleri olduğunu beyan ettikleri, yine tanıklardan ...'ın meydana gelen iş kazasından kısa bir süre sonra... ile ...'ın gelerek olayı sordukları, kendisinin de kazayı anlatarak kopan zincirin parçalarını verdiğini ifade ettiği, bununla birlikte UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, davacının ... ve ... Kırma şirketine karşı açmış olduğu işçilik alacağı davasında, Ankara Batı 1....


