WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Bu nedenle davacılar lehine tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü, manevi tazminatın amacı dikkate alınarak takdiren davacı anne---- yönünden 70.000,00-TL, Davacı kardeş--- yönünden 20.000,00-TL, Davacı kardeş ----- yönünden 20.000,00-TL hükmedilen manevi tazminatın, manevi zarardan sorumlu olan davalılar araç sürücüsü ve işletenin mirasçılarından kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

Ayrıca, maddi zararın gerçeğe en uygun şekilde ve dolayısıyla hükme en yakın tarihteki verilerle tespiti gerekmektedir. Davacılardan …'nin (…) yoksun kaldığı zararın hesaplandığı 21/04/2016 tarihli bilirkişi raporunda, evlenme ihtimali, olay tarihindeki yaşı (24) esas alınmak suretiyle %30 kabul edilmiş ise de, esasen evlenme şansı oranının bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihteki yaşına göre tespiti, yukarıdaki ilkeye uygun düşecektir. Kaldı ki, davacı …'nin (…) Dairemizce UYAP bilgi sisteminden ulaşılan nüfus kayıt örneğinde yapılan incelemede 06/05/2019 tarihinde yeniden evlendiği görüldüğünden, davacının destekten yoksun kalma tazminatının bu tarihe kadar ve indirimsiz olarak hesaplanması gerektiği tabiidir....

Borçlu şirketin yanında aynı ana şirkete bağlı bir kardeş şirketin sorumluluğuna gidilebilmesi tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle mümkün olabilmektedir. Bu durum sadece ana ve kardeş şirket için değil, aynı zamanda grup veya holding sistemi içinde yer alan kardeş şirketler arasında da söz konusu olabilmektedir. Tüzel kişilik perdesinin aralanması genellikle kardeş şirketler arasında söz konusu olduğundan, ana şirket ile kardeş şirket ve ortaklar arasındaki karmaşık ilişkiler zinciri net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Bu noktada bu şirketlerin ekonomik anlamda bağımsız şirket vasfında olup olmadığının araştırılması büyük önem taşımaktadır. Çünkü kardeş şirketler arasında perdenin aralanması teorisine başvurabilmek için tek bir iktisadi işletmenin yürütüldüğü farklı faaliyetler için birbirinden bağımsız tüzel kişiliklerin kurulmuş olması gerekmektedir....

nin; 17.390,56 TL tutarında destekten yoksun kalma nedeniyle oluşan maddi zararının bulunduğunu, müteveffanın hayatta iken, davacı kardeş ...'ye fiili ve düzenli şekilde destek olduğunun ispat edilmediği, bir başka ifade ile, somut olayda destekten yoksun kalma tazminatının şartlarının oluşmadığını raporunda mütala etmiştir. Taraf itirazlarının değerlendirilmesi ve TRH 2010 tablosu ve Prograssif Rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapılması için ek rapor düzenlenmesi konusunda dosyanın aktüer bilirkişiye tevdine karar verilmiş, bilirkişi .... 07/06/2021 tarihli raporunda; ...'nin; 21.746,19 TL tutarında destekten yoksun kalma nedeniyle oluşan maddi zararının bulunduğunu raporunda mütala etmiştir Bilirkişi raporu karar vermeye yeterli görülmüş, rapora karşı itirazların reddine dair karar verilmiştir....

NUMARASI: 2023/799 Esas DAVA: Genel Kurul Kararlarının Batıl Olduğunun Tespiti- İptali Taraflar arasındaki Genel Kurul Kararlarının Batıl Olduğunun Tespiti- İptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....

nın da kızı olduğunu, 144 parsel sayılı taşınmaz yönünden, maliklerin kardeş olduklarını, maliklerden ...'nin iyi niyetli olmadığının mahkeme kararı ile sabit olduğunu, 160 parsel sayılı taşınmaz yönünden kötü niyeti sabit olan malikler tarafından mevcut maliklere satış ile devredildiğini, malik ...'ın da anılan Mahkeme Kararı ile kötü niyetli olduğunun kanıtlandığını, eldeki davanın reddedilmesiyle aynı konuda farklı iki karar verilmiş olduğunu, hukuki güvenlik ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, yanı sıra her davalı için ayrı ayır vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ketmi verese (yolsuz tescil) hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 705 inci, 1022/1 inci, 1023 üncü, 1024 üncü ve 1025/1-2 nci maddeleri. 3....

in kardeş oldukları anlaşılmakla; aynı konutta beraber yaşadıklarının tespiti halinde 5237 sayılı Kanun'un 167 nci maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkında ceza verilemeyeceği, aynı konutta beraber yaşamadıklarının tespiti halinde ise aynı Kanun'un 167 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği suçun şikayete tabi olduğu ve sanık hakkında hükmolunan cezadan indirim yapılması gerektiği, aynı zamanda hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ''etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile'' ibaresinin madde metninden çıkarılması sebebiyle soruşturma ve kovuşturulması şikayete bağlı olan 5237 sayılı Kanun'un 167 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının...

Mahkememizce dava konusu kaza nedeniyle davacının talep edebileceği tazminat miktarının tespiti ve talep olunan tazminatın sigorta poliçesi kapsamında kalıp kalmadığının tespiti yönünden dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Alınan 15/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda; somut olayda tüm dosya kapsamından müteveffanın kardeşine düzenli ve eylemli maddi anlamda bir katkısı bulunup bulunmadığı, müteveffanın yardım etmediği takdirde kardeşinin yoksuluğa düşeceği, kardeşin müteveffanın desteğine ihtiyaç halinde olduğu ispatlanamadığından, davacı kardeşin destekten yoksun kalma tazminatı isteminin uygun olmadığının düşünüldüğü, davacı annenin destekten yoksun kalma zararının 63.233,16 TL olacağının hesaplandığı bildirilmiştir....

Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracınzorunlu sigortaya tabi araçlardan olup olmadığının ve kaza tarihinde geçerli trafik poliçesi olup olmadığının Tramer merkezinden tespiti gerektiğini, kaza tespit tutanağında aracın 31.08.2017 tarihli ... no.lu poliçesi olduğunun yazılı olduğunu, poliçe varlığı halinde müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının iddialarını ispatla mükellef olduğunu, bir kısım davacılar adına dava öncesi müvekkili kuruma yapılan başvuru üzerine 145063 sayılı dosya açılarak davacılardan baba ve anne için 15.02.2018 tarihinde gerekli ödemenin yapıldığını, davacıların başka bir alacağının kalmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilinin sorumluluğunun kusur oranı ve kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davacıların murisinin müterafik kusurunun da gözetilmesi gerektiğini, kusur ve aktüer hesabın uzman bilirkişilerce ve ZMMS Genel Şartlarına göre tespiti gerektiğini, müvekkilinin dava öncesi temerrüdü bulunmadığını, faiz talebi...

Davalı ... hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin adresinin İstanbul olup, İstanbul Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, yetki yönünden davanın reddi gerektiğini, tazminata konu olayın gerçek bir trafik kazası neticesi meydana geldiğinin somut deliller ile sipat edilmesi gerektiğini, aracın cinsi hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde tespiti gerektiğini, aracın sorumluluk sigortası yaptırmasının zorunlu olmayan bir araç olduğunun tespiti halinde müvekkili kurum aleyhine hüküm kurulmaması gerektiğini, mütevvefanın kusur durumunun bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacıların iddia edilen kaza neticesinde herhangi bir ödeme alıp almadığı hususunun araştırılarak ilgili kurumlardan araştırması gerektiğini, davanın açılmasına sebep olmayan müvekkili kurumun herhangi bir kusuru ve temerrüdü söz konusu olmadığından dilekçede belirtilen faizin başlangıç tarihinin dahi kabul edilemeyeceğini, müvekkili...

UYAP Entegrasyonu