Somut olayda, davacı tarafından, sigortalının ... olduğu ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı tek taraflı kaza sonucunda, araçta bulunan ve davalı/sigortalı Beliman'ın eşi olan ... vefat etmiş olup, açılan hasar dosyası kapsamında alınan aktüer raporu doğrultusunda ve konuya ilişkin poliçe ve sair belgeler incelenmek sureti ile davalı/sigortalı ...'e (eşinin vefatı nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı olarak) 90.097,82 TL ödeme yapılmış ve ...'in aracın işleteni olduğu, yapılan ödemenin sehven yapıldığı ileri sürülerek, ödemenin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iadesi talep edilmiştir. Davacı ... ancak sigorta poliçesi çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olup, kendisi tarafından düzenlemiş olan poliçeye dayalı olarak ödeme yaparken basiretli bir tacir gibi davranarak gerekli incelemeyi yapması gerekirken bu şekilde davranmamış ve poliçe teminatında olmayan bir ödemeyi iradi olarak gerçekleştirmiştir....
Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, … İmar ve İnşaat Ticaret A.Ş.'nin ihale ettiği ve davacı şirketin yüklenicisi olduğu … Kentsel Dönüşüm Projesi Kapsamındaki inşaatların yapım işi nedeni ile düzenlenen 2 numaralı hakediş bedeli üzerinden alınan damga vergisi ve katma değer vergisi tevkifatı bedelinin kesinti tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir....
Dairemizin 03.10.2013 günlü bozma ilamı içeriğine göre; davalı kiracının alacağa yönelik temyiz itirazları reddedilmiş, tahliyeye yönelik temyiz itirazı kabul edilerek alacaklı vekili tarafından 30 günlük ödeme süresi dolmadan 08.06.2012 tarihinde icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulduğu, bu nedenle tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi bozma nedeni yapılmıştır. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili; borçlunun 27.05.2013 tarihinde taşınmazdan fiilen tahliye edildiğini, iş bu davanın konusuz kalması nedeni ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı borçlu vekili mahkemece verilen ilk karara binaen tahliyenin gerçekleştiğini, fakat icranın iadesi diye bir müessesenin söz konusu olduğunu,davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tahliye gerçekleştiğinden konusuz kalan tahliye hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir....
Mahkemece; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde hükme esas alınan bilirkişi raporu ile organizasyonun yapılamaması nedeni ile işletmenin herhangi bir harcaması, gider ve zararının bulunmadığı, davacının varsa uğradığı zararı somut olarak tanık beyanları ile de ispatlayamadığı, herhangi bir bilgi ve belge vs sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
< Uyuşmazlık; Davacı Kurumun inşa edeceği çarşı binası nedeni ile belediyeden istediği imar çapı için tahsil edilen ücretin iadesi isteği ile açılan davanın görev yönünden reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının Danıştay Başsavcısı tarafından kanun yararına bozulması isteğine ilişkindir. 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 1.maddesine göre, vergi mahkemeleri de, idare mahkemeleri gibi genel görevli birer bağımsız mahkemedirler. Bu nedenle, bozulması istenilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bu konu ile ilgili hüküm fıkrasında yasaya uyarlık gÖrülmemiştir....
Dava asıl davada fazla ödenen kira bedelinin ve depozitonun iadesi, karşı davada ödenmeyen kira bedeli, mahrum kalınan kira bedeli, mecurun boş kalması nedeni ile ödenen aidat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece daha önce verilen hüküm eksik araştırma sebebiyle bozulmuş bozma ilamına uyan mahkeme asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 7.655,60 TL alacağın davacı- karşı davalıdan alınarak davalı- karşı davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar- karşı davalılar vekilince temyiz edilmiştir....
Şu halde, işin esasına girilerek davacının suça konu paranın iadesi ile ilgili ceza mahkemesinde de talepte bulunduğu, ayrıca zararı nedeniyle banka aleyhine .. 2004/181 esas sayılı dosyası ile tazminat davası açtığı anlaşıldığından her iki davanın sonuçlarının araştırılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi yerine, mahkemece yazılı gerekçe ile zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı vekili, cevap dilekçesinde, düğünde takılan altınların düğün esnasında davacının annesine verildiğini ve kendisinin de düğünde sorun çıkmaması nedeni ile müdahale etmediğini, daha sonra davacı ile ortak karar aldıklarını ve ziynetleri bozdurarak bir kısmı ile borçlarını ödediklerini, diğer kısmının ise Ziraat Bankası Demetevler Şubesinde davacı adına yatırıldığını, davacı evi terkederken ziynetlerin davalıda kalmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur....
Hükmü, davalı temyiz etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 297. maddesinin 1. fıkrası gereğince; Hüküm "Türk Milleti Adına " verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a)Hükmü veren mahkeme ile hakim veya hakimlerin ve zabıt katibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiği, b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini, c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, d)Hükmün verildiği tarih ve hakim veya hakimlerin ve zabıt katibinin imzalarını, e)Gerekçeli kararın...
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, hukuka aykırı bir fiilin bulunması, bu fiil ile kişilik hakkının ihlal edilmesi, ihlal fiilinin kişilik değerlerinde objektif bir eksilmeye sebep olması ve zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Manevi tazminat ile, kişinin, kişilik değerlerinde meydana gelen zarar giderilmeye çalışılmaktadır. Yasalarımız, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişinin ve ailenin onur ve saygınlığına yönelik suçlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi, isme saldırı, nişan bozulması, evlenmenin feshi, babalığın benimsenmemesi, bedensel zarar ve öldürmedir. Kişilik hakları, hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse; TMK'nın 24. ve BK'nın 49.maddesi (TBK 58. mad.) uyarınca manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir....


