Bu nedenle, davacının temyiz isteminin kabulü ile vergi mahkemesi kararının iadesi gereken vergiye ilişkin faiz istemini reddeden hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına karşıyız....
KARAR Davacı, davalı bankadan kullandığı konut kredisi nedeni ile kendisinden dosya masrafı, yapılandırma ücreti ve değişik adlar altında kesinti yapıldığını ileri sürerek 3.400,00 TL haksız kesintinin iadesini istemiş, 09.02.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 5.535,88 TL'ye yükseltmiştir. Davalı, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, Davacının davasının kabulü ile, 3.400,00 TL'lik kısım yönünden dava tarihinden, 2.078,75 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, davalı banka tarafından kredi kullanımında davacıdan masraf adı altında kesilen haksız kesintinin iadesi istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun 294.maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur....
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 24/09/2020 tarih ve E:2016/43065, K:2020/3857 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının ve 100.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir....
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sözleşme nedeni ile görev yapmakta olduğu Gazi Üniversitesi Rektörlüğü'ne başvuruda bulunduğunu, Hacettepe Üniversitesi Teknopot alanında proje ortaklığı yapabilmek için izin talebinde bulunduğunu, gerekli izinlerin verildiğini, davacının sözleşmede belirlenen cihaz ve sarf malzemesinin temin etmediğini, güvenli alt yapının oluşturulmadığını, bu hususun davacıya bildirildiğini ödemelerin aksatıldığını, sözleşmenin feshedileceğinin bildirilmesi üzerine davacı tarafından ihtar gönderildiğinin davacının haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sözleşmenin feshi nedeni ile ödemenin iadesi istemine ilişkindir. Mahkememizin 13/11/2014 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 15....
Gerekçe: Somut olayda mahkemece bozma kararına uyularak davacının ... güvencesi tazminatı ile ihbar tazminatı talepleri hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte bozma kararı kapsamı içinde yer almayan kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve ücret alacakları bakımından bozma kararı kapsamı dışında kalıp, kesinleştiği gerekçesiyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Oysa Yargıtay tarafından hükmün bozulması kararı verilmesiyle önceki hüküm tamamen ortadan kalkmıştır. Her ne kadar bozma kararı kapsamı dışında kalmış olsa da yargılama giderlerinin doğru bir şekilde hesaplanması ve infaz aşamasında karışıklığı sebebiyet verilmemesi açısından diğer alacakların da yeniden hüküm altına alınması gerekmektedir. Kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6. Davacının yaptığı 466.20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, Kesin olarak 21/05/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Davacının yaptığı 257.20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, Kesin olarak 25/06/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Oysa teminatın iadesi konusunda dava bulunduğuna göre bu husus incelenip, reddi gerekiyorsa karar gerekçesinde nedeni gösterilmelidir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, teminat çekinin sözleşme hükmünce iade koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğini incelemek ve sonucuna uygun gerekçeli karar vermekten ibarettir. Bu husus üzerinde durulmadan ve gerekçesi de açıklanmadan istemin reddi 6100 Sayılı HMK'nın 297/c maddesine aykırı olmuş, bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 990,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 22.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. ....
Nedenleri belirtilmeden yasa metninde yazılı ibarelerin tekrarı ile yetinilerek teşdit uygulaması keyfiliğe yol açabilecek usul ve yasaya aykırı bir uygulama sonucunu doğurur. Açıklanan nedenlerle sözü edilen sanık yönünden mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiği düşündüğünden sayın çoğunluğun Düzeltilerek Onama kararına katılmıyorum....
Yine 12 nolu hakediş ile ilgili hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafça fazla ödeme iddiası ile mahsup edilen miktarın 44.158,20 TL olması nedeni ile bu miktarda alacağı da davacının istemekte haklı olduğundan bahisle alacak miktarına katılmış ise de söz konusu 12 nolu ara hakedişin ve eki belgelerin dosyada bulunmadığı ve bu hali ile bu hakedişten yapılan kesintinin miktarı denetlenemediğinden mahkemece 12 nolu ara hakediş raporu ve eki belgeler ibraz ettirilip bu hakedişten fazla ödeme nedeni ile davacıya ödenmeyip davalı iş sahibince mahsup edilen yasal kesintiler dışında kalan miktarın tespit edilip 9 nolu ek hakedişteki 60.796,58 TL’ye eklenerek bulunacak miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmaksızın karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur....


