Davalı ....n yönetimi ya da işletme faaliyetleri ilgisi olmadığını, sadece "....." ibaresi şirket ünvanında yer olmakta olup, bu ibare nedeniyle alışveriş merkezi ile ilişkilendirilmeye çalışıldığını, ..... alışveriş merkezindeki adresinde bulunan ofisinde gayrimenkul alanında yatırım işleri konusunda faaliyet gösterdiğini, olay nedeni ile sorumlu olmamakla birlikte yapılan tespitle belirlenen değerlerin gerçekleri yansıtmadığını, ayrıca manevi tazminat istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece; meydana gelen zarardan iş veren olarak.... tüm yönetiminden sorumlu olan ve tadilatın da yönetimin izin vermesiyle gerçekleştirildiği anlaşılan A..... karşılıklı rücu hakları saklı kalmak kaydı ile sorumlu bulunduğu; tavana düşen metal parçanın davacı için tehlike arzettiği ve bu nedenlerle davacının manen de zarar gördüğü gerekçeleri ile davalı ....) hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar..... ile .....Ltd....
Fesih nedeni ve davacının emekliliğe hak kazanmış olmasına göre söz konusu tazminatın 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesi için kararın bozulması gerekmiştir. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE, 3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6....
Hükmün bozulması için kanun yoluna başvurulduktan sonra taraflar dilekçe vererek istinaf mahkemesine yahut Yargıtay’a sulh olduklarını bildirmişlerse, sulh anlaşması daha önce her nerede yapılmış olursa olsun, mahkemeye verilen dilekçe ile mahkeme içi sulhe dönüşür. Somut olayda dosya Yargıtayda temyiz incelemesinde iken 21.02.2014 tarihinde taraflar arasında sulh sözleşmesi imzalandığı, 05/09/2016 tarihli dilekçe ile Dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır. Taraflarca imzalanan belge niteliği itibarıyla geçerli bir dava dışı sulh sözleşmesi olup tarafları ve mahkemeyi bağlayacağından sunulan dilekçenin değerlendirilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ...'ne iadesine 01.11.2016, tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda sözleşme hükümleri ve davacının muvafakatı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden kararın gerekçesi düzeltilerek onanması gerekirken yazılı gerekçe ile bozulması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne muhalifiz....
Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ve sözleşmenin feshi nedeni ile uğranılan kâr kaybı ve zararlarının tahsili ile teminat mektubunun iadesi istemi açılmış, davanın kısmen kabulüne ve 1.010.488,09 TL'nin davalıdan tahsiline, teminat mektubunun iadesi ile ilgili olarak harcı yatırılarak açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir...
Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6. Davacının yapmış olduğu 60,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, Kesin olarak 14/11/2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
MANEVİ TAZMİNATZİYNET EŞYALARININ İADESİ 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 6 ] 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 41 ] 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 42 ] 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 43 ] 818 S....
ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı tarafından verilen 08.12.2023 tarihli yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçede özetle; HUMK:375/h'maddesi gereğince: ”Lehine karar verilen (davalı) tarafın karara tesir eden, hileli bir davranışta bulunmuş olması nedeniyle; yargılamanın iadesi, HUMK:375/f'maddesi gereğince: bilirkişilerin hükme esas alınan husus hakkında ''kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması'' nedeni ile yargılamanın iadesine, mahkemece, yargılamanın iadesi davasının kabul edildikten sonra/--------davanın TMK:2-3, HUMK 29/1-2, TBK:49 maddelerine dayanarak iş bu hukuki nedenlerle (maddi ve manevi tazminat yönünden) ıslahına, HUMK: 375/h maddesine göre: ”Lehine karar verilen davalı tarafın karara tesir eden 02.10.2013 tarihli protokole aykırı hileli davranışta bulunmuş olması, MK:2-3.,HMK:29/1-2.maddelerde yazılı kötü niyetli eylemleri ile tarafını ve adaletş aldatması nedeniyle; TCK 157 diğer ilgili maddelere göre...
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet sözleşmesi kapsamında verilen teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....
Fesih nedeni ve davacının emekliliğe hak kazanmış olmasına göre söz konusu tazminatın işçinin 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesi için kararın bozulması gerekmiştir. 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1. Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE, 3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5....


