WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Somut olayda; taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıya evlilik nedeni ile hediye edilecek ziynetleri gösteren ve her iki davalının birlikte imzaladıkları mehir senedinde gösterilen ziynetlerin bedelinin davalı eski koca ve eski kayınpederden tahsili istemine ilişkindir. Bu talep kişisel malların iadesi kapsamındadır.Karı koca arasındaki kişisel malların iadesi Türk Medeni Kanunun 226. maddesinde düzenlenmiş olup, davanın bu madde hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Eldeki davada iki davalı bulunmakta olup, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, oğlu ile birlikte mehir senedini imzalayarak davacıya mehir senedinde yazılan ziynetleri teslim edeceğini taahhüt eden davalı Selettin yönünden de davacının söz konusu talebinin açık bir biçimde Aile Mahkemesinin görevine girdiği anlaşılmaktadır....

Bakanlığın sorumluluğu icra müdürünün kusurlu eylemi ile doğan zarar kadar olup davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Davacı bakanlık, İdare Mahkemesi kararının .... tarafından bozulması üzerine, davalıya 04/03/2004 tarihinde 5.686,00 TL, 25/03/2004 tarihinde ise faiz ve yargılama gideri olarak 3.085,00 TL ödendiğini belirterek toplam 8.771,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmektedir. Davalıya bu miktarların ödendiği sabit ise de, İdare Mahkemesi kararı uyarınca davacıya ödenmesi gereken miktar 2.199,00 TL'dir. Hal böyle iken, yerel mahkemece, davacının istemi doğrultusunda ödenen tüm miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, iptal davasına konu edilen asıl alacak 2.199,00 TL olmasına karşın davalıya 5.686,00 TL ödeme yapılmış olmasının nedeni ve bakiye kısmın geri alınma gerekçesi dosya kapsamından anlaşılamamıştır. Şu halde, bu durum taraflardan sorulup araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hangi gerekçe ile ödendiği tam olarak anlaşılamayan tüm miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir....

Mahkemece tefhim edilen kısa karar ile sonradan yazılan gerekçeli kararda, işe başlatmama tazminatının miktarı yönünden açık bir çelişki mevcut olduğundan kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Davacı vekilinin feragati ön inceleme aşamasından sonra gerçekleştiğine göre mahkemece dava değeri üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre belirlenecek nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde öngörülen 750 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

DAVA Yargılamanın iadesi talebinde bulunan idare vekili dava dilekçesinde; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 20061 ada 2 sayılı taşınmaza ilişkin davalılar tarafından müvekkili aleyhine açılan kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat davasında Antalya 4....

Dosyanın incelenmesinde; davacı kurumun, Aydın 1.İdare Mahkemesinin 2006/1967 esas, 2009/1795 karar sayılı kararına binaen, dava dışı ... mirasçılarına, hükmedilen tazminata ilişkin ödemede bulunduğu ve yapılan ödemenin iadesi için davalıya ihtarname gönderilmediği yani davalının temerrüde düşürülmediği anlaşılmaktadır. Şu halde mahkemece anılan husus dikkate alınmadan asıl alacak yanında faize de hükmedilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b-Davalı anestezi teknisyeninin çalışma koşulları, hastanenin olanaklarının yetersiz olması, kusur durumları ve dosya kapsamındaki diğer olgular da gözetilerek olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 43 ve 44. maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51. ve 51. maddeleri) uyarınca tazminat miktarından davalı yararına uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken bu hususun gözetilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir....

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, eczane devrine dair yazılı sözleşme kapsamında sözleşmenin geçerli olup olmadığı, ödenen bedelin cayma veya bağlanma akçesi olup olmadığı, davalı yanca alınan 250.000,00TL bedelin davacıya iadesi gerekip gerekmediği ve bu kapsamda başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava taraflarının bilanço esasına göre defter tuttuğu, tacir olmaları nedeniyle mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşme ile, ''Sözleşmede taraflardan birinin herhangi bir sebeple cayması durumunda 1.200.000TL sözleşme cayma bedeli ve ön ödemeli bedeli 250.000TL iadesi olmamak kaydıyla olarak toplam 1.450.000TL sözleşme cayma bedeli olarak ödeyecektir'' şeklinde hüküm düzenlendiği görülmüştür. Türk Borçlar Kanunu 29. maddesi "Bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin sözleşmeler geçerlidir....

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine göre, teminatın geri verilmesi şartlarının oluştuğu, davacının bu işte çalıştırdığı işçilerin işçilik alacakları nedeniyle üst iş veren sıfatı ile davalı şirkete karşı dava açmış olmasının teminatın iade edilmesine engel oluşturmadığı, davalı şirketin söz konusu işçilere işçilik alacakları nedeni ile ödemede bulunması halinde bunu taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve BK. hükümlerine göre rücu edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17....

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 990,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu