davacının nafakanın kaldırılması talebinin reddine karar verildiği, ancak davacının ekonomik durumu kötüleştiğinden davacıyı sözleşmeyle bağlı tutmanın da hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığından nafaka yükümlüsünün gelir durumu da gözetilerek davanın kısmen kabulü ile nafakanın kaldırılması talebinin reddine, Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/727 Esas ve 2010/956 Karar sayılı ilamı ile davalı yararına hükmedilen aylık 20.000 Amerikan Doları karşılığı Türk lirasının dava tarihinden itibaren 8.000 Amerikan Doları karşılığı Türk Lirasına indirilmesine karar verilmiştir....
Somut olaya bakıldığında; yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, makul oranda ve hakkaniyete uygun bir nafakaya karar verilmesi gerekirken, ilk nafakanın takdir edildiği tarihe, tarafların gerçekleşen ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına, müşterek çocuğun yaşı ve nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alındığında; artırılan iştirak nafakası miktarı fazla olup, TMK'nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine aykırı görülmüştür. Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından, borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte, borçlu tarafından mahkemeye başvurularak, nafaka borcunda ödenmeyen ayların 2013 yılı Ekim-2014 yılı Eylül aylarına ilişkin olduğunu, kalan borcunun 12 aylık nafaka borcu olarak 4.800 TL olduğu, icra emrinde talep edilen nafakanın hangi aylara ait olduğu, nafaka miktarı ve faizinin belirtilmediğini icra emrinin usulüne uygun düzenlenmediğini icra emrinin iptalini, muhtırada talep edilen 9.395,52 TL nafaka miktarının hatalı olduğunu, ödenen miktar mahsup edilerek yeniden hesaplanmasını, fazla miktarın iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, davanın reddine karar...
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2014 NUMARASI : 2013/807-2014/220 Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; tarafların, İzmir 4.Aile Mahkemesinin 2013/158 Esas 2013/296 Karar sayılı kararı ile boşandıklarını, davalı için ayda 500,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini; davalının, boşandıktan kısa bir süre sonra çalışmaya başladığını, yoksulluk içinde olmadığını, bu nedenlerle, İzmir 4.Aile Mahkemesinin 2013/158 E.-2013/296 K. ve 11/04/2013 tarihli kararı ile bağlanan nafakanın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Davacının 11.11.2005 tarihinde yoksulluk nafakasının kaldırılması ile ilgili Kadıköy 3.Aile Mahkemesine açılan açtıgı önceki davada davacının ekonomik sıkıntı içinde olduğu belirtilmesine rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm dairemizin onama ilamı ile kesinleşmiştir. Davalı kadının boşanma davası sırasında da öğretmenlik yaptığı, davacının bunu bilerek dava konusu nafakayı ödemeyi kabul ettiği anlaşılmakta ise de davalının babasından miras yolu ile mali durumunda değişiklik olması halinde iradın azaltılması gerekebilir. Bu durumda mahkemece, davacının gelir durumu, mal varlığı ve yaşam satandardı yeniden araştırılarak davacının ve davalının mal varlığında önceki davadan sonra artışın meydana gelip gelmediği belirlendikten sonra oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile ve TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine aykırı olacak şekilde nafakanın fazla indirilmesi doğru görülmemiştir....
Davacı vekili dilekçesinde müvekkili olan davacı ile davalının boşandıklarını, taraflar boşandıktan sonra davalı kadının işe girerek gelir elde etmeye başladığını beyan ederek, ödenen 175 TL yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesine talep ve dava etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. TMK'nun 176/3.maddesine göre; irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkeme kararıyla kaldırılması mümkündür. Yine, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Somut olayda tarafların boşandıkları, davalı kadının boşanmadan sonra asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği, davalı kocanın ise emekli olup, 700- 750 TL. civarında emekli maaşının olduğu, yeniden evlendiği ve eşine ait evde oturduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır....
Dava, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebine ilişkindir. TMK’nun 176/3.maddesi uyarınca; irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Davacı; yukarıdaki yasa hükmü gereğince; davalının yoksulluğunun zail olduğu iddiasıyla nafakanın kaldırılmasını istemektedir. Bu durumda, öncelikle yoksulluk kavramı üzerinde durmak gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 1998/2–656–688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir....
e aylık 200 TL. müşterek çocukları ...lehine de aylık 100 TL. tedbir nafakasına hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, nafakanın kaldırılması veya azaltılması istemiyle ... 3.Aile Mahkemesinde dava açtığını ... 3.Aile Mahkemesinin 01.11.2006 gün ve 2006/866 E.- 2006/1082 K. sayılı kararı ile davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, ancak davalı ... Sönmez'in 02.11.2006 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığını, ayda 513 TL. ücret aldığını belirterek tarafların değişen gelir durumuda nazara alınarak nafaka ödemesinden muaf tutulmasına karar verilmesini istemiştir.Davalı, günün ekonomik koşulları altında hükmedilen 300 TL nafakanın pek fazla bir anlamı olmadığını, davacının bir baba olarak çalışıp çoluğuna çocuğuna bakması, en azından beslenme ve barınmalarını sağlaması gerektiğini savunarak davanın reddedilmesini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Nafakanın Kaldırılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından tazminat talepleri hakkında hüküm kurulmaması ve birleşen nafakanın kaldırılması davasının reddi ile vekalet ücreti yönünden; davalı kadın tarafından ise boşanma davasının kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin tüm, davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı kadının 27.12.2013 tarihinde Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı bağımsız tedbir nafakası davası açtığı; işbu davada erkeğin halen başka bir kadınla sadakat yükümlülüğüne aykırı olacak...
Peker' e karşı açılan Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması Davasının kabulüne, denmiş ; ancak 2. fıkrada "Davalı ......


