"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Velayetin Kaldırılması-İştirak ve Yoksulluk Nafakalarının Kaldırılması-Fazla Ödenen Nafaka Miktarlarının İadesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından; fazla ödenen nafakaların iadesi taleplerinin reddi yönünden, davalı tarafından ise; yoksulluk nafakasının kaldırılması ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının yoksulluk nafakasının kaldırılması ve vekalet ücretine yönelik davacı erkeğin ise fazla ödenen yoksulluk nafakasının reddine yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı dava dilekçesinde, velayetin değiştirilmesi yanında çocuk için ödediği iştirak nafakasının geçmişe dönük olarak davalıdan tahsili...
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacı tarafından fazla ödenen nafakanın iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev Ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi uyarınca 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun kapsamındaki aile hukukundan (2. kitabı) doğan dava ve işler Aile Mahkemesinde görülür. Dava konusu uyuşmazlık, boşanma davası sırasında hükmolunan tedbir nafakasının fazla ödendiği iddiası ile istirdatı talebine ilişkindir....
Aile Mahkemesinde boşandıklarını ve davalıya aylık 200TL yoksulluk, çocuklardan İsmail Nevzat için aylık 200TL, Zeynep için aylık 150TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, davalının müvekkilinden boşandıktan sonra işe girdiğini ve uzun süre sigortasız olarak çalıştığını, sigortasız çalışmasındaki amacın müvekkilinin kendisine ödemeye devam ettiği nafakanın kesilmesini önlemek olduğunu, davalının sigortalı olarak ...Çelik Kapı isimli işyerinde çalıştığını, davalının, müvekkilinden daha fazla maaş aldığını, müvekkilinin yeniden evlendiğini ve bu evlilikten bir çocuğunun bulunduğunu, kirada oturduğunu ve asgari ücret aldığını, mevcut durumda yoksulluğa düştüğünü, hükmedilmiş olan yoksulluk nafakasının kaldırılmasını veya indirilmesini, çocukları için ödemiş olduğu nafakanın azaltılmasını talep etmiştir....
Davada, davalının yoksulluk nafakası kararından sonra sigortalı olarak çalışmaya başladığı, davacının ise yeniden evlendiği eşinin hamile olduğu ve 400 TL kira ödediği belirtilerek yoksulluk nafakasının kaldırılması ile geçmiş nafakaların iadesi talep edilmiştir. Mahkemece, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebi kabul edilmiş, diğer talep yönünden red karşı verilmiştir. Hükmü davalı vekili temyiz etmektedir. TMK 176/3 maddesine göre; “irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir....
Davada, yoksulluk nafakası kararından sonra davalının sigortalı olarak çalışmaya başladığı belirtilerek yoksulluk nafakasının kaldırılması ile geçmiş nafakaların iadesi talep edilmiştir. Mahkemece, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebi kabul edilmiş, diğer talebe yönelik harcı yatırılmış müddeabihi belirlenmiş bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulmuştur.TMK 176/3 maddesine göre; “irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır....
O halde, dava tarihindeki şartlara göre; davalının yoksulluğunun ortadan kalkmadığı kabul edilerek nafakaların kaldırılması taleplerinin reddi doğru ise de, davacının gelir durumundaki azalma ve ödenen toplam nafaka miktarı gözetilerek hakkaniyet ölçüsünde uygun bir miktar indirime karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın tamamen reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 25/04/2014 NUMARASI : 2013/766-2014/227 Taraflar arasında görülen nafakanın kaldırılması ve istirdat Davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davada, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ve geçmişte ödenen nafakaların istirdatına karar verilmesi talep ve dava olunmuştur....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, boşandıktan sonra davalının işe girerek gelir elde ettiği ve babasından taşınmazlar kaldığı nedenleri ile yoksulluğunun ortadan kalktığı ileri sürülerek en son ödenen 365,00 TL yoksulluk nafakasının kaldırılması istenilmiş; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.TMK'nun 176/3.maddesine göre; irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkeme kararıyla kaldırılması mümkündür.Yine, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.Somut olayda, tarafların 21.05.2003 tarihinde kesinleşen karar ile boşandıkları, davalı kadının boşanmadan sonra asgari ücretle çalıştığı ve gelir elde ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır....
O hâlde mahkemece, davalının babasından kalan taşınmaz üzerine yapılan inşaatın tamamlanıp da sözü edilen dokuz daire ve dört dükkanın davalıya teslim edilip edilmediği araştırılıp, teslim edilmişse davalının gelirinde öncekine nazaran iyileşme olduğu değerlendirilerek, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince nafakanın tümüyle kaldırılması yerine, uygun bir miktar indirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir. Yerel mahkemenin direnme kararı anılan nedenlerle değişik gerekçe ile bozulması uygun olduğundan, Sayın çoğunluğun direnme kararının onanması gerekçesine katılınmamıştır. KARŞI OY Dava, yoksulluk nafakasının kaldırılması davasıdır....
, evlendiği tesbit edildiğine göre boşanma kararından 2 yıl sonra davalı kocanın ödeme gücünü aşacak şekilde ve davacının ihtiyacını karşılamanın ötesinde, gerektiğinden fazla yoksulluk nafakası ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır.Bu durumda, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine ve günün ekonomik koşullarına göre, özellikle önceki nafaka tarihinden sonra ÜFE artış oranları dikkate alındığında, takdir edilen yoksulluk nafakası fazla olup, TMK'nun 4.maddesi kapsamında hakkaniyete uygun bulunmamıştır....


