WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

Hal böyle olunca, ilk kayıt maliki ölü ...oğlu ... mirasçılarının dosyadaki nüfus aile kayıt tablosuna göre, mirasçıları tespit edilerek ihbar suretiyle beyanlarının alınması, dava açmaları halinde her iki davanın birleştirilmesi, sahte işlemlerle ilgili Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesine açılan ceza davalarındaki ifadeler ile varsa verilen hükümler ve davalı tanığının beyanıyla beraber tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, dava konusu taşınmazı iktisap eden kayıt maliki davalı ...'in iyi niyetli olup olmadığının yukarıdaki ilkeler çerçevesinde TMK'nın 1023. maddesi kapsamında araştırılması ve varılacak sonuca bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturmayla yetinilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre de;TMK’nın 28/1. maddesinde; “Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.” düzenlemesi karşısında, ölü kişi adına tescil kararı verilmesi de hatalıdır....

Medeni haklardan yararlanma, yani hak ehliyeti tam ve sağ doğum koşuluyla ana rahmine düşme anında başlayıp, kişinin ölümüne kadar devam eder (TMK m.28). Bu nedenle HMK’da taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar davanın erteleneceği; bununla beraber hâkimin, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebileceği öngörülmüştür (HMK m.55; HUMK m.41). Ne var ki, Kanun’da ölü kişiye karşı dava açılması hâlinde nasıl davranılacağı gösterilmemiştir. Kural olarak ölü kişi adına ve ölü kişiye karşı dava açılması olanağı bulunmamaktadır. Aynı şekilde kural olarak ölü kişi aleyhine dava açılması durumunda davanın mirasçılara yöneltilmesine de olanak yoktur. Zira yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Esasen dava açarken davacıdan davalının bu ehliyet durumunu araştırması beklenir....

ile gayri resmi evliliğinden olmuş gibi 25.06.1988 doğumlu olarak nüfusa ikinci kez kaydettirildiğini, bu kişilerin aynı kişi olduklarını, nüfus kayıtlarında gerçeğe uygun olmayan ... ili...ilçesi ... köyü, cilt no:18, aile sıra no:06, birey sıra no:61'de kayıtlı nüfus kaydının 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunun (5490 sayılı Kanun) 40 ıncı ve ilgili maddeleri gereğince iptal edilerek silinmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... takdiri mahkemeye bıraktığını beyan etmiştir. 2. Davalı ... davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur. 3.Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III....

Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir: 1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak talep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı...

Tüketici Mahkemesi’nin 2016/469 E. 2017/122 Karar sayılı ilamına karşı ileri sürmüş olduğu temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, nüfus kayıtlarının incelenmesinde davacının 23.01.2016 tarihinde öldüğü ve mahkemece ölü ... vekilinin huzuruyla davaya devam edilip, ölü davacı aleyhine hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır (6100 sayılı HMK m.114,1/d ). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 50. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 8 ve 28. maddelerine göre, her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir ve taraf ehliyeti, çocuğun sağ olarak bütünüyle doğduğu anda başlar, ölümle sona erer. Bu nedenle, ölmüş kişinin taraf ehliyeti yoktur. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur (4721 sayılı TMK m.28/1)....

Somut olaya gelince; tapu kayıt maliklerinden ...’ın bedel tespiti tescil davasında mirasçısı olarak Hazine’nin gösterildiği ancak eldeki dosyada ... mirasçısı olarak çok sayıda kişinin yer aldığı anlaşıldığından Şerife’nin mirasçılık belgesinin dosyaya sunulması zorunludur. Aynı şekilde tapu kayıt maliklerinden ...’nın nüfus kayıtlarına göre mirasçısı olarak gözüken Nuriye’nin davada yer almadığı ancak Nuriye’nin sağ veya ölü olduğunun nüfus kayıtlarından anlaşılamadığı bu sebeple ...’nın da mirasçılık belgesinin ibrazı gerekir. Bununla birlikte tapu kayıt maliki ... mirasçısı olan ... ve ... mirasçısı olan ...’ın gerekçeli kararda yer almadığı anlaşılmıştır. Yargılama sırasında ölen davalıların mirasçılarının da yargılamada yer alması sağlanmalıdır. Belirtilen eksiklikler yerine getirilerek, usulüne uygun taraf teşkilinin sağlanması, sonrasında davanın esasına ilişkin inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir....

Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır. Tapu Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır....

Hal böyle olunca; davalı ...’ın nüfus kaydı getirtilerek ölüsağolduğunun tespiti ile ölmüş olması halinde, ölüm tarihi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri gözetilerek, mirasçıların davaya dahil edilerek davadan ve duruşma gününden usulüne uygun şekilde haberdar edilmeleri veya mirasçılar hakkında ayrı dava açılması olanağı sağlanarak eldeki davayla birleştirilmesi; diğer ilanen tebliğ yapılan davalılar bakımından ise, yukarıda değinilen ilkeler doğrultusunda adres araştırmaları yapılarak, adreslerinin bulunamaması halinde ilanen tebliğ yoluna gidilmesi gerektiğinin bilinmesi, taraf teşkili sağlandıktan sonra yanların gösterecekleri kanıtların toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlanmaksızın işin esası bakımından yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Öte yandan; davada iptal edilen idari işlemleri yapan ... Belediyesi ile ... Büyükşehir Belediyesi’ne husumet yöneltilmemiştir....

(TBK m.43/1, 513/1) Vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, sadece bu kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebilir. Somut olayda; davacı ...'e ait nüfus kaydından, anılan davacının yargılama sırasında 12.02.2019 tarihinde öldüğü, mirasçılarının yargılama aşamasında davaya dahil edilmeksizin, ölmeden evvel verilen vekaletnameye istinaden davacı vekili ile davaya devam edilip, işin esasına girilerek yazılı şekilde, ölü kişi hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesine göre tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartları olarak düzenlenmiştir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulmalıdır....

Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir: 1- Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen talep konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir. 2- Nüfus müdürlüğünden, talep konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarında bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak telep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir. 3- Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup...

UYAP Entegrasyonu