WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Taraflar arasındaki uyuşmazlık;asıl davada ,davalıya yapılan mükerrer ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsili;birleşen davada ise,mükerrer ödemeye neden olduğu iddia edilen harcama yetkililerinden söz konusu kamu zararının rücuen tahsili istemine ilişkindir. 1-Asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin asıl davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a)Mirasın reddi, Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup anılan Kanun'un 605. maddesinde, yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri belirtilmiştir. Mirasın reddi halinde, mirası reddedenler yönünden davaya devam edilemez. Bu halde mirası reddetmeyerek mirasçılığı devam edenlerin katılımı ile davaya devam edilir. Mirasçıların tamamının mirası reddetmeleri halinde Türk Medeni Kanunu' nun 612 ve devamı maddeleri uyarınca mirasın tasfiyesi yoluna gidilerek, bir tasfiye memuru atanır ve ilgili memurun davaya dahil edilmesi suretiyle davaya devam edilir....

Davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası niteliğinde açıldığı dikkate alındığında uygulanması gereken hükümlerin TBK hükümleri olduğu görülmüştür. Davacı ile davalı arasında ki hukuki ilişkinin Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğu, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı gerçek kişiye davanın yöneltildiği, alacağın para alacağı mahiyetinde olduğu, TTK Md. 3 hükmüne göre her ne kadar bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir şeklinde belirtilmekte ise de, taraflar arasında herhangi bir hukuki ilişkinin olmaması, davacının kendi adına kayıtlı aboneliği iptal etmemesinden kaynaklı olarak davalının aynı abonelik üzerinden kullandığı enerji bedelini talep ettiği dikkate alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır....

kaynaklandığını, sonuç olarak, kdv tevkifatının davacı tarafça yapılmamış olması nedeniyle ortada herhangi bir vergi kaybı söz konusu olmadığı gibi, bu işlem nedeniyle davalı şirket lehine gerçekleşen bir sebepsiz zenginleşmeden bahsetmenin de mümkün olmayacağını, bu olayda sebepsiz zenginleşen biri varsa o da davacının, yersiz ve hatalı olarak mükerrer vergi ödemesinde bulunduğu ... idaresi olduğunu, katma değer vergisi genel uygulama tebliğinin 2.1.3.4.3.1....

E sayılı dosyasında müvekkili aleyhine bonoya dayalı icra takibi başlatıldığını, davalı ...'ün icra dosyasındaki alacağını ...'dan temlik aldığını, icra dosyasında 23/06/2008 tarihinden 29/06/2012 tarihleri arasında dosyada hiçbir takip işlemi yapılmamış olması ve takip dayanağının bono olması sebebi ile müvekkili borçlu yönünden İİK 33.maddesi gereği icranın geri bırakılmasına karar verilmesi istemi için ...İcra Hukuk Mahkemesinin . E .......

Esas yönünden yapılan değerlendirmede ise TTK 732 uyarınca sebepsiz zenginleşme iddiası yönünden ispat yükünün sebepsiz zenginleşmediğini ispat eden davalıda olduğu, davalının sunmuş olduğu bir takım dekontlarda senede atıf bulunmadığı, davacının bu senede mahsuben yapılan ödeme bulunduğunu kabul etmediği, böylelikle davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği kabul edilmiştir. Bu nedenle asıl alacak yönünden itirazın iptali gerekmiştir. İşlemiş faiz yönünden ise Yargıtay Büyük Genel Kurulu' nun ... Esas ... karar sayılı içtihadı birleştirme kararı Mahkememizi bağlamakta olup, iş bu kararda senet vadesinin zamanaşımına uğramış kambiyo senedinde temerrüt tarihi olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir....

davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar davacı tarafça icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş ve alacağın likit olduğu belirtilmiş ise de sebepsiz zenginleşmeye dayalı işbu takip dayanağı alacak istemi yönünden takibin açıldığı tarih itibariyle henüz Tahkim Komisyonu kararı çıkmadığından ve dolayısıyla davalının sebepsiz zenginleştiği belli olmadığından talebin bu sebeple yargılamaya muhtaç olduğu kanaati ile davacı yanın icra inkar tazminat talebinin yerinde olmadığı, bunun yanında işlemiş faiz yönünden talep bakımından ise davacının kötü niyetinin olmadığı kanaatine varılarak açılı davanın kısmen kabulü ile; davalı tarafça İzmir ......

davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar davacı tarafça icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş ve alacağın likit olduğu belirtilmiş ise de sebepsiz zenginleşmeye dayalı işbu takip dayanağı alacak istemi yönünden takibin açıldığı tarih itibariyle henüz Tahkim Komisyonu kararı çıkmadığından ve dolayısıyla davalının sebepsiz zenginleştiği belli olmadığından talebin bu sebeple yargılamaya muhtaç olduğu kanaati ile davacı yanın icra inkar tazminat talebinin yerinde olmadığı, bunun yanında işlemiş faiz yönünden talep bakımından ise davacının kötü niyetinin olmadığı kanaatine varılarak açılı davanın kısmen kabulü ile; davalı tarafça İzmir ......

zenginleştiğini ve TTK 732. maddesi uyarınca, kendi zararlarına zenginleşilen kısım kadar müvekkilin borçlu kalacağını ileri sürmüş, sebepsiz zenginleşme nedeniyle müvekkil hakkında davaya konu icra takibinin yapıldığını beyan ettiğini, öncelikle; davacı tarafın her ne kadar usul hukuku kapsamında dava sebebini ıslah yoluyla değiştirme hakkı bulunsa da; somut durumda bu şekilde bir yol izlenmesi mümkün olmadığını, eğer bir taraf karşı tarafın sebepsiz zenginleştiğini iddia ediyorsa, öncelikle bunun tespitini yaptırıp iddiasını ispatlamak zorunda olduğunu, bu ispat ve tespitin ardından belirlenen sebepsiz zenginleşme miktarınca alacak ve tahsilat hakkı doğacağını, bu aşamalardan sonra icra takibine geçilebileceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/392 Esas KARAR NO: 2022/415 DAVA: Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 06/06/2022 KARAR TARİHİ: 20/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacı ile davalı şirket arasında, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle oluşan hasar onarım bedeli ve değer kaybı bedelinin tahsiline yönelik olarak ---- dosyası ile görülen dava sonunda davanın reddine, davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ----ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine karar verildiğini, anılan karar uyarınca--- tarihinde davalı---- numaralı hesabına ---- tutarındaki vekalet ücretinin ---- dosyaya ait ihtirazı kayıtlı vekalet ücreti ve yargılama gideri ödemesi'' açıklamasıyla ödendiğini, ---- tarihinde yapılan ödemeye rağmen davalının ---- tarihinde --- sayılı dosyası ile ilamlı...

Mustafa, Yeni Ticaret Kanunu Tasarısı ile de Karşılaştırmalı Olarak Kambiyo Senetlerinde Sebepsiz Zenginleşme; Yetkin Yayınları, Ankara-2008, s.:181-187]; dava konusu bononun zamanaşımına uğraması/kıymetli evrak niteliğini kaybetmesi nedeniyle davalılar ..., ... ... ... ve ...'...

UYAP Entegrasyonu