WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Davacı vekilinin sair karar düzeltme talepleri yerinde olmadığından reddine, Dava; davacı tarafından, dava dışı şirkete verilmek üzere havale ile yapılan ödemelerin, davalının uhdesinde nedensiz olarak kaldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine nedeniyle ispat yükü davacı tarafta iken, davalı taraf ikinci cevap dilekçesi ile havale ile yapılan ödemelerin dava dışı şirkete verilmek üzere gönderildiğini ve sonrasında bu ödemelerin mevcut borçtan mahsup edildiğini bildirdiğinden, ispat yükü davalı tarafa geçmiştir. Şu durumda, dairemiz bozma ilamındaki ispat yüküne ilişkin değerlendirmenin hataya müstenit olduğu anlaşılmaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemi davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü....

Buna göre, davacının talebi TMK'nun 120 .maddesinde düzenlenen "nişanın bozulmasına dayalı maddi tazminat" istemi kapsamında olmayıp, sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir. Nitekim dava, yalnızca davacının nişanlısı olan...e karşı değil, dava konusu taşınmazın tapu maliki olan ...nün mirasçılarına karşı açılmıştır ve bu durumda uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Hal böyle olunca, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ......

Dava; nafaka yükümlüsünün mükerrer nafaka ödemesinde bulunduğu iddiası ile sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayalı olarak, alacağın tahsili amacıyla nafaka alacaklısı aleyhine başlattığı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bend kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2) Somut uyuşmazlıkta; davacı nafaka borcunun mükerrer ödendiği iddiasında bulunmuş, davalı ise banka kanalıyla kendisine havale edilen tutarın nafaka karşılığı olmadığını savunmuştur. Ödeme belgelerinde hangi alacak için, yapıldığına dair açık atıf bulunması zorunludur. Oysa davacı tarafından yapılan havaleye ilişkin dosya kapsamındaki dekontta herhangi bir açıklama bulunmadığı görülmektedir....

Maddesine sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak davacılara iadesine yönelik dava açılmışsa da ...nun 2021.E. ... ve K-2021/... sayılı dosyasıyla dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak kusur ve hesaplamaya ilişkin raporun alındığı, delillerin tartışıldığı anlaşılmış olup davalı ... tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. Bu anlamda ...nun 2021.E. ......

Borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanılarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bu günün geçmesi ile haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüte düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyi niyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şarttır." Resmi şekilde düzenlenmeyen protokol taraflar arasında taşınmaz devri bakımından hüküm ifade etmeyecek ise de o zaman taraflar bu sözleşmeye dayalı olarak verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde geri isteme hakkına sahiptirler. TBK'nın 117. Maddesinde açıklandığı gibi sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olacaktır. Somut olayda da davalının davacı adına protokol gereğince ......

Davalı vekili, sebepsiz zenginleşme davalarında zamanaşımının bir yıl olması nedeniyle, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca davacının ödediği bedelin davacının borcu olduğunu, müvekkili kooperatifin 27.06.2006 tarihli genel kurulun iptali için açılan davanın kabul edildiğini, ancak hükmün Yargıtayca bozulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya içeriğine göre, davalı kooperatifçe davacı ve dava dışı bazı üyeler hakkında 10.000,00 TL ödeme yapmaları hususunda karar alındığı, alınan bu kararın eşitlik ve hakkaniyete aykırı olduğu, benzer nitelikteki davada da aynı sonuca ulaşıldığı, davacıdan haksız tahsil edilen bedelin iadesi gerektiği nedeniyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, davalı kooperatif üyesi iken ihraç edilen eski kooperatif üyesi olan davacının, kendisinden haksız tahsil edilen paranın istirdatına ilişkindir....

O hâlde, eldeki davanın sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda uyuşmazlığın çözümü açısından sebepsiz zenginleşenin kim olduğunun tespiti önem kazanmaktadır. Davacının icra dosyasına haciz tehdidi altında yatırmış olduğu parayla kim menfaat temin ediyorsa onun sebepsiz zenginleşme davasının muhatabı olacağı hususunda kuşku bulunmamaktadır. İİK’nın 12. maddesine göre icra dairesi takip edilen para alacağına mahsuben üçüncü şahıs tarafından ödenen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu bu miktar kadar borcundan kurtulur....

Anılan madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ile fakirleşme arasında uygun nedensellik (illiyet) bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekmektedir. Sebepsiz zenginleşme hâlinde zenginleşen ve fakirleşen arasında kanun gereği bir borç ilişkisi doğar ve bu borcun konusu malvarlığında meydana gelen fazlalığın geri verilmesidir. Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade borcunun kapsamı ve yapılmış olan giderlerden hangilerinin geri istenebileceği zenginleşen kimsenin iyiniyetli ya da kötüniyetli oluşuna göre farklılık göstermekte ise de geri alma hak ve borcunun doğumu için öncelikle malvarlıklarında birinin yararına diğerinin ise zararına olmak üzere karşılıklı zenginleşme ve fakirleşme olgusunun gerçekleşmesi aranır....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.09.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; alacak isteminin kabulüne dair verilen 14.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, devre mülk sözleşmesine dayalı hakkın tapuya tescili ikinci kademedeki istek ise satış bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece davacının tescil istemi reddedilmiş, bilirkişilerin rayiç devremülk bedeli olarak buldukları 20.000.00 YTL nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir....

UYAP Entegrasyonu