"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Alacaklı tarafından taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 8 nolu ödeme emri tebliği üzerine, borçlunun takibin mükerrer olduğunu, aynı alacağa ilişkin olarak alacaklının daha önce taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip yaptığını ve itirazları üzerine takibin durduğunu, alacaklının söz konusu ilamsız takip dosyasından icra takibine devam etmesi gerektiğini ileri sürerek takibin iptali talebi ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır....
Davacı, düzenlenen ödeme emrinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Danıştay Savcısı …'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi …'ın Düşüncesi : Vergi ve buna bağlı alacaklarda kanuni temsilcilerin 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 inci maddesine göre takibi mümkün bulunmadığından anılan maddeye dayanılarak düzenlenen ödeme emrinin iptali gerekirken, davanın reddine ilişkin mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir....
tarafından mükerrer şekilde ödeme emri düzenlenmesi işleminin usule ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmaktadır....
E. sayısına kayıtlı İtirazın iptali davası açtığını, aynı sebebe dayalı, aynı alacak için mükerrer icra takibi ve aynı delillere dayalı mükerrer İtirazın İptali davasının sözkonusu olup derdestlik itirazlarının olduğunu, yine aynı takibe ve borca itiraz ettiklerini, taraflarına tebliğ edilen ödeme emrinin yasal unsurlarından yoksun olduğunu ve iptali gerektiğini,ödeme emrinde birbirini teyit etmeyen alacakların yazılı olduğunu, ödeme emrinde ödeme emrinin iptalini gerektirir eksikliklerin olduğunu, görev itirazında bulunduklarını beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Davadaki uyuşmazlık; Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itiraz iptali ve icra inkar tazminatı hususlarında toplandığı görülmüştür. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; Davacı ...tarafından davalı ... aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E....
de (...) kanuni temsilci olarak görev yaptığından bahisle düzenlenen 18.534.475,91-TL tutarlı, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiğinden, amme alacağına dönüşen borcun takip ve tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ......
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, Sınırlı Sorumlu … Konut Yapı Kooperatifi'nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … nolu ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı adına, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesine istinaden düzenlenen ödeme emrinin 2011, 2012 ve 2014 dönemine ait asıl borçlu şirketin vergi borcundan kaynaklandığı, ancak davacının asıl borçlu S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi'ndeki hissesini İstanbul ... Noterliğinin … tarih ve … yevmiye numaralı işlemi ile devrettiği ve yönetim kurulu üyeliğinden de … ve … yevmiye numaralı işlemi ile istifa ettiği görüldüğünden, davacının 2012 ve 2014 yıllarına ait vergi borcundan sorumlu tutulamayacağı, 2011 yılına ilişkin olarak da asıl borçlu S.S. ......
borcunun asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen ...tarih ve ...ana takip nolu ödeme emrinin şirketin bilinen adresinde tebliğ edilememesi üzerine şirket müdürü ...'...
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının 27/02/2011-19/12/2011 tarihleri arasında şirketin ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu, asıl borçlu şirket adına düzenlenen vergi ve ceza ihbarnamelerinin 07/10/2013 tarihinde şirket yetkilisine tebliğ edildiği, Vergi Mahkemesi kararıyla; şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği 08/05/2014 tarihinde davacının şirketle ilgisi olmadığından usulsüz tebliğ nedeniyle şirket hakkında takibin kesinleşmediği ve asıl borçlu şirketin 28/10/2015 tarihinde ticaret sicilinden silindiğinden 5520 sayılı Kanun'un 17/9. maddesi uyarınca davacı adına tarhiyat yapılmadan ödeme emri düzenlenemeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmişse de, ödeme emri içeriği vergi borçlarının davacının sorumlu olduğu döneme ait olduğundan şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin de davacıya tebliğinin usule uygun olduğu, asıl borçlu şirket ticaret sicilinden silinmeden önce hakkında yapılan takip kesinleştiğinden davacı adına 6183 sayılı Kanunun mükerrer...
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının 27/02/2011-19/12/2011 tarihleri arasında şirketin ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu, asıl borçlu şirket adına düzenlenen vergi ve ceza ihbarnamelerinin 07/10/2013 tarihinde şirket yetkilisine tebliğ edildiği, Vergi Mahkemesi kararıyla; şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği 08/05/2014 tarihinde davacının şirketle ilgisi olmadığından usulsüz tebliğ nedeniyle şirket hakkında takibin kesinleşmediği ve asıl borçlu şirketin 28/10/2015 tarihinde ticaret sicilinden silindiğinden 5520 sayılı Kanun'un 17/9. maddesi uyarınca davacı adına tarhiyat yapılmadan ödeme emri düzenlenemeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmişse de, ödeme emri içeriği vergi borçlarının davacının sorumlu olduğu döneme ait olduğundan şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin de davacıya tebliğinin usule uygun olduğu, asıl borçlu şirket ticaret sicilinden silinmeden önce hakkında yapılan takip kesinleştiğinden davacı adına 6183 sayılı Kanunun mükerrer...
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının 27/02/2011-19/12/2011 tarihleri arasında şirketin ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu, asıl borçlu şirket adına düzenlenen vergi ve ceza ihbarnamelerinin 07/10/2013 tarihinde şirket yetkilisine tebliğ edildiği, Vergi Mahkemesi kararıyla; şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği 08/05/2014 tarihinde davacının şirketle ilgisi olmadığından usulsüz tebliğ nedeniyle şirket hakkında takibin kesinleşmediği ve asıl borçlu şirketin 28/10/2015 tarihinde ticaret sicilinden silindiğinden 5520 sayılı Kanun'un 17/9. maddesi uyarınca davacı adına tarhiyat yapılmadan ödeme emri düzenlenemeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmişse de, ödeme emri içeriği vergi borçlarının davacının sorumlu olduğu döneme ait olduğundan şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin de davacıya tebliğinin usule uygun olduğu, asıl borçlu şirket ticaret sicilinden silinmeden önce hakkında yapılan takip kesinleştiğinden davacı adına 6183 sayılı Kanunun mükerrer...


