Davalı tarafça hisse devrinin kabul edilmediğine ilişkin 14.11.2018 tarihli bildirimde bir gerekçe ileri sürülmemekle birlikte davalı şirket vekili cevap dilekçesinde şirket esas sözleşmesi hükümleri ve 6102 sayılı TTK'nun 493. maddesi uyarınca iştigal konusu dericilik olmayan davacı şirkete yapıldığı iddia edilen hisse devrinin Yönetim Kurulu tarafından reddedilebileceğini savunmuştur....
Davalı vekili, davacıların hisselerin bedellerini ödememeleri ve bu hususun hisse devri yaptıkları iddia edilen şirket ortakları tarafından ihtarname ile bildirilmesi nedeniyle ihtilaflı devir işleminin pay defterine kaydedilmediğini, davacıların hisse devrini müvekkili şirkete de bildirmediklerini, pay devrinin geçerli olması için ana sözleşme hükümlerine uygun işlem yapılması gerektiğini, aynı zamanda müvekkili şirketin fiili olarak iştigal konusunda faaliyet gösterdiğini, organlarının yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir....
İstemin Özeti : Davacı Şirket ile ......
e 29.06.2012 tarihinde devrettiği, daha sonra şirket ortaklarının 20.07.2012 tarihinde toplanarak, toplantı tutanağına devirle ilgili noter evrak ve numarası da açıkça yazılarak söz konusu pay devrinin pay defterine işlenmesi yönünde karar aldıkları, alınan kararda davacının da imzası olduğu, ayrıca toplantı tutanağındaki imzanın davacının eli ürünü olması nedeniyle vekalet görevinin kötüye kullandığı iddiasının ispatlanamadığı, söz konusu toplantı tutanağında hisse devir bedelinin açıkça yazılı olduğu gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir....
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, okuma yazmaya hakim olmayan ve %50 engelli bulunan davacıya iş yeri açacağını ve oğlunun orada çalışabileceğini belirterek, kendi şirketindeki sorumluluklardan kaçmak amacı ile hiçbir ücret almadan şirket hissesini devrettiğini, hisse devrine konu şirket ile davacının bir ilgisinin bulunmadığını, kendisine hisse devri yapıldığının farkında olmadığını, davalı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek, 05.04.2016 tarihli hisse devrinin iptaline ve davalının ... Medikal ... Ltd. Şti.'nde yeniden hissedar sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II....
Anılan düzenleme ve Yargıtay uygulamaları dikkate alındığında Limited Şirket hisse devrinin üç aşamalı olacağı, limited şirket hisse devrinin noterlikte yapılması, esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip ortakların dörtte üçünün devre muvafakat vermesi ve devrin şirket pay defterine geçirilmesi gerekmektedir. Limited şirket hissesini devir edenlerle devir alanlar arasında hisse devir sözleşmesine dayalı davalarda zamanaşımını düzenleyen devir tarihinde yürürlükte bulunan mülga BK'nun 126/4. Maddesinde;" Aşağıdaki alacak veya davalar hakkında beş senelik müruru zaman cari olur:(Ek bent: 29/06/1956 - 6763/41 md.)...
Uyuşmazlık, devir keyfiyetinin şirket pay defterine kayıt edilip edilmediği, bu hususun limited şirket hisse devrinin zorunlu unsurlarından bulunup bulunmadığına ilişkindir. Yerel Mahkemece, şirket pay defterine kayıt olgusunun, hisse devrinin zorunlu unsurlarından bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ... ve ... tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda, bu hususun hisse devrinin zorunlu unsurlarından olduğu, mahkemece araştırılması gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur....
SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin hisselerinin---- tarihinde devredildiğini,------- toplantısında muvafakat ettiğini, davacının hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile hisse devir işleminin ve pay defterine --- iptali istemi ile ----sayılı dosyası üzerinden dava açtığını, 6100 sayılı H.M.K.'...
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1010 esasına kayıtlı olarak açılan genel kurul kararlarının iptali davasında mahkemece davacıya davalı şirketin ortağı olduğunun tespiti bakımından dava açması için süre verildiği ve böylece işbu davanın açıldığı, davalı gerçek kişinin davalı şirketteki 76 hissesinin 25 adedini 19.03.2015 tarihinde ve 26 adedini 29.07.2016 tarihinde hisse devir sözleşmeleriyle davacıya devrettiği ve bu devir vakıasını İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’ndeki 08.03.2017 tarihli celsede ikrar ettiği, dava konusu nama yazılı hisse senetlerinin devrinin herhangi bir sınırlamaya tabi olmadığı, hisse devrinin davalı şirket pay defterine işlenmesinin davalı şirket tarafından yerine getirilmesi gereken bir iş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı şirkete %51 hissedar olduğunun tespitine, tescil ve ilan hususlarının davalı şirket tarafından yerine getirilmesine karar verilmiştir. Karara karşı, her iki davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur....
Mahkememizce -----yapılan tetkikte aynı tarihlerde davalı şirket hakkında başkaca ------ kararının iptaline ilişkin davaların bulunduğunun belirlenmesi üzerine, ---- sayılı dosyası celp edilerek tetkik edilmiş, yapılan incelemede davacıları ---- davalılarının ise ------olduğu, davanın şirket ortakları davacıların hissedarı olduğu -------- kanunda yer alan hükümlere uyulmaksızın noterde düzenlenmiş gibi gösterilerek -------- sunulan hisse devir sözleşmesi -------- ve sahte hisse devir sözleşmesi neticesinde yapılan davacıların hisse devrinin ve bu hisse devir işleminin -------yapılan tescil işleminin iptaline ve sahte imzalarla alınan -------- ve pay devir sözleşmesinin butlanına ve hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesi talepli ikame edildiği, dava dilekçesinde ayrıca ----------- ismli şahıs tarafından ---- tarihli sahte karar defteri ile sahte ------ kararı notere onaylatılmış olduğu, ------- isimli kişi tarafından sahte karar defteri ile sahte ------- yapılmış olduğu, bu ----...


