Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/686 esas sayılı dosyasındaki ortaklığın giderilmesi davası ile öğrendiklerini, ... ile eşi ... arasında olan satış işleminin muvazaalı olduğunu, satış bedelini gösterir herhangi bir banka dekontu da olmadığını, taşınmazın gerçek bedeli ile satış değeri arasında aşırı bir fark bulunduğunu, dava konusu taşınmazın satış bedelinin tapuda 6.000,00 TL olduğunu, söz konusu taşınmazın değerinin bunun çok üzerinde olduğunu, satış sözleşmesinin taraflarının amacının diğer paydaşları aldatmak olduğunu beyan etmiş, taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescilini talep ve dava etmiştir.Davalı; davacıların işbu davayı açmaya hakkı olmadığını, davacı sıfatı taşıyanlar açısından dava konusu edilmeye uygun bir hakkın bulunması gerektiğini, davacıların ...'...
Muris muvazaasında, miras bırakan ile sözleşmenin karşı tarafı, aralarında yaptıkları bağış sözleşmesini genellikle satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile gizlemektedirler. Başka bir anlatımla, miras bırakan ile karşı taraf malın gerçekten temliki hususunda anlaşmışlardır. Görünüşteki ve gizlenen sözleşmelerin her ikisinde de samimi olarak temlik istenmektedir. Ne var ki, görünüşteki satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesinin vasfı (niteliği) muvazaalı sözleşme ile değiştirilmekte, ayrıca gizli bir bağış sözleşmesi düzenlenmektedir. Görünüşteki sözleşmenin vasfı (niteliği) tamamen değiştirildiğinden, muris muvazaası aynı zamanda “tam muvazaa” özelliği de taşınmaktadır. 24. Muris muvazaasını öteki nispi muvazaalardan ayıran unsur ise mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla yapılmasıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak mirasbırakanları ...’ın maliki olduğu 134 ( yeni 224 ada 3 ), 979, 800 ve 672 parsel sayılı taşınmazlarını mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla kardeşi ...nin oğlu olan davalıların murisi ...’a 21/04/1967 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile, maliki olduğu 283, 365, 155, 38, 231, 133, 426, 7, 762 ve 1064 parsel sayılı taşınmazlarını da yine davalıların murisi ...’a satış suretiyle devrettiğini, ...’ın da zaman içerisinde 283, 365, 155, 38, 231, 133, 426, 7, 762 ve 1064 parsel sayılı taşınmazları 3. kişilere sattığını, davalıların murisi...’e yapılan temliklarin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek çekişme konusu 134 ( yeni 224 ada 3 ), 979, 800 ve 672 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, olmadığı takdirde anılan...
ın alacaklı olduğu ... dosyasının dayanağını oluşturan ....09.2008 tarihli noter satış sözleşmesinde satış bedelinin nakden ve peşinen ödendiği belirtildiği gibi, satıcı davalı ...'ın sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle ve ayrıca ....09.2008 tarihli önsatış sözleşmesinin her zaman düzenlenebilecek belgelerden olması yanında, bu sözleşmenin uyuşmazlık konusu araca ilişkin olduğunun anlaşılamaması sebebiyle sadece bu belgelere dayanılarak, hüküm kurulamayacağı açıktır....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/247 esas sayılı dosyasında taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulduğu, sözkonusu davada taşınmazın tapu kaydının muvazaa nedeniyle iptalinin davalıların kardeşleri tarafından talep edildiği, muvazaaya dayalı davanın davacılar lehine sonuçlanması halinde sözleşmeye konu taşınmazda davalıların kardeşlerinin de hak sahibi olacağı, bu nedenlerle taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan edimlerin ifasının imkansız hale geldiği, davacı şirketin sözleşmeye uyarınca inşaata devamının kendisinden beklenemeyeceği, davacının sözleşmenin feshini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında düzenlenen 11.01.2011 tarih 224 yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, 98.470,66 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/247 esas sayılı dosyasında taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulduğu, sözkonusu davada taşınmazın tapu kaydının muvazaa nedeniyle iptalinin davalıların kardeşleri tarafından talep edildiği, muvazaaya dayalı davanın davacılar lehine sonuçlanması halinde sözleşmeye konu taşınmazda davalıların kardeşlerinin de hak sahibi olacağı, bu nedenlerle taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan edimlerin ifasının imkansız hale geldiği, davacı şirketin sözleşmeye uyarınca inşaata devamının kendisinden beklenemeyeceği, davacının sözleşmenin feshini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında düzenlenen ....01.2011 tarih 224 yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, 98.470,66 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar Dairemiz'in 05.07.2012...
e satış suretiyle temlik ettiğini, taraflar arasındaki işlemin gerçekte satış değil bağış olduğunu, ara malik ...’in taşınmazı hiçbir zaman devralmadığını, taşınmazın en başından beri davalı ... tarafından kullanıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; muvazaa iddiaların doğru olmadığını, miras bırakanın ameliyat ve tedavi masraflarını karşılayabilmek için taşınmazını diğer davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiğini, daha sonra müvekkilinin yabancıların eline geçmemesi için taşınmazı ...’ten parasını ödeyerek devraldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleştirilen Davada; Davacı İstemi: 6....
c-Tarafların Beyanları ile İradeleri Arasında İsteyerek Meydana Getirdikleri Uyumsuzluğu Açıklayan Muvazaa Anlaşması: Muris muvazaasındaki muvazaa anlaşması, miras bırakan ile karşı taraf arasında görünüşte yapılan sözleşmenin niteliğini değiştiren sözleşmedir. Muvazaa sözleşmesi hiçbir şekil koşuluna bağlı değildir. Yazılı yapıldığı gibi çok kez de sözlü yapılabilmektedir. Uygulamada muvazaa anlaşmasının çok zaman gizli sözleşme ile bir arada, hatta onunla iç içe yapıldığı görülmektedir. Ancak gizli sözleşme ile birlikte yapılması muvazaa sözleşmesinin ayrı bir sözleşme olması niteliğini ortadan kaldırmaz. Gerek "taraf" gerekse "muris muvazaasında" muvazaa anlaşmasının varlığı muvazaanın oluşması için şarttır. Muvazaa anlaşmasını miras bırakan bizzat veya vekili aracılığı ile yapabilir. Miras bırakanın görünüşteki sözleşmeyi bizzat yapması, muvazaa anlaşmasını vekili aracılığı ile yapmasına engel teşkil etmez....
Anılan kararla kabul edilen ilke ve sonuç şudur; miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar görünürdeki satış akdinin muvazaalı, gizli bağış sözleşmesinin ise yasada öngörülen biçim koşulunu taşımadığını ileri sürerek dava açabilirler. ./.. Öte yandan, mirasçılık miras bırakanın ölüm tarihine göre belirlenir. Miras bırakanın terekesi, bütün mal varlığı, alacak ve borçları ile bir bütün olup, ölüm tarihindeki mirasçıları terekeye ortaktır. Miras bırakanın ölüm tarihinde mirasçılık sıfatını taşıyan herkesin aslında kendisinin de ortak olduğu terekeye dahil iken, muvazaalı olması nedeniyle geçersiz bir sözleşme ile şeklen bir başkasına devredilen taşınmazın tapusunun iptali için dava açmakta hem hukuki yararı hem de hakkı vardır....
Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, yüklenici ile yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi hükümlerinin yerine getirilmediği iddiasıyla tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde yapılan masraflar ile ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. ... Tüketici Mahkemesince, davalı ... ile davacı arasında sözleşme bulunmadığı, satış vaadi sözleşmesinin adi şekilde yapılması nedeniyle geçersiz olduğu, davanın muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davası niteliğinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... 4....


