WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/393- 395- 401-449- 453 esas sayılı dosyalarından doğan alacaklarının önüne geçmek için muvazaalı olarak yapıldığını ve geçersiz olduğunu belirterek, muvazaa nedeniyle ... İlçesi ... kasabasında bulunan 1495- 1557- 1559 parsel sayılı taşınmazların satış sözleşmesinin iptali ile yeniden ilk sahibi olan davalılardan ... adına tescili isteminde bulunmuştur.Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; dava konusu taşınmazların muvazaalı olarak davalılardan ...’e devredildiğine ilişkin delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın esastan reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından; dava konusu taşınmazların bilirkişi tarafından belirlenen devir tarihindeki değerleri ile satış bedelleri arasında fahiş fark bulunduğu, davacı kurum tarafından ......

in 1998 ada 143 parsel sayılı taşınmazını 30/01/1976 tarihinde eşi olan ...’e muvazaalı olarak devrettiğini, mirasbırakanı ...’in de taşınmazı muvazaalı olarak ölünceye kadar bakma akdi ile davalılara temlik ettiğini, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali amacıyla dava açıldığını, usul ekonomisi açısından her iki davanın birleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın satış işleminin ve sonrasında yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile taşınmazın miras payı oranında adına tesciline veya tenkisine, olmadığı takdirde bedelinin tahsili ile doğmuş ve doğacak zarar ve ziyanların tazminine karar verilmesini istemiş, aşamada taşınmazın dava dışı kişilere satılması üzerine, HMK'nın 125. maddesi uyarınca istemini bedele hasretmiş ve 340.000-TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ..., davanın zamanaşımına uğradığını, mirasbırakanları ... ve ...'in davacı ile davalı ...'...

in 1998 ada 143 parsel sayılı taşınmazını 30/01/1976 tarihinde eşi olan ...’e muvazaalı olarak devrettiğini, mirasbırakanı ...’in de taşınmazı muvazaalı olarak ölünceye kadar bakma akdi ile davalılara temlik ettiğini, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali amacıyla dava açıldığını, usul ekonomisi açısından her iki davanın birleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın satış işleminin ve sonrasında yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile taşınmazın miras payı oranında adına tesciline veya tenkisine, olmadığı takdirde bedelinin tahsili ile doğmuş ve doğacak zarar ve ziyanların tazminine karar verilmesini istemiş, aşamada taşınmazın dava dışı kişilere satılması üzerine, HMK'nın 125. maddesi uyarınca istemini bedele hasretmiş ve 340.000-TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ..., davanın zamanaşımına uğradığını, mirasbırakanları ... ve ...'in davacı ile davalı ...'...

Davacı vekili 04/06/2012 tarihli dilekçesinde; dava dilekçesinde belirtilen vakıaların hukuki niteliğinin sadece muvazaa olmadığını, aynı zamanda davanın dayandığı vakıaların hukuki nedeninin 7560 ada, 8 no’lu parselde kayıtlı arsa üzerine düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, yapılan işlemler neticesinde ... Kollektif Şirketi’nin 15 daire ve 4 dükkanın sahibi olmadığını, resmi senede dayalı satış vaadi sözleşmesinin mutlak butlan sebebiyle iptaliyle taşınmazların ... Şirketi adına tescili talebini de içerdiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesine aykırı davranılarak 09/12/2002 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle ... Şirketi’ne düşecek bağımsız bölümlerin ve bunlara isabet eden arsa hissesinin tamamının ... İnş. Ltd. Şti.’ne satışının muvazaalı olarak vaad olunduğunu, devrin muvazaa hukuksal nedeniyle batıl olduğunu, ......

Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili şirkete rehinli...plakalı araçla ilgili olarak davalı borçlu ... Oto. Gıda İnş.Em.Taş.San ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine Kadıköy 1. İcra Müdürlüğünün 2004/2095 sayılı dosyasıyla yaptıkları takip sırasında, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2004/6673 sayılı takip dosyasından dava konusu aracın icrada ihaleyle satılmış gibi sahte belge düzenlenerek 6/10/2004 tarihinde davalı ... adına tescil edildiğini, ... tarafından aynı aracın 9/11/2004 tarihinde davalı ...'e satıldığını araç üzerinde müvekkili lehine daimi mürtehin şerhi bulunduğunu belirterek muvazaa nedeniyle satışların iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı borçlu ve ..., savunma yapmamıştır....

Başka bir deyişle her satış, yeni bir onalım hakkı kullanılması yetkisini verir. Onalım hakkının kullanılabilmesi için gerçek bir satış sözleşmesinin bulunması gerekmektedir. Satış, niteliği olmayan temliklerde onalım hakkının kullanılması mümkün değildir. Ancak, davacı, tapudaki işlemin tarafı olmadığından, tapuda "bağış" şeklinde gösterilen işlemin muvazaalı olduğunu, gerçekte satış olduğunu ileri sürebilir. İşlemde muvazaa yapıldığını ileri süren davacı, bu iddiasını, tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir. Onalım davalarında işlemde muvazaa iddiası, genellikle bağış işleminin altında satış iradesi bulunduğu, nadiren de bağışın salt onalım hakkını engellemek amacıyla yapıldığı şeklinde ileri sürülmektedir. Somut olayda; taşınmazda ilk pay satışı davalılardan Mehmet'e 28.02.2005 tarihinde 13.000 TL bedel ile yapılmıştır. Yapılan bu satış ile davacının onalım hakkı doğmuştur....

Davalılar ..., ..., ..., 294 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki adlarına kayıtlı 1/12'şer payların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini kabul etmişlerdir. Bir kısım vaat borçluları mirasçıları olan davalılar, dava konusu taşınmazlardaki payların kendilerinden habersiz şekilde ve muvazaalı biçimde davalı ... Önder'e devredildiğini, muvazaalı yapılan satışın iptali gerektiğini savunmuşlardır. Davalı ... Önder vekili, müvekkilinin ayni hak sahibi olduğunu, davacının kişisel hakkından dolayı açılan davanın dinlenmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Asli müdahil ..., dava konusu satış vaadi sözleşmesinin bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, eski eşi olan davacıya inancı nedeniyle satış vaadi sözleşmesinin davacı lehine yapıldığını, müvekkili tarafından tayin edilen vekil tarafından vekaletnamenin kötüye kullanılarak dava konusu payların davalı .....'e satıldığını belirterek davalılar adına kayıtlı ve davalı ......

Gerek öğretide, gerek uygulamada muvazaa, mutlak ve nispi muvazaa şeklinde iki gruba ayrılmaktadır. “Muris muvazaası” olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibarıyla nispi muvazaa türüdür. Muris muvazaasında miras bırakan, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla gerçekte bağışladığı taşınmazını, görünüşteki sözleşmede satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstererek temlik etmektedir Bu noktada; görünürdeki ölünceye kadar bakım sözleşmesi tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli sözleşme de şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar resmi sözleşmenin muvazaa nedeniyle geçersizliğinin tespitini ve tapu kaydının iptalini isteyebilirler. Hemen belirtilmelidir ki; burada bakım borçlusuna yapılan temlikin gerçek yönünün, eş söyleyişle miras bırakanın irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması önemlidir....

Dava, muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, ileri sürülüşe muvazaalı satışa konu taşınmazda kat irtifakının 04/09/2015 tarihinde kurulmuş olduğu, davacı ile davalı ... arasında daire satış sözleşmesinin 16.12.2015 tarihinde imzalanmış olduğu anlaşılmakla davacının dava dışı arsa maliki adına yapılacak tescil işleminde hukuki yararı bulunmaktadır. Şu durumda mahkemece, işin esası incelenilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru olmadığından bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir....

a muvazaalı devredildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalılardan ... adına tapuya tesciline, 01.12.2004 tarihli gayrimenkul satış ve daire karşılığı inşaat sözleşmesinin tapuya şerh edilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalılardan ... ile asli müdahil...Bankası A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir. Davacı ile davalılardan ... arasında düzenlenen 01.12.2004 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden sonra, arsa sahibi davalılardan ... sözleşmeye konu taşınmazı vekili aracılığıyla davalılardan ...’a satmıştır. Davacı dava dilekçesinde davalılardan ...’ın vekili aracılığıyla yaptığı satış işleminin iptalini talep etmiş ise de, davacı 01.12.2004 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan haklarını talep edebilir....

UYAP Entegrasyonu