Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. Somut olayda; davacı vekili, bedelde muvaaza iddiasında bulunarak müvekkilinin önalım hakkı nedeniyle davaya konu payların iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiş, davalılar bedelde muvaaza iddiasını kabul etmeyerek davanın reddini savunmuşlardır. Davacı taraf satış sözleşmesinin tarafı olmadığı için bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille ispat edebilir. Bilirkişiler marifetiyle yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu, tek başına bedelde muvazaanın varlığını göstermez. Mahkemece, davacının bedelde muvaaza iddiası kabul edilerek tapudaki satış akdinde yazılı bedelden daha düşük bir miktarın depo edilmesine karar verilmiş ise de; davalı ... ile davalıya pay satan ...’nin bedelde muvaaza yaptıkları hususu geçerli delillerle kanıtlanamamıştır....
Dosyadaki tüm bu olgular ve deliller karşısında murisin diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla kocasından miras kalan 200 dönümü aşkın taşınmazdaki 50 dönümü aşan tüm hisselerini gerçek bir satış olmaksızın devrettiği açıkça anlaşıldığından muris muvazaası nedeniyle tapu iptali koşulları oluşmuş olup direnme uygun bulunarak diğer hususlar incelenmek üzere dosyanın özel daireye gönderilmesi gerektiği görüşünde olduğumuzdan gerçek bir satış bulunmadığı ve muris muvazaası bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle hükmün bozulması yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyoruz....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tasarrufun İptali, Katkı Payı Alacağı ve Katılma Alacağı ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tasarrufun iptali, katkı payı alacağı ve katılma alacağı davasında davalı ... yönünden açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, fazlaya yönelik talebin reddine dair ... 1. Aile Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazın satış işleminin muvazaalı olduğu iddiasıyla tasarrufun iptali ve mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalı ... yönünden açılan davanın husumet nedeni ile reddine, 34.202-TL katılma alacağının davalı ...'...
c-)Tarafların Beyanları ile İradeleri Arasında İsteyerek Meydana Getirdikleri Uyumsuzluğu Açıklayan Muvazaa Anlaşması: Muris muvazaasındaki muvazaa anlaşması, miras bırakan ile karşı taraf arasında görünüşte yapılan sözleşmenin niteliğini değiştiren sözleşmedir. Muvazaa sözleşmesi hiçbir şekil koşuluna bağlı değildir. Yazılı yapıldığı gibi çok kez de sözlü yapılabilmektedir. Uygulamada muvazaa anlaşmasının çok zaman gizli sözleşme ile bir arada, hatta onunla iç içe yapıldığı görülmektedir. Ancak gizli sözleşme ile birlikte yapılması muvazaa sözleşmesinin ayrı bir sözleşme olması niteliğini ortadan kaldırmaz. Gerek "taraf" gerekse "muris muvazaasında" muvazaa anlaşmasının varlığı muvazaanın oluşması için şarttır. Muvazaa anlaşmasını miras bırakan bizzat veya vekili aracılığı ile yapabilir. Miras bırakanın görünüşteki sözleşmeyi bizzat yapması, muvazaa anlaşmasını vekili aracılığı ile yapmasına engel teşkil etmez....
a devrettiğini belirterek muvazaalı satış nedeniyle ... adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kooperatifin dava konusu dairenin de içinde bulunduğu bir kısım daireleri, yapım karşılığı davalı yüklenici ...'ne bıraktığını, şirketinde dava konusu satışı yaptığını, müvekkilinin dava konusu uyuşmazlıkla ilgisi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, davanın bir yıllık süre içinde açılmadığını, davacı tarafından sunulan harici satış sözleşmesinin hukuken geçerli bir belge olmadığını, müvekkilinin davalı kooperatif ve şirketten üç taşınmaz aldığını, iki taşınmazın alacağa mahsuben bir taşınmazın da bedelle alındığını, davacı aleyhine meni müdahale ve ecri misil davası açtıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı şirket savunma yapmamıştır....
Ancak, mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından; gizli bağış sözleşmesi ise Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanununun 26.maddelerinde öngörülen şekil şartlarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak tapuda düzenlenen resmi satış sözleşmesinin muvazaa iddiası ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini istemeleri mümkündür....
Dosya kapsamına göre davalılardan dava konusu ve tapuda arsa olarak ----- yapılmayan ----olarak tanımlanan yerin davalılar----- edinme sebebi trampa suretiyle -----edinme sebebi satış birleştirme suretiyle ------ adlarına satın alındığı, işbu tapu iptali ve tescil davasının yukarıda bahsi geçen ----- düzenlendiği ------ aldıkları tarih itibariyle taşınmaz üzerinden herhangi bir şerh, kısıtlayıcı ipotek ya da bir dava bulunmadığı, satış işleminin tapuya -----gereğince bu haliyle satışa bir engel gözükmediği, bu davalıların satın aldığı payın taşınmazın ---- oluşturduğu, diğer davalı-----maliki olması nedeniyle davalılar --------ortaklığın giderilmesi davası açtıkları, fakat başka bu dava ile ilgisi olmayan bir alacak nedeniyle davalı ----- sayılı dosyasında satışa çıkarılması sonucunda bu davalılarca ihale yoluyla satın alındığı ve ortaklığın giderilmesi davasının konusuz kaldığı, o tarihten sonra davalılar----- satın alınan taşınmazın tadilatı nedeniyle yapmış oldukları masraflara ilişkin...
Muris muvazaasında, miras bırakan ile sözleşmenin karşı tarafı, aralarında yaptıkları bağış sözleşmesini genellikle satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile gizlemektedirler. Başka bir anlatımla, miras bırakan ile karşı taraf malın gerçekten temliki hususunda anlaşmışlardır. Görünüşteki ve gizlenen sözleşmelerin her ikisinde de samimi olarak temlik istenmektedir. Ne var ki, görünüşteki satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesinin vasfı (niteliği) muvazaalı sözleşme ile değiştirilmekte, ayrıca gizli bir bağış sözleşmesi düzenlenmektedir. Görünüşteki sözleşmenin vasfı (niteliği) tamamen değiştirildiğinden, muris muvazaası aynı zamanda “tam muvazaa” özelliği de taşınmaktadır. 24. Muris muvazaasını öteki nispi muvazaalardan ayıran unsur ise mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla yapılmasıdır....
a görünürde satış suretiyle değerinin çok altında bir bedel göstererek devrettiklerini. taşınmazın bulunduğu mahalde dava dışı Ö..r'ın dört adet dükkanının bulunduğunu ve davalı ... ile yakın arkadaşlığının yanında ticari ilişkisinin de olduğunu, daha önce açılan tasarrufun iptali davasının murisin ölümünden önce açıldığı gerekçesiyle reddedildiğini, temliklerin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek tasarruf işlemlerinin iptalini, olmadığı takdirde miras payına karşılık gelen tazminatın devir tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınmasını istemiştir....
e 24.02.1997 tarihinde 500.000.000,00TL bedel karşılığında satış göstererek devrettiğini, gerçekte ise payını bağışlamak suretiyle muvazaalı işlem yaptığını, tapuda gösterilen satış bedelinin rayiç değerin çok altında olması ve kök muris ile davalının baba-oğul olmasının yapılan devrin muvazaalı olduğunu gösterdiğini ileri sürerek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile terekeye iadesine, bunun mümkün olmaması hâlinde ise davacıların miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Cevabı: 5....


