WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Davacı ... ...Esasına kayden açtığı davada sunduğu dava dilekçesinde özetle; dava konusu A... parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen binalar...Müdürlüğünün 13/11/2003 tarih ve... yevmiye nolu satış işlemlerinin şirket ana sözleşmesinin 12.maddesi ile TTK 221, 223 ve 233 maddeleri çerçevesinde mutlak butlanla batıl olması nedeniyle iptali ile eski malik Tusso İnşaat Kollektif şirketi adına tesciline, BK 19. m.greeğince muvazaa nedeniyle taşınmazların devredildiği son maliklerine tapu kaydına güvenerek taşınmazları devralmış olmaları nedeniyle dava tarihi itibariyle taşınmazların bedellerinin tespitini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar tarafından, davalılar aleyhine 08.12.2010 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir....

Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. Somut olaya gelince; her ne kadar mahkemece davalının bedelde muvazaa iddiası kabul edilerek keşfen belirlenen hisse değeri üzerinden davacının önalım hakkını kullanmasına karar verilmiş ise de; dava konusu payın satış bedeli resmi senette 1.000,00TL olup davalı satış sözleşmesinin tarafı olduğundan 3. kişi durumundaki davacıya karşı kendi muvazaasına dayanamaz. Bu durumda mahkemece, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 734/2. maddesi uyarınca tapuda gösterilen satış bedeli ve davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibaret olan önalım bedelini depo etmek üzere davacıya süre verilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken hissenin keşfen belirlenen değeri olan 75.021,58TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir....

a ödendiği, davaya konu bağımsız bölümlerin satış vaadinin kredi sözleşmelerinin kat ihtar tarihi olan 30/04/2001 tarihinden önce 27.04.2001 tarihinde gerçekleştiği, satış vaadinin yapıldığı tarihte davalı ...'ın borçlarının banka tarafından kat edilmediğinden davalı ...'ın borçlarını ödeyip ödemeyeceğinin belli olmadığı bir dönemde davalı ... ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin yapılması nedeniyle davalı ...'ın borçlu ...'...

A.Ş. tarafından satın alındığı belirtilerek muvazaa olduğu iddiasına dayanmış ise de davalının daha önce hisseleri satın almaya çalışmasının ya da kurulduktan 15 gün sonra düşük sermaye ile rehinli hisseleri satın almasının ... yönünden kuruluştan itibaren sermayesi ile bağlı olmaksızın satın alma işlemi yapabileceği ve davalı ... nin daha önce ... nun hisselerini satın almaya çalışmasının muvaza göstergesi olmadığı sabit olup davacının bu iddialarına itibar edilmemiştir. Davacının davalı ...'nin alacağı tahsil etmek için rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmadan ...'e satış yaptığına ilişkin iddiası ise yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davalının özel yoldan satış yapma yetkisi temlik aldığı alacak nedeniyle geçerli olup geçerli yönden yapmış olduğu satış işlemi nedeniyle herhangi bir usulsüzlük bulunmadığından davacının bu yöndeki iddiasına da itibar edilmemiştir. Davacı ... icra mahkemesinde alınan kıymet takdiri ile ...'...

Muris muvazaasında, miras bırakan ile sözleşmenin karşı tarafı, aralarında yaptıkları bağış sözleşmesini genellikle satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile gizlemektedirler. Başka bir anlatımla, miras bırakan ile karşı taraf malın gerçekten temliki hususunda anlaşmışlardır. Görünüşteki ve gizlenen sözleşmelerin her ikisinde de samimi olarak temlik istenmektedir. Ne var ki, görünüşteki satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesinin vasfı (niteliği) muvazaalı sözleşme ile değiştirilmekte, ayrıca gizli bir bağış sözleşmesi düzenlenmektedir. Görünüşteki sözleşmenin vasfı (niteliği) tamamen değiştirildiğinden, muris muvazaası aynı zamanda “tam muvazaa” özelliği de taşınmaktadır. 24. Muris muvazaasını öteki nispi muvazaalardan ayıran unsur ise mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla yapılmasıdır....

c-Tarafların Beyanları ile İradeleri Arasında İsteyerek Meydana Getirdikleri Uyumsuzluğu Açıklayan Muvazaa Anlaşması: Muris muvazaasındaki muvazaa anlaşması, miras bırakan ile karşı taraf arasında görünüşte yapılan sözleşmenin niteliğini değiştiren sözleşmedir. Muvazaa sözleşmesi hiçbir şekil koşuluna bağlı değildir. Yazılı yapıldığı gibi çok kez de sözlü yapılabilmektedir. Uygulamada muvazaa anlaşmasının çok zaman gizli sözleşme ile bir arada, hatta onunla iç içe yapıldığı görülmektedir. Ancak gizli sözleşme ile birlikte yapılması muvazaa sözleşmesinin ayrı bir sözleşme olması niteliğini ortadan kaldırmaz. Gerek "taraf" gerekse "muris muvazaasında" muvazaa anlaşmasının varlığı muvazaanın oluşması için şarttır. Muvazaa anlaşmasını miras bırakan bizzat veya vekili aracılığı ile yapabilir. Miras bırakanın görünüşteki sözleşmeyi bizzat yapması, muvazaa anlaşmasını vekili aracılığı ile yapmasına engel teşkil etmez....

c-Tarafların Beyanları ile İradeleri Arasında İsteyerek Meydana Getirdikleri Uyumsuzluğu Açıklayan Muvazaa Anlaşması: Muris muvazaasındaki muvazaa anlaşması, miras bırakan ile karşı taraf arasında görünüşte yapılan sözleşmenin niteliğini değiştiren sözleşmedir. Muvazaa sözleşmesi hiçbir şekil koşuluna bağlı değildir. Yazılı yapıldığı gibi çok kez de sözlü yapılabilmektedir. Uygulamada muvazaa anlaşmasının çok zaman gizli sözleşme ile bir arada, hatta onunla iç içe yapıldığı görülmektedir. Ancak gizli sözleşme ile birlikte yapılması muvazaa sözleşmesinin ayrı bir sözleşme olması niteliğini ortadan kaldırmaz. Gerek "taraf" gerekse "muris muvazaasında" muvazaa anlaşmasının varlığı muvazaanın oluşması için şarttır. Muvazaa anlaşmasını miras bırakan bizzat veya vekili aracılığı ile yapabilir. Miras bırakanın görünüşteki sözleşmeyi bizzat yapması, muvazaa anlaşmasını vekili aracılığı ile yapmasına engel teşkil etmez....

feragat nedeniyle diğer davacılar yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir....

Muris muvazaasında, miras bırakan ile sözleşmenin karşı tarafı, aralarında yaptıkları bağış sözleşmesini genellikle satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile gizlemektedirler. Başka bir anlatımla, miras bırakan ile karşı taraf malın gerçekten temliki hususunda anlaşmışlardır. Görünüşteki ve gizlenen sözleşmelerin her ikisinde de samimi olarak temlik istenmektedir. Ne var ki, görünüşteki satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesinin vasfı (niteliği) muvazaalı sözleşme ile değiştirilmekte, ayrıca gizli bir bağış sözleşmesi düzenlenmektedir. Görünüşteki sözleşmenin vasfı (niteliği) tamamen değiştirildiğinden, muris muvazaası aynı zamanda “tam muvazaa” özelliği de taşınmaktadır. 22. Muris muvazaasını öteki nispi muvazaalardan ayıran unsur ise mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla yapılmasıdır....

UYAP Entegrasyonu