WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

, satış işleminin muvazaalı olduğunu, müvekkilinin emin sıfatıyla zilyet olup aracın elinden rıza dışı çıktığını, davalı ...’in haksız zilyet olduğunu davalı ... iyiniyetli olsa bile iyiniyetinin korunamıyacağını belirterek muvazaa ve hukuka aykırılık nedeniyle davalılar arasındaki 3.8.2015 tarihli araç satış sözleşmesinin iptali ile müvekkili adına tesciline bu talebin kabul edilmemesi halinde dava konusu aracın bedelinin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....

ya satış suretiyle devir edildiğini ileri sürerek, davalılar arasında aktedilen satış işleminin muvazaalı olarak yapıldığının tespitine ve davacının işçilik alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... Şti. ve ... vekili; davacının alacağı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili; davacı ile davalının aralarında herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığını, davacının alacağından sorumlu olmadığını, satışın gerçek olduğunu muvazaa bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın muvazaanın tespiti davası olduğu, davacının tespit davası değil muvazaa nedeniyle tasarrufun iptali davası açılması gerektiği, bu nedenle davacının bu davayı açmakta hukuki yararının ve korunmaya değer bir yararının bulunmadığı, taşınmaz satışının davacının iş akdinin feshinden önce gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir....

“Muris muvazaası”, dayanağını 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı İçtihadı Birleştirme Kararından alır. 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılıİçtihadı Birleştirme Kararı'nda da değinildiği gibi, bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olması hâlinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların, görünürdeki satış sözleşmesinin TBK’nın 19. maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabilecekleri kabul edilmektedir. Korkutma (ikrah) ise 6098 sayılı TBK’nın 37. (BK’nun 29.) maddesinde düzenlenmiştir....

Dava konusu payın satışına ilişkin hukuki işlemin tarafı olan davalı üçüncü kişi durumundaki davacıya karşı bedelde muvazaa iddiasında bulunamaz ise de davacı önalım hakkına engel olmak amacıyla resmi satış senedinde satış bedelinin yüksek gösterildiğini ileri sürebilir ve bu iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir. Somut uyuşmazlıkta, davalıya çekişme konusu hisselerin mülkiyetinin naklini sağlayan resmi senet içeriğinden payların toplam 295.246,50 TL bedelle satışının yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlaması mümkündür. Ancak davacı, önalım hakkına engel olmak için bedelin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini iddia etmiş ve sadece keşif deliline dayanmıştır. Hükme esas alınan 08.05.2014 günlü bilirkişi kurulu raporunda dava konusu payın 275.807,00 TL olarak tespit edildiği anlaşılmıştır....

HUKUK DAİRESİ MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev nedeniyle usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davacıya ... 6....

(karı-koca) tarafından kabul edildiği, mahkemece tapuda yapılmayan harici satış sözleşmesinin geçersiz olduğu davalı ...'ın taşınmaz bedeli olarak aldığı meblağ karşılığı davacı ...'e senet verdiği, senedin davacı ...'te olması nedeniyle tapu iptali tescil davasının reddine verildiği görülmektedir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve maddi olgular birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın eksik işlerin yapımı karşılığı arsa sahipleri tarafından davalı borçlu ... ...'ye verildiği, anılan taşınmazın davalı ... tarafından 28.3.2005 tarihili harici satış sözleşmesi ile önce davacıya satıldığı, daha sonra harici satım sözleşmesinden vazgeçildiği ve davalı ... tarafından satış bedeli olarak alınan para karşılığı davacıya senet verildiği, davalı ...'...

Davalı vekili, muris tarafından müvekkiline yapılan satış işlemlerinin muvazaalı olmadığını, menkul mal niteliğindeki traktör yönünden de muvazaa iddiasının dinlenemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 02.07.2013 tarihli ve 2012/579 E., 2013/440 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 28.01.2014 tarihli ve 2013/17088 E., 2014/1244 K. sayılı kararı ile: "...Dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, muvazaa olgusu benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; mirasbırakan Hasan'ın kayden maliki olduğu 471 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4 payını 8.9.1998 tarihinde davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiği, 21.08.2012 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak 2006 yılında ölen eşi....'...

ya muvaazalı olarak sattığını, oysa gerçek satış niteliğinde olmayan bu işlem ile davacıya vasiyet edilen taşınmazın muvazaalı şekilde satışının yapıldığından, satışa yönelik tasarrufun ve tapunun iptali ile davacı, olmadığı takdirde vasiyetçi adına kayıt ve tescilini talep etmiştir. Yerel mahkemece, vasiyetçinin muayyen mal vasiyeti şeklindeki vasiyetinden her zaman rücu edebileceği, rücu halinde aranması gereken tek unsurun şekil şartına uymak olduğunu, bu takdirde satış sözleşmesinin içerisine girilerek muvazaa iddiasını araştırmaya olanak bulunmadığı, şekle riayet edilerek rücu hakkı kullanıldığından dava reddedilmiştir. Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla ve fakat gerçek iradelerine uymayan, aralarında hüküm ve sonuç meydana getirmeyen bir görünüş yaratmak hususunda anlaşmaları olarak tanımlanabilir....

in arsa sahibi olduğu ve satış vaadi sözleşmesinin tarafı olarak sözleşmenin feshedilmesinde üçüncü kişilerden mal kaçırmak amacıyla hareket edildiği belirtilerek muvazaa iddiasında bulunulmuşsa da; muvazaa yapıldığına dair delil bulunmadığı, davacı iddiasını ispatlayamadığından birleşen davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan ...'...

UYAP Entegrasyonu