satış vaadi sözleşmesinin teminat olarak verilmiş olması ve müvekkilinin tapuda satış vaadi şerhi olmamasına güvenerek taşınmazı iktisap etmiş olması nedeniyle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Öte yandan kabul kararı verilirken ölünceye kadar bakma sözleşmesinin "muvazaa" nedeniyle iptali gerekirken "muris muvazaası" nedeniyle iptali de doğru olmamıştır. Ancak bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle 1- Davalı vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının (V/6.3.) no.lu paragrafta değinilen yön itibariyle kabulü ile hükmün (B) fıkrasındaki "Davalı vekilinin Bakırköy 5....
D.... satış vaadi sözleşmesinin muvazaalı düzenlendiğini ileri sürerek iptalini istemiştir. Mahkemenin asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen kararı Dairemizce 28.01.2003 tarihinde özetle "....Davalı tarafın muvazaa savunmasını doğrulayan kanıtlamaya elverişli, karşı taraftan sadır olmuş yazılı bir kanıtı yoktur. Ancak, muvazaa iddiasının tamamen ispatına yetmemekle beraber, bunun vukuuna delalet eden ve karşı taraftan sadır olmuş yazılı delil başlangıcı niteliğinde belgeler bulunduğu gibi muvazaa iddiasının doğruluğunun kabulünü gerektiren eylemli karineler bulunmaktadır....
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile temlik edilen taşınmaz ile ilgili muvazaa iddiasına dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacılar; mirasbırakanları Murat’ın 546 (yeni 27942 ada 22 ) parsel sayılı taşınmazdaki 12620/30160 payını noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile gelini olan davalılardan Fetane’ye satışını vaad ettiğini, bu sözleşmeye dayalı olarak davalı Fetane tarafından açılan davanın kabulle sonuçlandığını, satış vaadi sözleşmesinin muvazaalı ve mal kaçırma amaçlı olduğunu, ayrıca tapu iptal tescil davasında kendilerine yapılan tebligatların usulsüz olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişler, yargılama sırasında çekişme konusu payların temliki nedeniyle H.. Y.. davaya dahil edilmiştir....
Noterliği'nin 08/08/2007 tarih 8477 yevmiye nolu düzenleme şeklinde fesihnamenin muvazaa nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince; düzenleme şeklindeki fesihnamede muvaaza olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. ../... 2021/965 -2- 2021/4241 Bölge Adliye Mahkemesince; davacının iptali istenen fesihname tarihi itibariyle davalılardan alacaklı olduğuna ilişkin açılmış veya lehine sonuçlanmış bir dava dosya bilgisinin sunulmamış olmasına göre, mahkemece davanın davalı arsa sahipleri ve yükleniciler yönünden hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine, davalı ...'...
İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/45 Esas KARAR NO : 2024/99 DAVA : Marka Devir Sözleşmesinin Muvazaa Nedeniyle İptali İstemi DAVA TARİHİ : 07/03/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Devir Sözleşmesinin Muvazaa Nedeniyle İptali İstemi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, kardeşi olan 1 Nolu Davalı ... ile 45 Yılı aşkın süredir babadan kalma baklavacılık mesleğini yapmakta olduğunu ... tarihinde ... sayılı tescil ile "..." markasını kendi adlarına tescil ettirdiklerini, 08.05.2015 tarihinde de söz konusu marka 10 yıl süreyle yenilendiğini, Nolu Davalı ..., söz konusu marka hakkını muvazaalı olarak ... 7. Noterliği ... tarih, ......
Ancak davacıların tanıklarından birisi dava konusu taşınmazda kiracı olup satış bedeli konusunda bilgisi olmadığını bildirmiş diğer tanık ise 200.000-210.000 TL'ye satıldığını duydum şeklinde duyuma dayalı beyanda bulunmuştur. Hükme esas alınan ve birbiri ile çelişkili olan raporlardan ikincisi esas alınarak 220.000,00 TL önalım bedeli olarak kabul edilerek davacıya masrafları ile birlikte depo ettirilmiştir. Keşif ile belirlenen bedel tek başına bedelde muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli olmayıp, davacının diğer kanıtlarını doğrulamak bakımından önem taşımaktadır. Davacı tanıklarının davalı ile pay satan arasındaki ilişkiye dair herhangi bir bilgileri olmaması nedeniyle bedelde muvazaa iddiası kanıtlanamamıştır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/446 Esas KARAR NO : 2023/38 DAVA : Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 19/01/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalıların eş olduklarını, müvekkilinin davalı ------Noterliğinin 22/08/2008 tarih ve -----yevmiyeli vekaletnameyi verdiğini, davalı----- vekalet görevini kötüye kullandığını, müvekkilinin-----4.900 hissesini sadece 4.900,00 TL'ye karısına sattığına dair ------ Noterliğinin 06/10/2008 tarih ve ----- yevmiye nolu "Limited Şirket Hisse Devri sözleşmesi" yapıldığını, vekaleten satış sözleşmesi yapılan bu şirketin mülkiyetindeki------- isimli yatın değerinin milyon TL'nin üstünde olduğunu, böylece yatın mülkiyetini davalı vekil-------- sadece 4.500,00 TL'ye karısının üzerine geçirdiğini, şirket alacaklısı tarafından yapılan icra takibi nedeniyle -------...
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin adi yazılı şekilde yapılmış olması nedeniyle geçerli olmayacağı Yargıtay içtihatlarınca kabul edilmiş ise de ancak sözleşme uyarınca tapuda yüklenici adına pay devri yapılması halinde sözleşmesinin geçerli hale geleceği, davaya konu taşınmazda herhangi bir inşaat yapımına başlanılmadığı, sözleşmeye göre yüklenicinin belirtilen sürede inşaatı tamamlayamaması nedeniyle sözleşmeye aykırı hareket ettiği ve davacının sözleşmenin geriye etkili olarak fesih talebinde haklı olduğu, nizalı taşınmazın yüklenici şirkete devredildikten sonra, satış suretiyle bir kaç kez el değiştirdiği ve en son 29.08.2012 tarihinde davalı ...'...
Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. Bu bedel aynı zamanda dava değeri olduğundan harcın hesabında dikkate alınması gerekir. Dava açıldığı sırada bu miktar üzerinden harcın peşin kısmının yatırılması gerekir. Harcın eksik ödenmesi halinde 492 sayılı Harçlar Kanununun 30. maddesi uyarınca işlem yapılmadan hüküm kurulması halinde vekalet ücretine harçlandırmaya esas alınan değer üzerinden hükmedilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili bedelde muvazaa iddiasında bulunmak suretiyle davasını 266.667,00TL üzerinden harçlandırarak önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuş ise de bedelde muvazaa iddiası ispatlanamamış, mahkemece tapuda gösterilen satış bedeli ile masraflar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir....


