Elektrik Perakende Satış A.Ş. ile imzalanmış elektrik abonelik sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... ve... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı alacağının iflas erteleme isteminde bulunan davalı ... tarafından kabul edilip, iyileştirme projesi kapsamında iflas erteleme istemli açılan dava dosyasına ödeme planının ibraz edildiği, ayrıca davalı ... ile borçlu şirket arasında düzenlenen kira sözleşmesinin muvazaalı olduğu iddiası ile ... ile diğer davalılar arasında düzenlenen sözleşmenin iptali istemli açılan bu davada davacının taraf sıfatının ve hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla tüm davalılar yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
“Muris muvazaası” olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibarıyla nispi muvazaa türüdür. 01.04.1974 tarih, 1/2 sayılı İBK'da değinildiği gibi, bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılarının, görünürdeki satış sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu'nun 19. (BK 18.) maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabilecekleri kabul edilmektedir....
Birleştirilen diğer davalarda ise, satış vaadi sözleşmesinin mülkiyeti nakil borçlusunun mirasçıları, asıl davada davacının dayandığı sözleşmelerinin muvazaalı olarak düzenlendiğini ileri sürerek, iptalini istemişlerdir. Mahkemece, asıl dava ve davacı H...S..’nun tescil istemli birleştirilen davasının reddine; satış vaadi sözleşmesinin iptali istemi içeren birleştirilen davanın kabulü ile sözleşmenin iptaline; satış vaadi sözleşmesinin iptali istemi içeren birleştirilen diğer davaların ise, sözleşmenin iptaline karar verilmiş olmakla konusuz kaldıklarından karar vermeye yer olmadığına karar verilmiştir. Hükmü, davacılar H.. S... ve N... S.. vekili temyiz etmiştir. 1-Asıl ve birleştirilen dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil; birleştirilen diğer davalar ise satış vaadi sözleşmesinin iptali istemlerine ilişkindir....
Bunun sonucu olarak, alıcı ancak satış senedinde belirtilen hukuki neden gereğince hisse senedinin mülkiyetini kazanabilecektir. O nedenle, satış ise satış, bağış ise bağış sözleşmesinin yazılı olarak düzenlenmesi sonucunda devri gerçekleşebilecektir. Eğer bu konuda yanlar arasında bir danışıklık varsa, gerçekte bağış yapıldığı halde görünürde geçerli olarak yazılı devir sözleşmesi ile satış gibi gösterilmişse ve gerçek iradeleri yazılı olarak düzenlenen senette birleşmemiş olması nedeniyle hisse senedine ilişkin mülkiyet de devralan alıcıya geçmeyecektir. Yanların gerçek iradeleri ile senede yansıyan görünürdeki iradeleri birleşmediğinden, geçerli hukuki bir sonuç ortaya çıkmış sayılmayacak ve delillerin imkân vermesi koşulu ile 818 sayılı BK 18. maddesi anlamında danışıklı bir işlemin varlığının kabul edilmesi gündeme gelecektir. Bu sonuçta işlemin iptaline neden olacaktır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle 617 sayılı parsel bakımından davanın kabulüne, 1623 parsel bakımından ise feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer taşınmazlar bakımından ise davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....
“muris muvazaası” olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibarıyla nispi muvazaa türüdür. 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da değinildiği gibi, bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olması hâlinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların, görünürdeki satış sözleşmesinin TBK’nın 19. maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabilecekleri kabul edilmektedir. Korkutma (ikrah) ise 6098 sayılı TBK’nın 37. (BK’nun 29.) maddesinde düzenlenmiştir. TBK’nın 37. maddesinde yer alan düzenlemeye göre; bir kimse, karşı tarafın veya üçüncü bir kişinin kendisi veya yakınlarının maddi veya manevi varlığına yönelik hukuka aykırı ve esaslı korkutması sonucu yaptığı sözleşme ile bağlı sayılamaz. TBK'nın 38....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ARAÇ MÜLKİYETİNİN TESPİTİ, TENKİS Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakan babaları ...’ın, sağlığında davalılara ... plaka sayılı ticari taksiyi ve ticari plakasını diğer mirasçılardan mal kaçırmak maksadıyla muvazaalı olarak satış göstermek suretiyle 21/12/2009 tarihinde devrettiğini ileri sürerek ticari plaka satış sözleşmesinin ve trafik sicil kaydının muvazaa nedeniyle iptali ile miras payı oranında adına tescile karar verilmesi istemiş, 23.07.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile tescil talebi kabul edilmediği takdirde saklı payının tenkisini talep etmiştir. Davalılar mirasbırakanla birlikte uzun yıllar çalıştıklarını kişisel emek sarfettiklerini, davaya konu aracın ...'ndan kredi kullanmak suretiyle satın alındığını, mirasbırakanla aralarındaki araç ve ticari plaka satışının gerçek olup bedelinin de ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır....
Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve satış sözleşmesinin tarafı olan davalı bedelde muvazaa iddiasında bulunamayacağına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davaya konu tarla niteliğindeki ... parsel sayılı taşınmazın 25/3168 hissesi ..., 14/3168 hissesi ... adlarına kayıtlı iken adı geçenler 12.8.2010 ve 19.1.2011 tarihlerinde paylarını toplam 2.000 TL bedelle davalıya satmaları üzerine süresinde açılan işbu dava ile davacı önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Mahkemece 1.178 TL önalım bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir....
nedeniyle dava açıp tapu kaydının iptali ile terekeye döndürülmesini sağladığı takdirde temlik tarihinden sonra mirasçı olan kişinin o taşınmaza payı oranında malik olacağı kuşkusuzdur....
Davalı ... vekili; davacıyla yapılan haricen satış sözleşmesinin geçerli olmadığını, müvekkilinin bedelini ödeyerek dava konusu taşınmazı satın aldığını, muvazaanın bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin Birinci Kararı 8. Bodrum 3....


