Muvazaa sözleşmesi görünüşteki sözleşmeyi değiştirdiğine veya hükümsüz kıldığına göre ispat gücü kazanabilmesi için yazılı olması değinilen kanunların açık hükümleri gereğidir. Örneğin; araç satışları şekle bağlıdır. Görünüşteki şekle bağlı devir sözleşmesi için düzenlenecek muvazaa sözleşmesinin geçerliliği şekle bağlı değilse de ispatı ancak yazılı delil ile mümkündür." (YİBK 5.2.1947, 1945/20-1947/6)" Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 14/03/2012 tarih, 2011/19-841 E., 2012/144 K.). Bu durumda davacı ...'...
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazın davacı ile davalının evlilik birliği içinde alınmış olması nedeniyle edinilmiş mal kapsamında olduğu, davalı eşin tasarrufu ile davacı eşin katılma alacağının azaldığı, davalı eşin gerçek niyetinin satış olmadığı, muvazaalı işlem ile davacının katılma alacağını ortadan kaldırmak olduğu ve bu nedenle işlemin iptali gerektiği kanısıyla davanın kabulüne dava konusu 6.9.2011 tarihli satış işleminin muvazaalı olması nedeniyle iptaline taşınmazın önceki malik ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava TBK 19.maddesi gereğince açılmış muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal istemine ilişkindir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ... 2....
Mahkemece, asıl davada satış suretiyle devredilen taşınmazlar yönünden temlikin muvazaalı olduğu, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin gerçek olduğu gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir....
Muvazaa,sözleşmesinin tamamında değil bir bölümünde (bir unsurunda)dır. (Özkaya E., İnançlı İşlem ve Muvazaa Davaları, Ankara, 2011, s.173 ). Muvazaa sözleşmesinde şekil koşulu aranmaz. Yazılı veya sözlü yapılabilir. Görünüşteki sözleşme şekle bağlı olsa dahi muvazaa sözleşmesinin yazılı veya resmi şekilde yapılması gerekmez. Görünüşteki sözleşmenin şekle bağlı olması halinde muvazaanın yazılı delil ile ispat edilmesi kuralı muvazaa sözleşmesinin yazılı olmasının geçerliliği için değil ispat edilebilmesi için aranan bir kuraldır (YİBK 5.2.1947 gün, 1945/20 E.,1947/6 K.). Görünüşteki yazılı bir sözleşmenin aksini iddia eden tarafın Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 200 vd. ve Türk Borçlar Kanunu'nun 12. maddeleri uyarınca iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi zorunludur. Muvazaa sözleşmesi görünüşteki sözleşmeyi değiştirdiğine veya hükümsüz kıldığına göre ispat gücü kazanabilmesi için yazılı olması değinilen kanunların açık hükümleri gereğidir....
Hal böyle olunca, işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Davacıların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... yönünden ise temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle satış tarihindeki bedelin davacının payı oranında anılandan tahsiline karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’nun 7 parsel sayılı taşınmazdaki 32/960 arsa paylı 4 numaralı meskenini 27.07.2011 tarihinde torunu olan ...’e (... oğlu) satış suretiyle temlik ettiği, Meliha’nın 31.12.2014 tarihinde öldüğü geriye mirasçı olarak çocukları ..., ... ve ...’ın kaldığı, ...’in de taşınmazı 03.02.2015 tarihinde ...’a devrettiği, eldeki davanın da 03.03.2015 tarihinde açıldığı, ...nun davaya dahil edildiği ancak davacının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkını ...’e karşı tazminat olarak kullandığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür....
Mahkemece davanın İİK'nun 277.maddesine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davası olduğu ve davacının davasını ispatlayamadığından bahisle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. HMK'nin 33.maddesine göre Hakim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır....
e tapuda satış göstermek suretiyle devrettiğini, mirasbırakanın amacının eşi ve çocuklarından mal kaçırmak olduğunu ileri sürerek taşınmazın satışının muvazaa nedeniyle iptali ile miras hisseleri oranında tapuya tesciline, bu durumun mümkün olmaması halinde mahfuz hisselerinin ihlal edilen kısmı kadar tenkisine, tenkis edilen kısmın hisseleri oranında tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, eş ve çocukların haklarının mirasbırakan sağ iken verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tapu iptali ve tescili talebi yönünden; davalıya satışın vekil aracılığıyla yapıldığı bu nedenle davacıların muris muvazaasına dayanarak dava açmalarının kendi lehlerine sonuç doğurmayacağı, tenkis talebi yönünden ise mirasbırakanın ölüm tarihi üzerinden 1 yıldan fazla süre geçtiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakanın ... 1....
Somut olaya gelince; mirasbırakanın 2005 yılında geçirdiği felç nedeniyle yatalak hale geldiği, ölüm tarihine kadar davalı eşi tarafından bakıldığı, mirasbırakan ve davalının ...’de aldıkları ve adlarına 1/2paylı olarak kayıtlı taşınmazın 29.09.1998 tarihinde satış nedeniyle elde edilen parayla dava konusu 15 numaralı bağımsız bölüm satın alınarak miras bırakan adına tescil edildiği, mirasbırakanın ilk taşınmazdaki davalının hakkı ve felç geçirmesi nedeniyle bakımı karşılığında minnet duygusu ile 07.04.2006 tarihinde 1/2 payı temlik ettiği, mirasbırakan tarafından davalıya yapılan pay temlikinin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu davacılar tarafından kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu kabul edilmesi doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir....
Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


