DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : ARAÇ SATIŞ SÖZLEŞMESİNİN İPTALİ ve TESCİLİ DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 09/10/2023 tarihli dilekçesiyle; davacı şirketin müşterek yetkili iki temsilcisinin bulunduğunu, davacı şirkete ait ... plakalı aracın davalıya satılmak istendiğini, davacı şirket temsilcilerinden ...'ın ve davalı temsilcisinin noter araç sözleşmesini imzaladığı halde, davacı şirketin diğer temsilcisi ...'ın o esnada noterde olmaması ve henüz noter araç satış sözleşmesini imzalamamasına rağmen, noterlik tarafından tescil işleminin yapıldığını, araç satış bedelinin alınmasından sonra ...'...
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : ARAÇ SATIŞ SÖZLEŞMESİNİN İPTALİ ve TESCİLİ DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 09/10/2023 tarihli dilekçesiyle; davacı şirketin müşterek yetkili iki temsilcisinin bulunduğunu, davacı şirkete ait ... plakalı aracın davalıya satılmak istendiğini, davacı şirket temsilcilerinden ...'ın ve davalı temsilcisinin noter araç sözleşmesini imzaladığı halde, davacı şirketin diğer temsilcisi ...'ın o esnada noterde olmaması ve henüz noter araç satış sözleşmesini imzalamamasına rağmen, noterlik tarafından tescil işleminin yapıldığını, araç satış bedelinin alınmasından sonra ...'...
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; araç bedelinin iade edilmesi nedeniyle açılan dava konusuz kalmış olduğundan bu konuda esas hakkında karar oluşturulmasına yer olmadığına, davacı araç satış sözleşmesinin feshi sözleşmesinde satış bedeli dışındaki taleplerinden vazgeçmediği ve davalıyı ibra etmediği kabul edilerek taleple bağlı kalınmak suretiyle, aracın çalışmaması nedeniyle başka araç kiralama masrafı 17.750,00 TL ile davacının belgelerine göre yapmış olduğu diğer masraflar toplamı 2.270,01 TL olmak üzere 20.020,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyaya sunulan “araç satış sözleşmesi feshi” başlıklı belgede davacının bu fesihten dolayı davalıdan hiçbir hak ve alacağının kalmadığını ve davalıyı ibra ettiğini açıkça bildirdiği görülmektedir....
Bu durumda muvazaa olgusunun kanıtlandığını söyleyebilme olanağı yoktur. Başka bir hususta, son kayıt maliki ... ile davalı ...’in el ve işbirliği içerisinde olduğu da kanıtlanmış değildir. Hal böyle olunca, davalı ...’in kayıt maliki olmaması nedeniyle asıl davanın taraf sıfatı yokluğundan reddine, birleştirilen davanın ise iddia kanıtlanamadığından reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Davalıların yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
ün kaldığını, mirasbırakanın öldüğü gün olan 06.03.2012 tarihinde 4146 ile 300 ada 6 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını İbrahim’in eşi olan davalı ...’a satış yoluyla temlik ettiğini, satış işleminin mirasbırakanın ölümü ile aynı tarihte ve muhtemelen ölümünden sonra gerçekleştirildiğini, bu durumda satış işleminin mutlak butlan ile geçersiz olduğunu, değilse de muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir....
Çünkü, ileri sürülen muvazaa davalı ...’nin 10.03.2009 tarihinde davalı ...’a yaptığı satış nedeniyle aralarında yapılan işlemde muvazaanın olup olmadığının, koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin TBK.nun 19. maddesi çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonuca ulaşılması gerekir. ... tarafından Mustafa’ya yapılan satış için, Mahkemece, “aradan 2 yıl gibi bir zamanın geçtiği, boşanan davalı kadının ihtiyaçlarını karşılamak için evi sattığı hususu gerekçe olarak gösterilmiştir. Bu gerekçenin yasal dayanağı bulunmamaktadır....
Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Böyle bir savunma ileri sürülmüşse, mahkemece dayanılan sözleşmedeki tarafların gerçek ve müşterek amaçlarının Borçlar Kanununun 19. maddesi hükmünden yararlanılarak açıklığa kavuşturulması gerekir. Zira bu gibi durumlarda ölünceye kadar bakım sözleşmesinin ivazlı olarak (bedel karşılığı) değil de bağış amaçlı veya mirasçıların bazılarından mal kaçırmak amacı ile yapıldığı kabul edilmelidir Ölünceye kadar bakma akdinin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın bütün mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların gözönünde tutulması gerekir....
Böyle bir savunma ileri sürülmüşse, mahkemece dayanılan sözleşmedeki tarafların gerçek ve müşterek amaçlarının Borçlar Kanununun 19. maddesi hükmünden yararlanılarak açıklığa kavuşturulması gerekir. Zira bu gibi durumlarda ölünceye kadar bakım sözleşmesinin ivazlı olarak (bedel karşılığı) değil de bağış amaçlı veya mirasçıların bazılarından mal kaçırmak amacı ile yapıldığı kabul edilmelidir Ölünceye kadar bakma akdinin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın bütün mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların gözönünde tutulması gerekir....
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/10983 E. , 2007/3284 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki satış sözleşmesinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 26.09.1996 tarihli kati satış sözleşmesi ile araç satın aldığını, ancak araç üzerinde bulunan haciz nedeniyle müvekkilinin aracın devrini üzerine alamadığını, sözleşme uyarınca sözleşme tarihine kadar olan mali ve hukuki yükümlülüklerin satıcıya ait olduğunu, ancak davalının söz konusu edimlerini yerine getirmediğini belirterek sözleşmenin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir....


