WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Muvazaa, pozitif hukukumuzda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19 uncu [mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 18 inci] maddesinde düzenlenmiş ve anılan maddenin birinci fıkrasında; "Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır" hükmüne yer verilmiştir. 14. Buna göre muvazaa; tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacı ile ve fakat kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak hususunda anlaşmaları, şeklinde tanımlanabilir. 15. Muvazaa daha çok sözleşmenin yorumuyla ilgili olduğundan, öğreti ve uygulamada kapsamlı olarak incelenmiş ve belirli kurallara bağlanmıştır....

Hile nedeniyle açılan dava dilekçesi içeriği gözetildiğinde, mirasbırakanın mal kaçırma amacıyla hareket ettiğinden söz edebilme olanağı yoktur. Ayrıca, dava miras payı oranında tapu iptali ve tescili istemiyle açılmış olup, davaya dahil edilen ..., ... ve ...’in davada taraf sıfatlarının olduğunu söyleyebilme olanağı da yoktur. Hal böyle olunca, ..., ... ve ... hakkındaki davanın sıfat yokluğundan, diğer davalılar yönünden ise muris muvazaası iddiasının kanıtlanamadığı gözetilerek reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davalıların yerinde görülen temyiz itirazının kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. (TBK m. 19 (BK m. 18)). Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 1.4.1974 gün ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur....

un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası ve taraf muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, mirasbırakanı babası ...’ın icra tehdidi altındayken alacaklılardan ve mirastan mal kaçırma amacıyla 273 ve 275 parel sayılı taşınmazlarını davalı yeğenine satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile veraset ilamındaki payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, amcası ...’ın dava konusu taşınmazları üçüncü kişiden satın aldıktan sonra bedelini ödemekte zorlandığını ve etrafa borçlandığını, bu nedenle taşınmazı kendisine teklif ettiğini, satış bedeli olarak öncelikle mirasbırakanın borçlarını ödediğini, kalan miktarı da elden verdiğini ve muvazaa iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : BEDEL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakan ...ın mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla 604 ada 114 parsel sayılı taşınmazı davalılar murisi annesi Aslı'ya,... plaka sayılı aracını da satış suretiyle kardeşi davalı ...'e temlik ettiğini, murisin satış ihtiyacının bulunmadığını, muris ile annesi ...'nın aynı gün trafik kazasında öldüklerini, dava konusu aracın da aynı kazada kullanılamaz (pert) olması nedeniyle sigorta şirketince davalı ...'e 28.000,00 TL bedel ödendiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, Axa Sigorta şirketince davalıya ödenen paradan da miras payı olan 1/ 2 isabet eden bedelin faizi ile tahsili isteğiyle eldeki davayı açmış, mahkemece, ön inceleme duruşmasında ...plaka sayılı araç yönünden davanın tefrikine karar verilmiş, eldeki davaya bedel isteği bakımından devam edilmiş, iptal ve tescil isteği yönünden ayrı bir esasa kayıt yapılmıştır....

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. Öte yandan, muvazaa iddiasına dayalı davalarda mirasbırakanın kastının açık bir şekilde saptanması gerekmektedir. Bu kapsamda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi ile Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Bir başka ifade ile temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı olduğunu ispat külfeti davacı tarafa aittir....

Hukukumuzda muvazaalı sözleşmelerin hüküm ve sonuçlarını düzenleyen bir kanun metni bulunmamaktadır. 6098 sayılı Kanun’un Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler kenar başlıklı 19 uncu maddesinde (818 sayılı Kanun md. 18), bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradelerinin esas alınacağı hüküm altına alınmıştır. 6098 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile sadece nispi muvazaa düzenlenmiş olup, bu maddede mutlak muvazaa hükme bağlanmamıştır. Toplum ihtiyaçlarının zorlaması ile mutlak muvazaa öğreti ve uygulamada yerini almış, bu husustaki ilkeler yargısal içtihatlarla şekillenmiştir (Eraslan Özkaya: Açıklamalı-İçtihatlı İnançlı işlem ve Muvazaa Davaları, Ankara 2020, s. 184 vd.). 36. Muvazaalı sözleşmeler yapıldıkları andan itibaren geçersiz olduğundan kural olarak taraflar arasında herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmazlar....

ın borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olmaları nedeniyle dava konusu tasarrufların iptale tabi olduğu gerekçesiyle esas ve birleştirilen davanın kabulü ile dava konusu tasarrufların butlanı ile tapu kaydının iptali ve düzeltilmesine yer olmaksızın davacı alacaklının İik 283 maddesi uyarıca taşınması cebri icra yoluyla haczettirip sattırma yetkisine sahip olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına,davanın TBK'nun 19 maddesindeki muvazaa hukuksal nedenine dayanmasına,takip konusu alacağın iptali istenen tasarruflardan önce 23.2.2003 tarihli trafik kazasından kaynaklanmasına, davalı 4.kişinin dava konusu taşınmazı eldeki davanın açılmasından sonra almasına ve tapu dışı ödemeyi davadan ve satıştan üç ay sonra yapmasına, taşınmazın halen borçlu tarafından kullanılmasına göre davalı ......

Dava, 6098 sayılı TBK’nın 19. (mülga 818 sayılı BK’nın 18.) maddesinde düzenlenen genel muvazaa hukuksal sebebine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir....

Dosyamızdaki talep dikkate alındığında, talebin hisse devirlerinin iptali ve muvazaa nedeniyle sözleşme hükmünün geçersizliği istemine dayalı olduğu, tazminat davası olmadığı dikkate alındığında davacının bu iddiası da samimi görülmemiştir. Yine davacı tarafça sözleşmedeki hükmün genel işlem şartı niteliği taşıdığı belirtilmiş ise de TBK 20.maddesinde düzenlenen genel işlem şartlarına göre eğer müzakere şansı bulamayan taraf açısından, haksız şart niteliği taşıyan hükümler yazılmamış sayılacaktır....

UYAP Entegrasyonu