Muvazaaya dayalı iptal davasının konusunu, borçlunun alacaklıları aleyhine malvarlığını azaltıcı nitelikte yaptığı her türlü işlem oluşturabilir. Eş söyleyişle icrai işlemler gibi ihmali işlemler de iptal davasına konu olabilir. Üçüncü kişileri zarara uğratmak kastıyla soyut bir borç kurgusu oluşturularak taşınmaz üzerinde kişisel hak şerhinin kurulması, ya da sırf üçüncü kişileri zarara uğratmak amacıyla şartları kalmamış bir kişisel hakkın ortadan kaldırılmaması da iptal davasına konu edilebilir. 21. BK’nın 18. maddesinde düzenlenen genel muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak bir işlemin iptal edilmesini, hukuksal yararı bulunan her ilgili talep edebilir....
Maddesi uyarınca açılmış muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi 2.Türk Borçlar Kanunu'nun 19. Maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
Maddesi uyarınca muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak söz konusu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili; aciz belgesi sunulmadığını, satışların gerçek satış olduğunu, mal kaçırma gayesiyle tasarrufta bulunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...; taşınmazların değerinde alındığını, muvazaa bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Davalı ...; davalılardan ...'i tanımadığını, davacı tarafın kötüniyet iddiasının yerinde olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, Davanın kabulü ile; borçlu davalı ...'in ve davalı ...'in ... parseldeki tasarruf işlemlerinin iptali ile davacı alacaklıya bu taşınmazlar üzerinde Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2015/3887 ve 2015/5970 sayılı dosyalarındaki alacak ve ferilerini karışlayacak miktarda haciz ve satış yetkisi verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir....
Alacaklı, yani tasarrufun iptali davasında davacı kişi davanın her aşamasında, temyiz süreci de dahil olmak üzere, ... mahkemeye sunabileceğini, borçlu hakkında başlatılmış olan icra takibinin kesinleşmiş olması gerektiğini, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, öncelikle davanın harç eksikliği nedeniyle reddine, bu mümkün olmadığı halde dava şartı eksiklikleri nedeniyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesi (Borçlar Kanunu’nun 18. maddesi) kapsamında muvazaa hukuksal nedenine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır....
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması,borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması,iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir.Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK'nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK'nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır....
Somut olayda Mahkemece davanın nitelemesi yapılmadığı gibi yazılı olduğu şekilde yargılama usulleri ve dava şartları dahi farklı olan iki hukuksal nedene dayalı olarak davanın yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Gerek muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasında gerekse İİK 277 vd maddelerine dayalı tasarrufun iptali davalarında HMK’nin 114. maddesinin (h) bendinde yazılı davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması zorunludur. Davacının bu davayı davalı borçlusu ... San. ve Tic. AŞ hakkındaki takibinde alacağını alamadığından dolayı açtığı ve adı geçen borçlunun yaptığı tasarrufların iptalini istediği de açıktır. Davacı, davanın kabulü halinde borçlu Şirket malları üzerinde cebri icra yetkisi elde edecektir. Davalı ... tarafından yapılan ve iptali istenen takipte, davalı borçlunun taşınmazları ve araçları üzerine konulan hacizler de davacının takiplerinden dolayı konulmuş hacizlerden sonradır....
DEĞERLENDİRME : Dava TBK 19.maddesi gereğince muvazaa nedenine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Muvazaa kavramı, Türk Hukuk Lûgatında; ‘‘Anlaşmalı saptırma gerçek dışı durumlara gerçekmiş niteliğini kazandırma işlemi. Hukuksal bir işlem konusunda gerçek duruma aykırılıkta birleşilerek yapılan ortak açıklama (beyan) ya da ortaya konulan belgedir. Danışıklı işlem’’ şeklinde ifade edilmiştir (Türk Hukuk Kurumu, Türk Hukuk Lûgatı, Cilt I, Ankara, 2021, s. 819). Muvazaa; tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacı ile ve fakat kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak hususunda anlaşmaları, şeklinde tanımlanabilir. Muvazaa daha çok sözleşmenin yorumuyla ilgili olduğundan, öğreti ve uygulamada kapsamlı olarak incelenmiş ve belirli kurallara bağlanmıştır....
TALEPTE BULUNAN: Dahili davacılar vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili müvekkil ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının demir çelik madenlerinin satın alımı ile depolanması nedeniyle düzenlemiş olduğu 26 adet senedi davalı şirkete verdiğini, ancak 04.10.1991 tarihinde taraflar arasında bir protokol yapıldığını ve bütün senetlerin iptaline karar verildiğini, bu protokole rağmen davalı şirketin senetleri icra dairesine verdiğini ve müvekkili hakkında takip başlattığını, bu takip sırasında Pendik 1....
İsviçre’de rehnin paraya çevrilmesi yoluna ilişkin takiplerde diğer eşe ödeme emri gönderilmesine ilişkin düzenleme bulunmaktadır (Dönmez, Murat, Aile Konutunun Haczi, TBB Dergisi, S. 77, 2008). 4-Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacı eşin açık rızası alınmadan tesis edilen ipotek nedeniyle, davalılar arasında gerçekleşen icra takibi sonunda, aile konutu olarak kullanılan dava konusu taşınmazın ipotek alacaklısı davalı bankaya, alacağına mahsuben cebri icra yolu ile intikal etmesi karşısında, Türk Medeni Kanun'un 194. maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ve davalı eş adına tesciline karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 5-Uyuşmazlığın çözümü için cebri icra yolu ile ihale ve alıcısı adına tescil edilen taşınmazla ilgili olarak yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı sicilin düzeltilmesi (tapu iptal ve tescil) istemine ilişkin bir dava açılıp açılmayacağı konusu irdelenmelidir....
KARŞI OY Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı sicilin düzeltilmesi (tapu iptal ve tescil) istemine ilişkindir. Tapu sicili sistemimize hakim olan prensipleri aynı sistem adı verilen her taşınmaz için kütükte ayrı sahife açılması, kural olarak taşınmaz üzerinde ayni hak kazanılması için tescil gerekmesi (TMK m. 105, 599, 705/f.2, 713. maddeleri bu kuralın istisnalarıdır), tescilin sebebe bağlı olması, tescilin yolsuz da olsa iyi niyetli üçüncü kişiler için hüküm ifade etmesi, tapu sicilinin kamuya açık olması şeklinde sıralayabiliriz (Oğuzman, Kemal/Seliçi, Özer/Oktay Saibe-Özdemir; Eşya Hukuku 11-B- İstanbul 2006 s. 133-135). Taşınmaz üzerinde ayni hak kazanılması, bu ayni hakkın taşınmaza ait sahifeye tescil edilmesine bağlıdır. Bu tescil, ancak hakkın doğumu için gerekli diğer bütün kurucu unsurlar mevcut ise ayni hakkı kazandırır....


