Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK'nın 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır. Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. İİK'nın 277. maddesinde sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılır. Oysa muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tespit ettirmeyi amaçlar....
İlk Derece Mahkemesince; davanın TBK'nun 19. maddesinde düzenlenen muvazaa hukuksal nedenine dayalı olduğu, bu gibi davalarda eldeki davanın dinlenebilmesi için iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılması gerektiğini, somut olayda icra takibinin dayanağını oluşturan çeklerin keşide tarihlerinin 20.04.2016, 20.05.2016 ve 20.06.2016 olduğu, borçlu ... tarafından yapılan tasarruf tarihinin ise 06.04.2015 bulunduğu, bu durumda tasarrufların görünürdeki alacak tarihlerinden önceki tarihte yapıldığı anlaşılmakta ise de, çek bir ödeme vasıtası olup, dayandığı hukuki ilişkinin yani borcun doğum tarihinin iptali istenen tasarruf tarihinden önceye ait olmasının mümkün bulunduğu, başka bir deyişle alacağın çekin keşide tarihinden önce doğmuş olabileceği, bu durumda davacı taraftan çekin keşide edilmesine neden olan borcun doğumuna ilişkin hukuki veya ticari ilişkinin hangi tarihte başladığının sorulması varsa buna ilişkin delillerin istenilmesi ve taraflar arasındaki temel ilişki...
Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK 19.maddesinde tanımını butlan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır. Muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tesbit ettirmeyi amaçlar. Bu sebeple kural olarak muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3.kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerekir. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır....
Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK 19.maddesinde tanımını butlan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır. Muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tesbit ettirmeyi amaçlar. Bu sebeple kural olarak muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3.kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerekir. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin davalılardan alacaklı olduğunu, davalılar aleyhine ......
İcra Müdürlüğünün 2011/2143 Esas sayılı dosyası ile tahliye takibi başlattırdığını, bunun üzerine mirasbırakan ve davalı ... aleyhine Konya 1. Aile Mahkemesinde 2011/170 Esas sayılı tapu iptali tescil davası açtığını ancak mirasbırakanın ölümü nedeniyle evin aile konutu özelliği kalmadığından karar verilmesine yer olmadığı kararı ile sonuçlandığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile mirasbırakan ...’ın mirasçıları adına miras paylarına göre tesciline ve Konya 7. İcra Müdürlüğünün 2011/2143 Esas sayılı dosyası ile aleyhine başlatılan icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar, davaya savunma getirmemişlerdir. III....
İcra Müdürlüğünün 2015/6410 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, davacı banka tarafından hesabın kat edilerek borçlu ve kefillere ihtarnamede gönderildiğini, davalılardan ..... Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti.'nin diğer davalı şirket aleyhine cari hesap eksteresinden kaynaklı alacağına dayalı Mersin 6. İcra Müdürlüğünün 2014/11211 sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini öğrendiklerini ancak davalılar arasında yapılan bu takibin muvazaalı olduğunu belirterek öncelikle muvazaa nedenine dayalı olarak Mersin 6. İcra Müdürlüğünün 2014/11211 Esas sayılı icra takibinin iptaline, olmadığı takdirde İİK'nun 279 ve devamı maddeleri gereğince davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı ...... Yapılar Prj. İnş. İml. Mon. Mak. Taah. Doğalgaz Sis. Tic. San. Ltd....
Somut olayda, mahkemece dava Türk Borçlar Kanununun 19 maddesi gereğince açılmış muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali davası olarak değerlendirilmiş ise de varılan sonuç dava dilekçesine,davacı vekilinin yargılama sırasındaki yazılı ve sözlü anlatımlarına uygun düşmemektedir. Eldeki dava İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir. (İİK.m.277) Bu husus, dava şartı olup, hâkim görevi gereği doğrudan gözetmek zorundadır. Somut olayda, dava dayanağı takip dosyasında İİK'nun 105.maddesinde belirtildiği şekilde yapılmış bir haciz bulunmadığı gibi İİK'nun 143.maddesinde belirtilen aciz belgesi de sunulmamıştır....
Hukuk Dairesinin 26.01.2016 tarihli ve 2014/10003 E., 2016/944 K. sayılı kararı ile; “…Dava TBK'nun 19 madddesi gereğince muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal istemine ilişkindir.Kural olarak 3.kişiler, danışıklı işlem nedeniyle hakları zarara uğratıldığı takdirde tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilir. Çünkü danışıklı bir hukuki işlem ile 3.kişilere zarar verilmesi onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğindedir. Ancak 3.kişinin danışıklı işlem ile haklarının zarara uğratıldığının benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan alacaklı olması ve danışıklı işlemin alacağının ödenmesini önlemek amacıyla yapılmış bulunması gerekir. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır.Muvazaaya dayalı davalarda davacının icra takibine geçmesi ve aciz belgesi almasına gerek yoktur....
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre,davanın tasarrufun iptali bu mümkün olmadığı takdirde BK'nin 18.maddesi gereğince muvazaa nedeni ile tapu iptali tescil davası olduğu, BK'nin 18.maddesine dayalı talep yönünden; davacı ve eşinin muvazaa nedeniyle iptalini istediği tasarrufun tarafı olduğu, davacının kendi muvazaasına dayandığı, 5.2.1947 tarih 20/6 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca böyle bir iddianın belge ile ispatının zorunlu olduğu, ayrıca bu belgenin akte mukaddem, en geç akit tarihinde düzenlenmiş olması gerektiği, davacı tarafından dosyaya böyle bir belge sunulmadığı gerekçesiyle BK'nun 18.maddesi gereğince açılan muvazaa nedeni ile tapu iptali tescil talebinin kanıtlanamaması nedeniyle reddine, tasarrufun iptali davası yönünden ise aciz belgesi sunulmadığı, icra dosyasındaki haciz tutanaklarının geçici aciz belgesi niteliğinde olmadığı, aksinin kabulü halinde de davacı ve eşinin muvazaa nedeniyle iptalini istediği tasarrufun tarafı olduğu, davacının kendi...
vekili Av. ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 24/05/2017 gününde verilen dilekçe ile; muvazaa hukuksal nedenine dayalı dava konusu Osmaniye 1. İcra Müdürlüğünün 2016/4560 esas sayılı takip ve maaş haciz konusunda cebri icra yapabilme yetkisi verilmesi istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; da dair verilen 16/03/2018 günlü kararın istinaf incelemesinde; davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine dair verilen 09/01/2019 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacı vekili, davalı ...’ın davacıya keşide ederek teslim ettiği 19/02/2014 tanzim, 20/06/2016 vade tarihli 90.000 TL tutarlı senedi vadesinde ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine Adana 11....


