nin borçlu olduğu 10.2.2000 tanzim 10.5.2000 vade tarihli 45.000.00YTL bedelli bononun ve bu bonoya dayanılarak yapılan icra takibinin MUVAZAA NEDENİYLE BUTLANINA hükmedilmesini istemiştir. 29.1.2007 tarihli Yargıtay Başkanlar Kurulu kararında Dairemize verilen işle ilgili 4. madde aynen şöyledir: 15. Hukuk Dairesince temyiz incelemesi yapılmakta olan İİK ile 6183 sayılı kanundan kaynaklanan tasarrufun iptali davalarının temyiz incelemesinin 1.2.2007 tarihinden itibaren 17. Hukuk Dairesince yapılmasına"... Davacı talebinde İİK'nundaki düzenlemeye ve nedenlere dayanmamaktadır. Davacı davasını muvazaa nedenine dayandırmıştır. Talebi de öncelikle yukarıda sözü edilen bononun hükümsüzlüğüne (butlanına) ve buna dayalı takibinde butlanına hükmedilmesini istemektedir. Açıkca anlaşılacağı gibi temyiz incelemesini yapmak görevi dairemize ait olmayıp Yargıtay Yüksek 4. Hukuk Dairesine aittir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi -K A R A R- Dosya içeriğine göre dava, Borçlar Kanununun 18.maddesi gereğince muvazaa hukuksal nedenine dayalı ipoteğin ve ipoteğin takibe konulduğu icra dosyasının ve haciz yolu ile takip dosyasının temliki işlemlerinin iptali istemine ilişkindir. Başkanlar Kurulu Kararı ve Yargıtay Yasasının 14. maddesine göre temyiz inceleme görevi Yüksek 4.Hukuk Dairesine aittir. Bu nedenlerle dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE 24.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi -K A R A R- Dava, dilekçesindeki ileri sürülüşe, yargılama aşamasındaki beyanlara ve davalı hakkındaki icra takibi bulunmamasına göre talep B.K. 18.maddesinden kaynaklanan muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, hüküm Asliye Hukuk Mahkemesince verilmekle; temyiz inceleme görevi 2797 sayılı Yargıtay Yasası'nın 14.maddesi uyarınca Yüksek Yargıtay 4.Hukuk Dairesine ait bulunduğundan dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 20.10.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satışın kesinleşmiş icra takibi üzerine yapılan ilanlar neticesinde yapılmış olması nedeniyle usulüne uygun olduğu, muvazaa iddiasına ilişkin olarak dosyada herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığı, haciz tarihi daha önce olan davalı ile, davacının takibine dayanak davayı açma tarihi önce olduğundan, davacı arasında satış bedelinin alacak oranı nazara alınarak garameten paylaştırılması gerektiği belirtilerek, davanın kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraza ilişkindir. Muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında iddia, kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasındadır....
Dava TBK'nun 19.maddesi gereğince muvazaa hukuksal nedenine dayalı ... takibinin iptali istemine ilişkindir....yanağı bonoların her zaman düzenlenmesinin ve istenilen tarihte vade konulmasının mümkün olması dolayısıyla, davalılar arasındaki bono tanzimine dayanak ve muvazaalı olduğu iddia edilen alacağın varlığının davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği gözetildiğinde, mahkeme red gerekçesi hatalı ise de; davacı vekilinin temyiz aşamasında, 14.12.2016 tarihli ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi yazısı ekinde Uyap üzerinden gönderdiği dilekçede; “...ticari plaka ile taşınmazın satıldığı, satışın kesinleştiği, davanın konusuz kaldığı...” belirtildiğinden, bu hususta bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
in yaptığı icra takibinin iptali ile hacizlerinin kaldırılmasını ve kendi icra dosyasının, SGK nezdindeki haciz sıralamasında 1. sıraya çıkarılmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava her ne kadar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesine istinaden açılmış muvazaa nedeniyle iptal davası ise de, gerçek amacının davalı ....'in haciz sıra cetvelinde 1. sırada olması nedeniyle bu sıranın iptali istemi olduğu, takip hukukuna yönelik bir dava olduğu, bu nedenle de uyuşmazlığın genel mahkemelerin görev alanı içerisine girdiği, takip hukukuna ilişkin olan bu davaya bakmaya, Bursa Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiştir....
dan satın almış olduğu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile adına tescilini, tüketici mahkemesi sıfatıyla Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde istemiş olduğu ve bu dosyanın derdest olduğu düşünülerek, bu dosyanın İİK'nun 277 ve devam maddeleri gereğince tasarrufun iptali davası olduğu, tasarrufun iptali davalarında geçici aciz vesikası veya kesin aciz vesikasının bulunması dava şartlarından olduğu dosya kapsamındaki Erzurum 4. İcra Müdürlüğünün 2014/13218 Esas sayılı icra takip dosyasında borçlu ... ve İlke Otomotiv hakkında geçici veya kesin aciz vesikasının bulunmadığından dolayı dava şartı yokluğundan davacının davasının reddine; karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre davanın niteliği itibarıyla TBK'nın 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davası olduğu anlaşılmaktadır....
Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemlerin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı işlemin iptali (tapu iptali) istemine ilişkindir. Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK'nın 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davası olduğu açık olup mahkemece davanın İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılan tasarrufun iptali davası olarak nitelemesi isabetli değildir. Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. İİK 277. maddesinde sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılır. Oysa muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tespit ettirmeyi amaçlar....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dosya içeriğine, temyizin kapsamına, uyuşmazlığın muvazaa nedenine dayalı senet ve icra takibinin iptaline ilişkin bulunmasına göre, temyiz inceleme görevi Yargıtay Yasası’nın 14. maddesi ve Başkanlar Kurulu kararı uyarınca Yargıtay 17. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine 07/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dava dilekçesindeki ileri sürülüşe ve yargılama aşamasındaki açıklamalara göre, dava niteliği itibariyle BK.nun 18. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır. Yüzeysel bakıldığından iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. Davacının iddiasına göre bu davadaki amacı alacaklarını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. İİK.nun 277. ve izleyen maddelerinde düzenlenen iptal davası açma hakkı davacının genel hükümlere muvazaaya dayanarak dava açmasına engel değildir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre, davanın İİK.nun 277. ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu yolundaki mahkemenin kabulüne katılma imkanı yoktur....


