, borçları karşılayamıyor ve borçlar mirasçılar tarafından da ödenmiyorsa, feragat eden ve mirasçıları, ölümünden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan almış oldukları karşılıktan, mirasın açılması anındaki zenginleşmeleri tutarında sorumludurlar (TMK. m. 530); ayrıca, murisin yerleşim yeri sulh hâkiminden, tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alması talep edilebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun, "Mirasçıların alacaklılarının korunması" kenar başlıklı 617. maddesinde; "Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler....
nın şirketteki paylarını devretmesi ile devredilen bu paylarla borçlu... ve diğer davalıların ilgisi olmayıp tasarrufun iptali davasında davalı olarak gösterilmelerinin mümkün olmadığını belirterek bu davanın reddine, birleşen dosya yönünden ise, mirasın reddi tarihinden itibaren 6 aylık hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçmiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ...vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı Zeynep Kaplan vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir. 2-Birleşen dava, İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Kural olarak mirasın reddi bağışlama sayılmaz. Ancak borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla mirası reddetme işlemi tasarrufun iptali davasına konu olabilmektedir....
Somut olayda, borçlunun, usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte borçlu muris Şemsettin Suruç'un borca batık olarak vefat etmiş olması nedeniyle, TMK'nun 605/2. maddesi uyarınca mirası reddetmiş sayıldığını, mirasın reddedildiğinin tespiti için Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/153 Esas sayılı dosyası ile mirasın hükmen reddinin istendiğini, davanın derdest olduğunu, bekletici mesele yapılmasını, kendisine ödeme emri gönderilmesinin hatalı olduğunu, muhtıra gönderilmesi gerektiğini ileri sürerek, ödeme emrinin ve takibin iptali talebiyle icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır....
Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 22/05/2014 NUMARASI : 2013/359-2014/363 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.02.2012 gününde verilen dilekçe ile mirasın reddinin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.05.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Davacı vekili, davalının görmüş olduğu eğitim hizmeti karşılığı davacı şirkete olan borcu nedeniyle Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.06.2011 tarihli ve 2011/959 Esas, 1277 sayılı Kararı ile verilen muris İ.. B..'ın mirasının davalı tarafından reddine ilişkin kararın iptalini istemiştir. Davalı, davacıya cevap vermemiştir. Mahkemece davalı, murisin 02.03.2011 tarihinde vefatı üzerine, Adana 4....
(TMK m. 609) Yasal mirasçıların murisin ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde mirası reddetmeleri gerekir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Böyle bir davada sulh hukuk mahkemesi hakiminin görevi reddin süresinde olup olmadığı ve ret edenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, Türk Medeni Kanununun 609. maddesi uyarınca ret beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir. Mirasın kayıtsız ve şartsız reddine ilişkin beyan sulh hukuk mahkemesine ulaştıktan sonra bu beyandan tek taraflı olarak dönülemez. Mirasın gerçek reddi beyanı mahkemeye ulaştıktan sonra ret beyanından, ancak mirasçıların tamamının muvafakatiyle veya açılacak olan reddin iptali davasının kabulü halinde dönülebilir....
ın vefat etmesi ile davaya konu borçtan dolayı mirasçılarının sorumlu olduğundan müvekkili Kurumun tesis ettiği işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacıların, mirası reddettiklerine ilişkin herhangi bir belge ile Kuruma başvurmadan, doğrudan Kurum aleyhine dava açtıklarını, davalı kurumun, davacıların dava dışı şirket yetkilisi ...'dan kalan mirası reddettiklerini re'sen gözetecek durumda olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ödeme emirlerinin davacılara 26.06.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davanın yasal süresinde açıldığı, ödeme emirlerinin dava dışı ...Mob Mobilya ve Ahşap İmalat San ve Tic. Ltd....
Sayılı dosyasından ortaklığın giderilmesi davası açtığını, ancak ilgili icra dosyasının --------- Sayılı dosyasından iptaline karar verildiğinden, ortaklığın giderilmesi davası da dava şartı yokluğu nedeniyle reddedildiğini, 02/05/2017 tarihinde davalının kardeşi --------- yaptığı,--------- Sayılı dosyasından verilen karara karşı yaptığı temyiz başvurusu ------- Sayılı dosyasından; "...davada taraf olmayan ve hukuki yararı bulunmayan --------- temyiz dilekçesinin REDDİNE" karar verilmiş ve mirasın reddi kararı kesinleştiğini, -------- tüm mirasçıları mirası reddettikleri için mirası reddeden mirasçıların mirasçı olduklarına dair ---------- Sayılı dosyasından çıkartılan 03/06/2015 Tarihli veraset ilamının iptali için; --------- E....
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde ve yargılamanın tüm aşamalarında taleplerinin 6183 sayılı Kanunun 24 vd. maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali olduğunu beyan etmiştir. Yerel mahkemece 07.02.2017 tarihli duruşma zaptında “HMK 320/2 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 6383 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali davası olduğu görülmüştür.” şeklindeki tespite rağmen 2 numaralı ara kararda “Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, "Mirasın hükmen reddinin iptali" davası olduğunun tespitine, HMK 140/3 maddesi uyarınca tahkikatın bu tutanak esas alınarak yürütülmesine” denilmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6183 sayılı Kanun'un 30 uncu vd. maddesi gereğince mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 30 uncu vd. maddeleri. 3. Değerlendirme Davacı vekili, dava dilekçesinde taleplerinin 6183 sayılı Kanun'un 30 uncu vd. maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali olduğunu beyan etmiştir....
tarafından TMK'nın 605/2 maddesi uyarınca mirasın hükmen reddinin tespiti ile tesciline karar verildiği, kararın 21/11/2023 tarihinde tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine kesinleştiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME :Dava; bankacılık işlemlerinden genel kredi ve kefalet sözleşmesinden doğan alacağa dair başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı bankanın genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesi kapsamında, davalının murisi ...'dan alacaklı olup olmadığı, varsa ne miktarda alacaklı olduğu, davalının mirası hükmen reddedip etmediği, miras hükmen reddedilmiş ise, davacı bankanın murisin borçlarından dolayı davalıya müracaat edip edemeyeceği, bu kapsamda davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı noktasında toplanmıştır. TMK nun 618....


