Sulh Hukuk Mahkemesi'nde hasımsız bir dava açarak miras bırakanı annelerinden kendilerine intikal eden mirası kayıtsız ve şartsız reddedip red beyanlarının tescilini istemeleri üzerine mahkemece 27.03.2013 gün ve 2013/446-515 E.-K. sayılı kararla isteği kabul ederek ret beyanlarının aynen tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. (TMK m. 2) Mirasçı alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse alacaklılar red tarihinden itibaren altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. (TMK m. 617) Davalı borçlu ... tarafından miras reddedilmiş olup davacı vekili tarafından mirasın reddinin iptali davası açıldığı savunulmadığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi uygun görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir....
İcra Dairesinin ... sayılı esas dosyası ile aralarında borçlu ... hakkında da takip yapıldığı, ancak borçlunun ... tarihinde vefat ettiği geride davacıları mirasçı olarak bıraktığı, mirasçıların Serik ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve ... esas ve ... sayılı ilamı ile mirası kayıtsız şartsız reddedildiği takibin ise bu tarihten sonra başlatıldığı, dosya kapsamında davacılara karşı mirasın gerçek reddinin iptali yönünden de dava açılmadığı anlaşılmakla davacıların murisin borçlarından sorumlu olmadığı görülmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile Davacıların Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Alınması gerekli ...-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ......
(TMK m. 609) Yasal mirasçıların murisin ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde mirası reddetmeleri gerekir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Böyle bir davada sulh hukuk mahkemesi hakiminin görevi reddin süresinde olup olmadığı ve ret edenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, Türk Medeni Kanununun 609. maddesi uyarınca ret beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir. Mirasın kayıtsız ve şartsız reddine ilişkin beyan sulh hukuk mahkemesine ulaştıktan sonra bu beyandan tek taraflı olarak dönülemez. Mirasın gerçek reddi beyanı mahkemeye ulaştıktan sonra ret beyanından, ancak mirasçıların tamamının muvafakatiyle veya açılacak olan reddin iptali davasının kabulü halinde dönülebilir....
a tarafınca verilen dava vekaletnamesi bulunmadığını, kendi adına mirasın reddini isteyen avukatın vekaletnamesinde özel yetki bulunmadığından mirasın gerçek reddinin ve bunun dikkate alındığı mirasçılık belgesinin iptaliyle yeni mirasçılık belgesi verilmesi kararının doğru olmadığını, mirası reddettiğinin kabulü bir an için kabul edilse bile altsoyunun mirasçı olarak gösterilmesi gerektiğini, verilen kararın açıklanan sebeplerle hatalı olduğunu belirterek açıklanan ve re'sen nazara alınacak sebeplerle hükmün kaldırılmasını talep etmiştir. 2....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/98 esas 2020/142 karar sayılı kararı ile mirası reddettiklerini, bu sebeple mirasçı dahili davalılar ..., ..., ... ve ...'ın davada taraf sıfatı olmadığından, davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, dahili davalılar mirası reddettiğinden bu davada taraf sıfatı bulunmadığını, sıfat yokluğunun ise davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiğini, müvekkili ...'ın kefil olup müteveffa ... ve müvekkili ... tarafından kurulan şirketin, ticari faaliyetleri kapsamında borçlarını ödeyemez duruma geldiğini, ... vefat etmiş olup, eşi ve çocuklarının mirası reddettiğini, davacı tarafın borcun 225.000-TL'lik kısmını ...'den tahsil ettiğini, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun tahsil edilemeyen 35.103,51-TL üzerinden devam etmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın mirası reddeden dahili davalılar bakımından husumet yokluğundan, davalı ... bakımından ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Borçlular ... ve ... babaları...’in ölümü ile kendilerine intikal eden Üsküdar’da kain 1311 ada 173 parsel 3 nolu bağımsız bölümdeki kendilerine intikal edecek miras payının intikalini önlemek için mirası reddetmişlerdir. Mirasın reddi şeklinde gerçekleşen tasarruf tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açılmıştır....
Noterliğinin 07.01.2015 günlü ve 546 yevmiye sayılı mirasçılık belgesinde kendisine miras payı verildiğinden anılan mirasçılık belgesi, tapu kaydı ve mirasın reddinin tespiti arasında çelişki meydana gelmiştir. Mirasçılık belgesi verilmesi hususu Türk Medeni Kanununun 598. maddesinde düzenlenmiştir. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Muris ile mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında, mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir. Bu nedenle mirası reddeden (TMK m. 605/1) mirasçı veya mirasçılar varsa, düzenlenecek mirasçılık belgesinde, mirasçılık sıfatına sahip olan kişi veya kişiler ile miras paylarının gösterilmesi ve mirası ret durumuna işaret edilmekle yetinilmemesi; mirası ret nedeniyle, mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin de (kime kalacağının) gösterilmesi gerekir. O halde mahkemece, ... 10....
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalıların mirası reddettikleri için sorumlu tutulamayacakları, ancak mirasın reddinin davadan önce bilinmesinin mümkün olamayacağı için kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçeleriyle, davanın ve kötüniyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın esasen husumetten reddedilmiş olması nedeniyle maktu vekalet ücretine göre hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı ve davalıdan ayrı ayrı alınmasına 12.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
ın Adana 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.02.2018 tarih 2018/136 Esas 2018/247 Karar sayılı kararıyla mirası kayıtsız şartsız reddettiğinin tespit edildiği, dava dışı alacaklılar tarafından mirasın reddinin iptali istemiyle açılan davada Adana 15.Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.09.2021 tarih 2021/193 Esas 2021/28 Karar sayılı ilamıyla davalı ...'ın Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/09/2017 tarih ve 2017/1343- 1295 Esas ve Karar sayılı kararı ile muris ...'dan intikal eden mirasın reddinin iptaline, davalı ...'a muris ...'dan intikal eden miras payının tasfiyesine karar verildiği, ...'ın karara karşı istinaf yoluna başvurduğu, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesinin 15.04.2022 tarih 2022/1006 Esas 2022/602 Karar sayılı ilamıyla, ...'ın istinaf talebinin temyiz yolu açık olmak üzere reddine karar verildiği, kararın kesinleşip kesinleşmediği yönünde dosyada herhangi bir bilgi bulunmadığı, yine ...'...
Eğer mirasçı olabilecek kişi sarih irade beyanıyla, ya da Türk Medeni Kanunu’nun 610. maddesinin ikinci cümlesinde açıklanan davranışlarla mirası kabul etmiş ise, zaten yapılabilecek bir işlem kalmamıştır. Mirası hükmen red etmiş sayılan kişi, tereke alacaklıları aleyhine husumet yönelterek bu durumun tespitini isteyebileceği gibi, bunu def’i yolu ile de ileri sürebilir. Somut olayda, mirasçılar yargılama sırasında miras bırakanın ödemeden aciz ve borca batık olduğu savunmasında bulunarak def’i yolunu tercih etmişlerdir. Mirasın hükmen reddinin her türlü delil ile ispatı mümkündür. Terekenin borca batık olduğunun tespitine karar verilebilmesi için; miras bırakanın ölüm tarihi itibariyle terekenin aktif ve pasifinin belirlenerek tereke pasifinin aktifinden fazla olması yanında; mirasçıların terekeye sahiplenme anlamına gelecek hukuksal bir işlemde bulunmamış olması da gereklidir....


