WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

AŞ. vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı tarafından açılan dava sonunda davanın reddine dair verilen karar Dairemizin; Mahkemece davacı tarafa HUMK.nin 75/2 maddesi uyarınca davacı tarafın isteğinin ne olduğu, davayı İİK.nin 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali davası mı yoksa Medeni Kanunun 617. maddesine dayalı mirasın reddinin iptali davası olarak mı açtıklarının açık ve net bir şekilde açıklattırılması ondan sonra taraf delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmadığı gibi kabule göre de mirasın reddine dair işlemin İİK.nin 277 ve devamı maddeleri uyarınca iptale konu olabilecek tasarruflardan olduğu halde mirasın reddi işleminin iptale tabi bir tasarruf olarak kabul edilmemesinin de doğru bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemenin direnme kararı nedeniyle Yargıtay HGK. tarafından...

TMK'nın VII. mirasçıların alacaklılarının korunması başlıklı 617. maddesi: "Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir. Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir." şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddede alacaklıların mirastan feragat sözleşmesinin iptalini isteyip isteyemeyeceği konusunda düzenleme yapılmamıştır....

nun mirasının ölüm anında borca batık olduğunun tespitiyle, davacılar yönünden hükmen reddinin tesciline karar verildiği ve verilen bu kararın Yargıtay 14 üncü Hukuk Dairesi tarafından onama- karar düzeltme talebinin reddi kararlarıyla 20.....2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır....

nun mirası kayıtsız ve şartsız olarak reddettiği ve bunun dava tarihinden önce gerçekleştiği, mirasın reddinin iptali için bir dava da açılmadığı anlaşılmakla, yasal mirasçı sıfatını kaybeden vasiyeti yerine getirme görevlisi de olmayan davalı ...’nun davanın açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; dava konusu vasiyetnamenin tenfizine, vasiyetnameye konu ... ili, ... İlçesi, Türlübey Mahallesi, ... Mevkiinde kain 105 ada, 45 parsel sayılı taşınmazın ve ... Mevkiinde kain 115 ada, 16 parsel sayılı taşınmazın murise ait tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazdaki hissesinin davacı adına tapuya tesciline, Köyiçi Mevkiinde kain 145 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı murise ait olmamakla; bu taşınmaz yönünden vasiyetin tenfizi talebinin reddine, davanın kabul red oranına göre belirlenen yargılama giderlerinin davalılar ... ve ...'...

Diğer yandan, TMK'nun 501. maddesine göre, mirasçı bırakmaksızın ölen kişinin mirası Devlete geçer hükmü uyarınca ... kızı .... ve ...'nin mirasçı bırakmadan öldüklerinin belirlenmesi durumunda mirası, görülmekte olan davada davalı sıfatını almış Hazine'ye geçebileceğinden ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca, kanunlar uyarınca Hazine'ye geçen taşınmazların zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmaması nedeniyle, bu hususların belirlenmesi durumunda davanın şimdiki gibi reddine, Hazine'nin de hasım gösterilmek suretiyle ... kızı .... ve ...'nin aldırılacak mirasçılık belgelerinde gerçek kişileri mirasçı bıraktıklarının tespit edilmesi durumunda ise, taraf teşkili sağlandıktan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanmış ve toplanacak deliller birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucunda davacılar lehine TMK'nun 713/2. maddesinde kazanma koşullarının oluştuğunun anlaşılması halinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekir....

Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddelerinde mirasın reddi düzenlenmiş olup, yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri belirtilmiştir. Mirasın reddi halinde, mirası reddedenler yönünden davaya devam edilemez. Bu halde mirası reddetmeyerek mirasçılığı devam edenlerin katılımı ile davaya devam edilir. Mirasçıların tamamının mirası reddetmeleri halinde Türk Medeni Kanunu' nun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Bu durumda, yargılama sırasında vefat eden davalının dava ehliyeti sona erdiğinden ve yasal mirasçıları tarafından da davalının mirası reddedildiğinden mirasın, Türk Medeni Kanunu' nun 612. maddesi gereğince sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi gerekir. Mirasın tasfiyesi işlemleri talebe bağlı işlemler olmayıp mirasın reddedilmesinin anlaşılması ile res'en yapılması gereken işlemlerdendir....

Türk Medeni Kanunun 617. maddesinde "malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflas dairesi, kendilerine yeterli güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler," hükmünü amirdir. O halde mirasın reddine ilişkin kararın davalıya tebliğ edilmediği hususu da nazara alınarak, davalıya mirasın reddinin iptali davası açmak için süre verilmesi, dava açılması halinde o davada yapılacak yargılama neticesine göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davacıların terekeden mal iktisap ettikleri ve borca batıklık iddiasının iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Kabule göre de; Davalı ... Hesabının rücuya tabi alacağı, zarar görenlere ödediği değil, gerçekten ödenmesi gereken miktar kadardır....

Uyuşmazlık Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davalılara karşı icra takibinin 30.11.2016 tarihinde başlatıldığı, itiraz üzerine 19.01.2017 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı, davalıların mirasın reddine ilişkin davalarını işbu davadan önce açtıkları, ancak bu davalardan birinin 21.09.2017 tarihinde, diğerinin ise 02.02.2017 tarihinde karara bağlandığı (başka bir deyişle eldeki dava açıldıktan sonra mirasın reddi davalarının hükme bağlandığı) gözetildiğinde, itirazın iptali davasının açıldığı tarih itibariyle mirasın reddinin gerçekleştiğinin kabul edilip edilemeyeceği, buradan varılacak sonuca göre konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulup, yargılama giderlerine bu çerçevede hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. D. Gerekçe 1....

Davalı ... savunmasında, bedeli paylaşıma konu taşınmazın sit alanı dışına çıkarıldığından bahisle borçlu adına tescilinin gündeme geldiğini, tescile ilişkin bu işlemlerin icra müdürlüğü tarafından verilen yetkiyle kendilerince takip edilerek tamamlandığını, taşınmazın bu şekilde borçlu adına tescil edildiğini, öte yandan Borçlu ...’ın mirasbırakanından intikal eden mirası alacaklılarının aleyhine olacak şekilde reddettiğini, kendileri tarafından mirasın reddinin iptali davası açıldığını ileri sürmesi ve bu hususların dosya kapsamındaki belgelerle ispatlanmış olması ayrıca davalı borçlu ... tarafından davacı aleyhine ikame edilmiş kambiyo senetlerine karşı şikayet davası ile ihalenin feshi davaları bulunduğu da sabit olması karşısında davalı alacağının muvazaalı olduğundan bahsetmek mümkün görünmemektedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 01.10.2012 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi, birleştirilen dosyada davacı vekili davalılar aleyhine 06.01.2011 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, terekenin borca batık olduğunun tespitine dair verilen 12.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili, davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dava, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Davalı vekili, mirasın hükmen reddinin .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/389 Esas sayılı dosyasında defi olarak ileri sürüldüğünü, açılan davanın yersiz olduğunu savunmuştur....

UYAP Entegrasyonu