WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

Eğer mirasçı olabilecek kişi sarih irade beyanıyla, ya da Türk Medeni Kanunu’nun 610. maddesinin ikinci cümlesinde açıklanan davranışlarla mirası kabul etmiş ise, zaten yapılabilecek bir işlem kalmamıştır. TMK md.610/2 hükmü uyarınca ; ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez.Mirasın hükmen reddinin her türlü delil ile ispatı mümkündür. Somut olayda; davalıların murisi ...’ın aleyhine başlatılan icra takibi sırasında 09/11/2009 tarihinde vefat ettiği; mirasçı sıfatıyla davalılar aleyhine icra takibine devam olunduğu, mirasçı- davalıların murisin vefatından önce terekenin borca batık olduğu yolunda itirazda bulundukları görülmüştür....

edineni veya evlatlığı ise borçlunun durumunu bildiğinin kabul olunacağı, bunun hilafını 3.kişi ancak 279.maddenin son fıkrasına göre ispat edebileceğinin hükme bağlandığı,somut olayda takip konusu borçların 21.8.2006 tanzim tarihli senetlerden kaynaklandığı, iptali istenen tasarrufların ise takip konusu borcun doğumundan sonra 6.11.2006 ve 8.11.2006 tarihinde gerçekleştiği, borçlu Halis Hakkı Karabulut'un ölümü üzerine mirası reddetmeyen mirasçılar aleyhine yapılan takiplerin kesinleştiği ve borçlu mirasçılar adına 28.11.2011 tarihli kat'i aciz belgelerinin ibraz edildiği, tasarruf tarihinden itibaren beş yıl içinde 1.7.2009 tarihlerinde her iki dosyadan da borçlu hakkında icra takibine başlandığı, dava önkoşullarının mevcut olduğu, davalı ...'...

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.04.2014 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.12.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: -KARAR- Davacı vekili, davacıların babasının 03.01.2012 tarihinde vefat ettiğini, davalı bankanın, murisin de ortak olduğu tasfiye halindeki .... aleyhine itirazın iptali davası açtıklarını, murisin ölmeden önce aczinin açıkça belirli olduğunu, bu nedenle mirasın hükmen reddedilmiş sayılmasını talep ve dava etmişlerdir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir. Dava, mirasın hükmen reddinin tespiti istemine ilişkindir....

ın mirasının reddinin tespiti istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacılar gerekçeli karar kendilerine tebliğ edilmeden 15.02.2016 havale tarihli dilekçeleriyle davadan feragat ettiklerini bildirmişlerdir Hüküm, davacılar tarafından davadan feragatleri yönünde karar verilmesi amacıyla temyiz edilmiştir. Yasal koşulların gerçekleşmesi halinde mirasçılar Türk Medeni Kanununun 605/1 maddesine dayalı dava açabilecekleri gibi, Türk Medeni Kanununun 605/2 maddesine dayalı dava da açabilirler. Gerçek ret, mirasçıların sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanı ile yapılır. (TMK m. 609) Yasal mirasçıların murisin ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde mirası reddetmeleri gerekir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir....

Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak, mirası kayıtsız şartsız reddettiklerini bildirdikleri, Mahkeme'nin 29.09.2011 tarih, 2011/308 Esas ve 2011/1433 Karar sayılı kararı ile mirasın gerçek reddinin tespit ve tesciline karar verildiği görülmüştür. Davacı tarafından eldeki dava, 27.04.2011 tarihinde açılmıştır. Dava tarihi itibariyle, davalıların mirasçı sıfatı, eş anlatımla pasif taraf ehliyeti bulunmamaktadır. En yakın mirasçıların tamamı tarafından reddedilen miras, iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (4721 sayılı TMK'nın 612/1. maddesi). Bu durumda; davacının, mirasın gerçek reddini tespit ve tescil eden Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle, Mahkemeyi harekete geçirerek iflas hükümlerine göre (...m.180, 208 vd.) tasfiye işlemlerine geçilmesini sağlaması, varsa, alacağını iflas masasına kaydettirmek üzere başvurması, gerektiğinde bu konuda iflas memurluğunu hasım göstermek suretiyle dava açması mümkündür....

Davalılar vekili, her ne kadar müvekkilleri mirası yasal süresi içerisinde reddetmemiş olsalar da, terekenin borca batık olması nedeniyle mirasın hükmen reddinin söz konusu olduğunu, murisin kredi sözleşmelerine kefil sıfatıyla imza attığı sırada fiil ehliyetinin bulunmadığını, muris kefilin hesap kat tarihindeki değil, ölüm tarihindeki borcunun hesaplanması gerektiğini, MK'nın 630. maddesi gereğince müvekkillerinin mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi neticesinde tasfiye payları ne ise borçtan o oranda sorumlu olacaklarını savunarak, davanın reddini istemiştir....

Hukuk Dairesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen mirasın reddinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan istinaf incelemesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince, davacılardan ...'nın istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....

Hukuk Genel Kurulu’nun, 19.11.2014 tarih ve 2013/12-2240 Esas 2014/929 Karar sayılı ilamında; borçluların mirası reddetmeleri nedeniyle borçlu olmadıklarına yönelik iddialarının borca itiraz niteliğinde olup, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süre içerisinde yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Dairemizce de, anılan karar doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilerek, Hukuk Genel Kurulu’nca kabul edilen ilke benimsenmiştir. “İmzaya itiraz dışındaki diğer bütün itirazlara borca itiraz denir. Anılan itiraz, ödeme, …sıfat itirazı gibi…. borçlunun borcu olmadığı, takip konusu senedin karşılıksız olduğu (veya kaldığı), hatır senedi olduğu, teminat senedi olduğu, anlaşmaya aykırı doldurulduğu, kambiyo senedinde tahrifat yapıldığı, borçlunun senedin düzenlendiği tarihte temyiz kudretine sahip olmadığı, mirası reddetmiş olduğu veya mirasın hükmen reddedilmiş olduğu gibi sebeplere dayanır” (Prof. Dr....

Mirasbırakanın tasarruflarının iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları bu yerleşim yeri mahkemesinde görülür. E) Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük Madde 38- Yasal ve atanmış mirasçılar, miras bırakanın ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde mirası reddedebilirler. Madde 39- Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir. Mirasçının mirası reddetmesi halinde, sulh hakimince düzenlenecek bir tutanakla reddeden mirasçının açık kimliği belirlenir ve ret beyanı mirası reddedene veya istem, bu konuda yetkisi olan vekil tarafından yapılmış ise vekiline imza ettirilip, hakim ve zabıt katibince imzalanır. Vekilin vekaletnamesi bu tutanağa eklenir. Süresi içinde yapılan ret beyanı mahkemece tutulan özel kütüğe işlenir....

İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece verilen hükmün usul ve yasaya, olaya ve oluşa ve dosyaya sunulan aynı konudaki emsal karar ve uygulamalara aykırı olduğunu, davada mirası reddettiklerinin hükmen tescilini gerektiren yasanın ve yüksek mahkemenin uygulamalarında yer alan hukuki esasların gerçekleşmediğini, davacının davasında toplanan tüm delillerin kararında mirasın reddinin hükmen tescilini gerektirecek bir hal bulunmadığını, mahkemece murisin malvarlığı üzerinde yeterli araştırma yapılmaksızın davanın kabulüne karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C....

UYAP Entegrasyonu