nın 31.05.2008 tarihinde vefat ettiğini, babasından boşanarak 2. evliliğini yaptığını, bu evlilikten çocuğu olmayınca davalıyı evlat edindiğini, kendisinden mirası kaçırmak amacıyla da sahibi olduğu tek taşınmazını davalıya satış yolu ile temlik ettiğini, saklı payının zedelendiğini belirterek öncelikle saklı payına tekabül eden oranda tapu kaydının iptal edilerek adına tesciline karar verilmesini, bu mümkün olmazsa saklı pay bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı; söz konusu satışın gerçek satış olduğunu, saklı pay ihlal kastının olmadığını, davacının sağlığında murisi hiç arayıp sormadığını, cenazesine bile gelmediğini belirterek davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda tapu iptali ve tescile yönelik davanın reddine, tenkis davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasın reddinin iptali davasının 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 617 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davalının Sulh Hukuk Mahkemesine 07.09.2012 tarihinde başvurarak mirası reddettiğine dair beyanda bulunduğu ve anılan mahkemece 23.10.2012 tarihinde mirasın reddine karar verildiği görülmüş olup, bu davanın red tarihinden itibaren 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı anlaşılmıştır. 3....
"Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir. Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir.”(TMK m 617) Söz konusu hükmün lafzından malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçının, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirastan feragat etmesi halinde de feragatin iptalini isteyebilme yönünde bir sonuç elde edilememektedir. Feragat, mirasbırakanın ölümünden önce gerçekleşen bir hukuki işlemdir. Mirasın reddi ise, mirasbırakanın ölümünden sonra gerçekleşir....
Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.01.2014 gününde verilen dilekçe ile mirası reddin iptali istenmesi üzerine Dairemizin 2015/6383 Esas, 2016/179 Karar ve 12.01.2016 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 03/05/2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Dava, mirası reddin iptali isteğine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin alacaklısı olduğu ... İcra Müdürlüğünün 2013/4800 Esas sayılı takip dosyasında muris ...'...
Eğer mirasçı olabilecek kişi sarih irade beyanıyla, ya da Türk Medeni Kanunu’nun 610. maddesinin ikinci cümlesinde açıklanan davranışlarla mirası kabul etmiş ise, zaten yapılabilecek bir işlem kalmamıştır. Mirası hükmen red etmiş sayılan kişi, tereke alacaklıları aleyhine husumet yönelterek bu durumun tespitini isteyebileceği gibi, bunu def’i yolu ile de ileri sürebilir. Somut olayda, mirasçılar icra takibine yaptıkları itirazda def’i yolunu tercih etmişlerdir. İşte bu halde mirasın reddedilmiş olduğunun kabulü gerekir. Mirasın hükmen reddinin her türlü delil ile ispatı mümkündür....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.10.2010 gününde verilen dilekçe ile mirasın reddinin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, TMK'nın 618. maddesi gereğince mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir....
Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/02/2014 NUMARASI : 2013/390-2014/89 Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.07.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasın reddinin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir. Davalılar vekili davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece taraf ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir. Davacıların murisi, davalıların murisinin alacaklısıdır. Kanun koyucu murisin alacaklılarına mirasçıların mirası ret hakkından mahrum olduklarının tespiti davası açma imkanı tanımıştır....
şikayet yoluyla iptalini istemekte hukuki yararları bulunduğunu, o halde mahkemece henüz mirası red davası açmamış bulunan diğer mirasçılar yönünden de 3 aylık red süresinin dolmasından önce gönderilen borç muhtırasının gönderilmesi işleminin iptaline, takibin iptali ve sair işlemlerin iptali istemlerinin ise reddine karar verilmesi gerekirken talebin tümden reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın davacılar ..., ..., ..., ... yönünden kabulü ile iş bu davacılar yönünden ......
(TMK m. 609) Yasal mirasçıların murisin ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde mirası reddetmeleri gerekir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Böyle bir davada sulh hukuk mahkemesi hakiminin görevi reddin süresinde olup olmadığı ve ret edenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, Türk Medeni Kanununun 609. maddesi uyarınca ret beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir. Kural olarak, mirasın kayıtsız ve şartsız reddine ilişkin beyan sulh hukuk mahkemesine ulaştıktan sonra bu beyandan tek taraflı olarak dönülemez. Mirasın gerçek reddi beyanı mahkemeye ulaştıktan sonra ret beyanından, ancak mirasçıların tamamının muvafakatiyle veya açılacak olan reddin iptali davasının kabulü halinde dönülebilir....
Ancak borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla mirası reddetme işlemi tasarrufun iptali davasına konu olabileceği, mirasın reddine dair işlem ile terekenin açılmasıyla borçlunun aktifine geçecek olan mal para vs. değerler karşılıksız olarak diğer mirasçılara geçeceğinden borçlunun mirasın reddine ilişkin tasarrufu diğer iptal koşullarının oluşması halinde iptale konu olabilecek tasarruflardan olduğu, dolayısıyla davacının talebi mirasın reddine ilişkin tasarrufun iptaline yönelik olduğundan taraf delillerinin toplanması dava konusu tasarrufun 6183 Sayılı AATUHK'nun 24,27,28,29 ve 30. maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın TMK'nun 617 maddesininde düzenlenen mirasın reddinin iptali davası olarak nitelendirilmesinin yeride olmadığı gerekçesi ile bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece, davalı ...’in mirası reddetmeseydi kendisine vasiyetten düşecek olan hisse miktarı, bilirkişi raporundaki...


