"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL - TAZMİNAT Taraflar arasında görülen davada; Davacılar; mirasbırakanları...’nin maliki olduğu 12 nolu bağımsız bölümü kızı ...’in damadı olan davalıya mirastan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00-TL tazminata karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, dava konusu taşınmazı konut kredisi kullanarak bedeli karşılığında edindiğini belirterek davanın reddini savunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Dava dilekçesinde, evlatlık ilişkisinin kaldırılması ve mirastan ıskat istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bilgi ve belgeler okunup gereği düşünüldü: Davacılar vekili, asliye hukuk mahkemesine verdiği dava dilekçesinde, davacılar ile davalı ... arasındaki evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını, bu talepleri yerinde görülmediği takdirde davalının davacıların mirasından ıskatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, aile mahkemesi sıfatı ile verilen kararda, yargılama sırasında vefat eden ... tarafından açılan davanın TEFRİKİ İLE AYRI BİR ESASA KAYDINA, davacı ...'...
Varol'un mirastan mal karçırmak amacıyla muvazaalı olarak 111 ada 10 parsel sayılı taşınmazını 21.11.2001 tarihinde davalı ...’a, 114 ada 7 parsel sayılı taşınmazını 12.07.2004 tarihinde davalı ...’e satış suretiyle devrettiklerini, 111 ada 67 ve 109 ada 20 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti ile davalı ..., 111 ada 13 ve 113 ada 9 parsel sayılı taşınmazın ise davalı ... adına tescil edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile adına tesciline olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir. Davalılar, mirasbırakanları ... Varol'un daha önce de babaları ... Varol'a 132 ada 37 parsel sayılı taşımazı devrettiğini, aynı değerde olan başka bir taşınmazı da davacıya temlik ettiğini, mirasbırakanların mal kaçırma amaçlarının olmadığını, taşınmazları bedellerini ödeyerek satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı, çekişme konusu taşınmazların bedellerinin miras bırakan babası Ahmet Halıcılar tarafından ödendiği halde mirastan mal kaçırmak amacıyla 61 parseldeki 4 nolu meskenin ½ payı ile, 33 parseldeki 4 nolu meskenin tamamının murisin 2. eşi olan davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescile, mümkün olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında dava dilekçesini ıslah ederek; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak tapu iptal ve mirasçılar adına tescile karar verilmesi talep etmiştir....
Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. Somut olaya gelince; dosya kapsamındaki delillerden mirasbırakan ...’in mirastan mal kaçırmak amacıyla çekişmeli temliki yaptığını söyleyebilme olanağı yoktur....
dolayı mirasbırakanın sorumlu olmadığı, şirket defterlerinin incelenerek mirasbırakanın şirket adına ödeme yapıp yapmadığının tespiti gerektiği, davalı tanığı ...'...
e devrettiğini; muris tarafından yapılan işlemlerin mirastan mal kaçırma amacıyla yapılmış muvazaalı işlemler olduğunu ileri sürerek, 480 nolu parsel bakımından miras payları oranında tazminata, olmazsa tenkise; 191 nolu parsel bakımından da miras payları oranında tapu iptali-tescile, olmazsa tenkise karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, 480 nolu parselin mirasçı sıfatı bulunmayan dava dışı ...ye satıldığını, davalı ...'ye husumet düşmeyeceğini; 191 nolu parselle ilgili olarak da bakım görevinin yerine getirildiğini, işlemin mal kaçırma amacı taşımadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davaya konu edilen işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Getirtilen kayıt ve belgelerden: 1- a) Dava konusu 480 parsel sayılı taşınmazın tamamı muris ... adına kayıtlı iken, murisin bu taşınmazını 15.11.2002 tarihinde davalı ... kızı ...'...
ın 3 adet taşınmazını kadastro tespiti öncesinde davalılara devrettiğini, ancak işlemin muvazaalı olduğunu, mirastan mal kaçırmanın amaçlandığını, ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin dolduğunu belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece,çekişmeli taşınmaz tutanaklarının 28.01.2003 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi olan 04.09.2014 tarihinde 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesi ile evrak üzerinden davanın reddine karar verilmiştir....
yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, 4-Sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'...
Tekerrüre esas sabıkası nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğine ilişkin isabetsizliğin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür....


