WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de, Ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı hususlarının araştırılmasında ve satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 190. maddesinde, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir....

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. Öte yandan, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak tapu iptal ve tescil istenebileceği gibi, tazminat istenebileceğinde de kuşku yoktur. Davacılar, somut olayda tazminat isteğini tercih etmişlerdir....

gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabul ve uygulamaya göre de, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyu açısından koşullu salıverme süresine kadar uygulanabileceği, alt soy haricindeki kişiler yönünden ise, yoksunluğun, hapis cezasının infazına kadar devam edeceğinin gözetilmemesi ve Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: İddia, savunma, müşteki ve tanık beyanları, olay yeri görgü ve tespit tutanağı, sanığın Emniyet ve Savcılıktaki beyanları ve değer tespiti ile dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Hırsızlığa tanık olan ...'...

Ancak; 1-Yakınanın evinin kenarına bitişik ahırından büyükbaş hayvan ve deposundan değişik malların çalınması şeklinde tarif edilen eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu halde 142/2-g maddesinden hüküm kurulması, 2-Hayvanların sürülerek götürüldüğü müştekinin evinden, ... köyüne kaç saatte gelebilecekleri araştırılıp, saat 09.00 da Jandarma tarafından görülmüş olduğu gözetilerek, buna göre hırsızlığın gece sayılan zamanda işlenip işlenmediğinin tespiti ile karar verilmesi yerine, eksik araştırma ile sanıklar hakkında 5237 sayıl TCK’nın 143. maddesinin uygulanması, 3-Sanıklar hakıında hüküm kurulurken 5237 sayıl TCK’nın 143 maddesinin uygulanması ile belirlenen 3 yıl 6 aylık cezadan, aynı Yasanın 62. maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 11 ay yerine, 2 yıl 9 ay olarak cezanın belirlenmesi, 4-Sanık ... için, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme...

altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'...

Rektörlüğü Tıp Fakültesine vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda; Üniversite ile Sofya Tıp Fakültesi arasında yapılan yazışmalar neticesinde suça konu transkriptin sahte olduğunun belirlenmiş olması karşısında, yatay geçiş esnasında sunulan belgelerin ilgili mevzuat veya mutad uygulama gereği doğruluğunun araştırma yükümlülüğü bulunup bulunmadığı sorulduktan sonra, araştırılması zorunluluğu bulunduğunun tespiti halinde suça konu belgenin hukuki sonuç doğurmayacağı ve bu anlamda aldatma niteliğinin bulunmayacağı gözetilmeden, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler yönünden infaz tarihine kadar yoksun bırakılması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015...

Noterliği 4788 yevmiye numaralı ve 4 Mart 2008 tarihli vekaletnamenin verildiğini beyan etmesi karşısında; sanığın suç kastının tayini, savunmanın doğruluğunun ve gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, vekaletnamenin gerçekliği araştırılarak, kapsamının tayini ile gerekmesi halinde daha önceden bu suretle düzenlenmiş ve ödenmiş çeklerin olup olmadığının tespiti ile, sanığın başlangıçtan itibaren sahtecilik kastıyla hareket edip etmediği belirlenerek sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, 2- Kabule göre ise; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk...

isimli şahıs tarafından yönetilip yönetilmediğinin araştırılması, sanığın temyiz dilekçesinde bahsettiği üzere, borç miktarına göre ödeme yapmayı duruşmada kabul etmesine ve 40.000,00 TL bedelli teminat mektubunun katılan ... şirketinde bulunduğunu beyan etmesine göre, bilirkişi incelemesi yaptırılarak sanığın, katılan şirkete borcunun bulunup bulunmadığı teminatın bulunması halinde borcu karışlayıp karşılamadığı ile borç miktarının tespitinden sonra ödeme yapıp yapmadığı da gözetilip sonucuna göre, hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, kendi alt soyu dışındakiler bakımından da velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiği, bu yoksunluğun ise hapis cezasının infazına kadar sürdürülmesi gerektiği gözetilmeden sadece kendi alt soyu bakımından hüküm kurulması...

Ancak; 1-Kapı kilidini tornavida ile kırarak eylemi gerçekleştiren sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi yerine aynı Yasanın 142/2-d maddesiyle hüküm kurulması, 2-5237 sayılı TCK'nın 58/7. maddesinin uygulama koşullarının değerlendirilebilmesi için, sanığın tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyet hükmünün denetim olanağı verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi, 3-Sanık hakkında ceza uygulanması sırasında, 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesinin, aynı Kanunun 143. maddesinden önce uygulanması suretiyle, TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılmaması, 4-Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanması sırasında 1/6 oranında arttırım yapılırken cezanın 10 ay 25 gün yerine 10 ay 29 gün olarak tespiti ile fazla cezaya hükmolunması, 5-5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü...

UYAP Entegrasyonu