Ancak; Sanık hakkında lehe olan yasanın tespiti sırasında suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 522.maddesinin uygulanma ihtimaline binaen çalınan malların suç tarihindeki değerlerinin tespit edilip sonucuna göre karşılaştırmanın yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 1-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, 2-6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK'nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, sanığa yüklenen yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması sebebiyle sanığa yüklenemeyeceğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı ve sanık ...'...
tanıkların dinlenmesi ve katılanın traktör alıp almadığının trafik tescil bürosundan sorulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı, 2-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.02.2016 gününde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Hükümlü veya tutuklunun kaçması Hüküm : TCK'nın 292/1, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Suç tarihinin “07.07.2013” yerine “05.07.2013” yazılması, 2-Sanığın kolluk güçlerine teslim olduğunu beyan etmesi karşısında, TCK'nın 293. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tespiti bakımından, kendiliğinden mi teslim olduğu yoksa yakalanarak mı cezaevine alındığı araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması ve ayrıca TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının...
Ancak; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 tarih 2008/1-157 esas, 2008/74 sayılı ilamında açıklandığı üzere, tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK'nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, 2-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulamasında (a,b,c,d,e) bentlerinde belirtilen haklardan yoksunluğun hükmolunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendindeki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından yoksunluğun ise koşullu salıverilmesine kadar devam edeceğine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılamayı...
olduğu kararda açıklanıp gösterilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 143. maddesi ile uygulama yapılması, 4-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, II- Sanık ... hakkındaki hükmün temyiz incelemesinde; Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir....
hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi, Kabule göre de; TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten/ dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/05/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
salıverme tarihine kadar süreceği, alt soyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, 3-)Sanık Ö.....
" sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden fıkranın tamamını kapsar şekilde yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ile sanık ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen asıl ve birleşen davalarda; Davacılar, kök mirasbırakanları...’nun toplam 18 parça taşınmazınların bir kısmını kadastro tespitinden önce, bir kısmını ise kadastro tespiti sırasında oğlu ...’e devretiğini, temliki işlemlerin bedelsiz, mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek çekişmeli taşınmazların tapu kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline, olmazsa bedele ve tenkise karar verilmesini istemişlerdir....
in terekesinin tespiti, tespit edilen tereke mallarına tedbir koyulmasına karar verilmesi talep edilmektedir. 5718 sayılı MÖHUK'ün 4. ve 43. maddesi gereğince mirastan doğan davalarda ölen kimsenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu, müteveffanın dosyadaki trafik kayıtlarının incelenmesinde Türkiye adresinin "Yaylacık mah. 1020 sk. No.34 İç Kapı No.2 Buca/İZMİR" olduğu, bu adresin aynı zamanda terekenin tespitini isteyen müteveffanın eşi ...'in de mernis adresi olduğu anlaşıldığından tereke işlemlerinin yerleşim yeri mahkemesi olan İzmir 11.Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince İzmir 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 20/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi....


