WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : MADDİ-MANEVİ TAZMİNAT Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı ...’nun 3 numaralı bağımsız bölümünü mirastan mal kaçırma amacıyla davalı oğluna satış suretiyle devrettiğini, temlik tarihi itibariyla miras bırakanın taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığını, temlikten sonra mirasbırakanın taşınmazı muvazaalı olarak devrettiği iddiasıyla ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığını ve davalının taşınmazı üçüncü kişilere temlik ettiğini ileri sürerek, mirasbırakan tarafından yapılan temlikin geçersizliğinin tespiti ile, satış bedelinin faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davanın süresinde açılmadığını, miras bırakan tarafından aynı iddialarla açılan ve reddedilen davanın kesin hüküm teşkil ettiğini ve temlikin bedel karşılığında yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur....

Şti yetkilileri hakkındaki vergi tekniği raporlarının getirtilmesi, bu şirket yetkilileri hakkında belirtilen takvim yıllarında “sahte fatura düzenleme” suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi ve toplanan tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması, 2)Kabule göre de; a)Sahte faturaların en son 2008 yılının Aralık ve 2009 yılının Kasım aylarında KDV indiriminde kullanıldığı gözetilerek, 25.01.2009 ve 25.12.2009 olması gereken suç tarihlerinin, gerekçeli karar başlığında 2008-2009 olarak yanlış yazılması, b)5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu...

kullanıp kullanmadığını tespiti, dekont üzerinde sanığın imza ve yazı incelemesi yapılarak imzanın sanığa ait olup olmadığının belirlenmesi, katılanın ablasının kayınbabası olan ...'...

Asıl ve birleştirilen davada davalı ..., mirasbırakanın sağlığında mirastan feragat sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme gereğince ... Köyü 431 parselde 1.000 m²'lik kısmın ayrılıp davacıya verilmesi karşılığında davacının, mirasçılık haklarından feragat ettiğini ve mirasbırakanın mal varlığı üzerinde yapacağı tasarruflara itirazı olmayacağını kabul ettiğini; birleştirilen davada davalı ..., taşınmazı iyiniyetle dava dışı şahıstan edindiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır....

Bu nedenle HMK'nın 12. maddesi kapsamında....... kesin yetkili olacağı düşünülse de; HMK'nın 11. maddesi ile mirastan doğan davalarda, yetki hali özel olarak düzenlendiğinden yetkili mahkemenin tespiti bakımından HMK 11. madde hükmü esas alınmalıdır. HMK'nın 11/1. maddesi a bendinde "ölüme bağlı tasarrufun iptali" davasının murisin son yerleşim yerindeki mahkemede görüleceği ve 11/1. maddede bu yetkinin kesin olduğu düzenlenmiştir. Murisin ....... MERNİS sisteminden çıkartılan nüfus kaydına göre son yerleşim yeri "......HMK 114/1-ç maddesinde, yetkinin kesin olduğu hallerde, davanın yetkili mahkemede açılması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla HMK'nın 11/1-a, 114/1-c ve 115/2. maddeleri kapsamında......kesin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. .....Mahkemesince ise dava keyfiyet itibariyle muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. Öte yandan, muvazaa iddiasına dayalı davalarda mirasbırakanın kastının açık bir şekilde saptanması gerekmektedir. Bu kapsamda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun (TMK) 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla mükelleftir....

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/4446 Esas sayılı dosyasının 28.12.2012 tarihli oturumunda murisin ölmeden önce birçok şeyi çocuklarına devrettiğinin beyan edildiğini, davalıların mirastan faydalandığını, kaldı ki murise ait olup resmiyette satılmış gibi gözüken evde davalıların bedelsiz olarak oturmaya devam ettiklerini ileri sürerek davalıların murisin mirasını kayıtsız şartsız reddettiğinin tesciline karar verilen .... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/943-1404 E.K. sayılı kararın iptalini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davanın 6 aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddi gerektiğini, davalıların mirastan faydalanmadıklarını, murisin sağlığında malvarlığını satmış olabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur....

Davacı, mirasbırakanının 3420 ve 1160 parsel sayılı taşınmazlarını davalıya bağışladığı halde tapuda satış göstererek devrettiğini, yapılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, çekişme konusu taşınmazlarla ilgili olarak diğer mirasçılardan ......... tarafından, davalıya karşı ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve 05.06.2013 tarihinde kesinleşen 14.03.2013 tarihli, Esas 2012/406 Karar 2013/106 sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini ileri sürerek, miras payı oranında tapunun iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiş, aksi halde murisin terekesinin saklı payı oranında tenkise tabi tutularak 1/2 hissenin adına tescili ile 1/2 hissenin mirasçılar adına tesciline karar verilmesini, dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan bina ve eklentileri, sondaj kuyusu, ihata duvarı ve dikili ağaçların adına tespiti ile tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir....

ın ..ada ..parsel sayılı taşınmazdaki 41 nolu bağımsız bölümdeki 14/224 payı ile aynı yerdeki mesken vasıflı 8 nolu bağımsız bölümü intifa hakkını uhdesinde bırakıp, çıplak mülkiyetini satış göstermek suretiyle davalı oğluna devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve tescil istekli eldeki davayı açmıştır. Davalı, iddiaların doğru olmadığını, satışın gerçek olduğu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, mirasbırakanın davalıya yapmış olduğu temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir....

ın 1481 ada 8 parsel sayılı taşınmazını satış göstermek sureti ile davalı oğlu adına temlik ettiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, işlemin gerçek satış olduğunu mirasbırakanın davacılara da taşınmaz verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,dava konusu taşınmazın temlikinin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu