WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 1-5271 sayılı CMK’nın 147 ve 191. maddelerine aykırı olarak sanığın sorgusu yapılmadan mahkumiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2-Sanığın atılı suçu akşam ezanından sonra işlediğini beyan etmesi karşısında; suçun işlendiği saat kesin olarak belirlenip, hırsızlığın gece sayılan zamanda işlenip işlenmediğinin tespiti ile karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, 4-5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eylemlerinin...

olarak tanıttığının, ancak parmak izi araştırmasında sanığın gerçek kimliğinin ortaya çıktığının iddia ve kabul olunduğu olayda, sanığın aşamalarda, sık sık karakola gitmesi nedeniyle kolluk görevlilerince tanındığını, adının sehven ' ... '' yazıldığını savunması, ve dosyada mevcut kimlik tespit formunda sanığın kimlik bilgilerinin yazılmış olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkabilmesi açısından, sanığın yakalanmasına neden olan ''kullanmak için uyuşturucu bulundurmak'' suçuna ilişkin soruşturma ve/veya dava açılmışsa kovuşturma dosyası getirtilerek sanığın isminin ne şekilde yazıldığının tespiti ile sanığın hukuki durumunun sonucuna göre belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı, 2 - 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması...

nın esaslı bir şekilde araştırılarak olayla ilgili olarak bilgilerinin sorulması, suçun işlendiğine dair başka maddi deliller tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 1- 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, 2- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık...

aynı anda veya farklı tarih ya da tarihlerde verilip verilmediği araştırılıp, sonucuna göre senetlerin aynı anda verildiğinin tespiti halinde tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun TCK'nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, II) Adli emanetin 2009/437 ve 2010/81 sırasında kayıtlı belgeler hakkında bir karar verilmemesi, yasaya aykırı, III) TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık...

Bölge Çalışma Müdürlüğüne yaptığı bir müracaatının olup olmadığının araştırılması, ayrıca şirket muhasebecisi dinlenerek tüpgaz ödemesinin kime ne şekilde yapıldığı, karşılığında makbuz alınıp alınmadığı, makbuz alınması halinde sanığın bu miktar tüp alımı için makbuz sunup sunmadığının, makbuz sunulmaması halinde bu hususun nasıl muhasebeleştirildiğinin sorulması, işyerinde 25 kişinin çalıştığı iddiasına göre şirket çalışanlarının sayısı da dikkate alınarak, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak aylık tüp tüketiminin ne miktar olacağının tespiti ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm verilmesi, Kabule göre, TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis...

a ait banka hesaplarındaki tüm nakitleri çekerek tahsil ettiğini, tahsil edilen miktarların 1/2’lik kısmının, kendine ait miras hakkı olup, davalı tarafından elde tutularak mirastan faydalanmasının engellendiğini ileri sürerek, terekeye iade edilmesi gerekli olan 135.400,00 TL bedelden hissesine düşen 67.700,00 TL'nin edinim tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, bunun mümkün olmaması halinde ise, söz konusu tutarın mirastan denkleştirilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, babaları ...'un 2008 Haziran ayından ölümüne dek sürekli olarak yanında yaşadığını, kendisine vekaletname vererek, bankalardaki nakit parasının çekilmesini istediğini, çekilen paraların gerek şahsi giderler, gerekse, murisin şifai talimatıyla yakın çevresine yardım için kullanıldığını, davacının kendisinden herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir....

ın 106 ada 51 parsel sayılı taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla bağış göstermek suretiyle davalı gelinine devrettiğini ileri sürerek, miras payı oranında iptal ve tescile, mümkün olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir. Davalı, çekişme konusu taşınmaza yıllarca zilyet olduktan sonra kadastro tespiti sırasında adına tespit ve tescil edildiğini, Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereği 10 yıllık süre geçtikten sonra dava açılamayacağını, kaldı ki murisin bağış işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, muvazaalı işlem sözkonusu olmadığı gibi, davacının saklı payının da zedelenmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü....

ın, ... lehine yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebini içeren davanın ret kararı ile sonuçlandığı ve Yargıtayca onanarak kesinleştiği, ... 1.Asliye hukuk Mahkemesi'nin 2006/21 Esas, 2008/16 Karar sayılı kararı ile ...'ın, ... lehine yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebini içeren davanın ret kararı ile sonuçlandığı ve Yargıtayca onanarak kesinleştiği, ... 1.Asliye hukuk Mahkemesi'nin 2006/161 Esas, 2008/114 Karar sayılı kararı ile ...'ın, ... lehine yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebini içeren davanın kabul kararı ile sonuçlandığı ve Yargıtayca onanarak kesinleştiği, her ne kadar bozma ilamında, 2010 yılında alınan veraset ilamının iptaline ilişkin dava sonucunun beklenerek kimin husumete ehil olduğunun belirlenmesi gereğine işaret edilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere, ... 6....

e temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek suretiyle anılan parsel bakımından tapu iptal ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, aynı mirasbırakanın 203 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki payını davalı çocukları ... ile ...hani'ye temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun kabulünde de kural olarak bir isabetsizlik yoktur....

e satış göstermek suretiyle devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemişlerdir. Birleştirilen 2013/413 Esas sayılı davada davacılar, mirasbırakan babaları ...'ün, 1167 ada 14 parsel sayılı taşınmazı 02.11.1999 tarihinde davalı oğlu .. .. temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ..., dava konusu taşınmazı mirasbırakandan satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuş, birleştirilen 2013/66 Esas sayılı davası ile de; muris babasının 703 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki paylarını birlikte yaşadığı davalı ...'e yapmış olduğu temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payı oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini talep etmiştir....

UYAP Entegrasyonu