Yine aynı Yasa’nın 528. maddesine göre, “ Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin alt soyu için de sonuç doğurur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Kanun koyucu ölüme bağlı tasarrufların yapılması için iki farklı şekil şartı öngörmüştür. Bunlardan biri, mirasbırakanın tek taraflı yaptığı ve her zaman dönebileceği vasiyetname (MK 531-544), diğeri iki taraflı, bağlayıcı özelliği olan miras sözleşmesidir. Miras sözleşmesinin geçerli olması için Türk Medeni Kanunu'nun 545/I. maddesi uyarınca resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir. Mirastan feragat sözleşmesi, hukuki niteliği itibarıyla bir miras sözleşmesi olduğu için, yukarıda açıklanan kurallar mirastan feragat sözleşmesinin kurulmasında da geçerli olacaktır. 3.2.3....
Mahkemece; iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebinin reddine, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tenkis talebinin kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; "Hâl böyle olunca; öncelikle terekenin tespiti istemli olarak açıldığı anlaşılan Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/5 Esas sayılı dosyasının temini ile mirasbırakanın terekesinin denetime elverişli şekilde tespiti, tenkis hesabında TMK'nin 561. maddesi hükmü uyarınca davalının saklı paylı mirasçı olduğunun gözetilerek yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucunda hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken anılan hususların gözardı edilmiş olması doğru olmadığı gibi, 6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olarak davacıların faiz talebi hakkında hüküm kurulmamış olması da isabetsizdir." gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; tenkis talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir....
Dava; muristen intikal eden taşınmazların kadastro tespiti sırasında yalnızca davalılar adına tescil edilmesi sonucu tüm kamulaştırma bedelinin davalılara ödenmesi nedeniyle davalıların sebepsiz zenginleştikleri iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Somut olayda; davacının murisi olan .......'in vefatından sonra,.......'in eşi olan ....'in davalıların annesi olan Yosma ile evlendiği, her ne kadar davalıların .......'in yasal mirasçısı olarak görünmeseler de ....'dan babalarına intikal etmiş olan mirastan hak sahibi oldukları anlaşılmaktadır....
sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Fuhuş suçundan kurulan hükümde uygulama maddesinin TCK.nın 227/1. maddesi yerine, 227/2. yazılması, Fuhuş suçunun bünyesinde teselsülü barındırması nedeniyle tek mağdura karşı işlenen durumlarda zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeksizin ayrıca TCK.nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayini, TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velayet ..., vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2013...
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; a-TCK'nın 53/1. maddesi uygulanırken, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendindeki “velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun, sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoy dışındakiler bakımından ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemesi, b-Hükmolunan adli para cezaları ve yargılama giderlerinin; 5083 sayılı Kanunun 1. maddesi ile...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TENKİS Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakan babası ...’in 51, 124 ada 33 ve60 parsel sayılı taşınmazlarını kadastro tespiti sırasında davalı kızı ... ve diğer davalıların babası olan oğlu ... adına tescil ettirdiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, temlikler nedeniyle saklı payının ihlal edildiğini ileri sürerek 20.000,00 TL tenkis bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, çekişme konusu taşınmazlardan 33 parsel ve 51 parsel sayılı taşınmazların miras bırakan ile ilgisinin olmadığını, diğer taşınmazın ise mirasbırakandan satış yolu ile alındığını, davacının saklı payının ihlal edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır....
Davacılar, mirasbırakanlarının satın aldığı çekişmeye konu taşınmazı ikinci eşinin önceki evliliğinden olan kızı davalı adına kaydettirdiğini, görünüşte taşınmazı davalı satın almış gibi gösterildiğini, gerçekte taşınmazı murisin satın aldığını, amacın mirastan mal kaçırmak olduğunu ileri sürerek tapu iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemişler, yargılma devam ederken davadan feragat etmişlerdir. Davalı, davanın reddini savunmuştur....
Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır....
Davacı; asıl davada mirasbırakanı ...’nın maliki olduğu 1650 ada 21 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 25 no’lu bağımsız bölümü mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak oğlu davalı ...’a satış yoluyla temlik ettiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini birleştirilen 2011/440 esas sayılı davada mirasbırakanı ...’nın maliki olduğu 2751 ada 88 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 14 no’lu bağımsız bölümü ve 1 ada 135 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 42 no’lu bağımsız bölümü mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak oğulları olan davalılara satış yoluyla temlik ettiğini ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini, birleştirilen 2012/149 esas sayılı davada ise mirasbırakanın ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd....
murisin ölümü tarihinde yürürlükte olan mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 444. maddesi gereğince murisin füruu ile birlikte mirasçı olması nedeniyle mirastan 1/4 mülkiyet paya isabet eden 168 pay verilmesi gerekirken 126 pay verildiği, çocuklarına ise 72’şer pay verilmesi gerekirken 78’er pay verildiği, yine murisin oğlu .... ....... murisin ölümü tarihinde yürürlükte olan mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 444. maddesi gereğince murisin füruu ile birlikte mirasçı olması nedeniyle mirastan 1/4 mülkiyet paya isabet eden 168 pay verilmesi gerekirken 126 pay verildiği, çocuklarına ise 168’er pay verilmesi gerekirken 182’şer pay verildiği anlaşılmıştır. 2-Davalılardan Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Uyuşmazlık 8 ada 21 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt maliki ... .....’in mirasçılık belgesinin verilmesine ilişkindir....


