mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında mal nerede bulunuyorsa, orada da açılabilir. (3) Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.” 2. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun “Yerleşim yeri” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.”...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakanları ...’in adına kayıtlı ... parsel sayılı taşınmazını kadastro öncesi veya sırasında muvazaalı ve hileli işlemler ile davalı adına kayıt ve tescil ettirdiğini, yapılan işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, dava konusu taşınmazı dava dışı dedesi ...’tan 1986 yılında 100.000 TL bedel karşılığında satın aldığını, 1987 yılında yapılan tapulama tespiti sırasında adına tescil edildiğini, murisin dava konusu taşınmazla bir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur....
in yaşlılığı ve hastalığı sebebi ile direnme kudretinin yoksun olmasından faydalanan davalının zorlayarak ve kandırarak kadastro tespiti sırasında 125 ada 17 parsel ile 126 ada 3 parsel sayılı taşınmazları gerçekte murise ait olduğu halde bağış iddiasıyla adına tespit ve tescil ettirdiğini, öte yandan mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı hareket edildiğini ileri sürerek, tapu iptal ve miras payları oranında tescile karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, murisin kadastro memuru huzurunda taşınmazları bağışladığını beyan ederek tutanakları imzaladığını, muvazaalı işlemin sözkonusu olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu temlikin tarafların gerçek iradelerine uygun olduğu, tenkis isteğinin de bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili ile davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, dava konusu taşınmazı murisleri tarafından kadastro tespiti sırasında bedel ödenmeksizin davalı erkek çocuklarına devredildiğini, bu devir işleminin muvazaalı olduğunu ve kız çocuklarını mirastan yoksun bırakmak için yapıldığını ileri sürerek, miras payına isabet eden tapu kaydının iptali ile aynı oranda adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinden önce davalılara hibe yoluyla devredildiği ve kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içinde tespite itiraz edilmediği; öte yandan muvazaa olgusunun da ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL,TAZMİNAT Taraflar arasında görülen davada; Asıl ve birleşen davada davacılar, ortak mirasbırakanları ......’ın maliki olduğu dava konusu 42 parsel sayılı taşınmazı kadastro tespiti sırasında damadı...... 254 ada, 24 parsel sayılı taşınmazı da kızı Bahtiyar’dan olma erkek torunu ... adlarına tespit ve tescil ettirdiğini, 40 parsel sayılı taşınmazı ise tapuda satış göstermek suretiyle ...... adına tescilini sağladığını, temlik işlemlerinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, olası iptal tescil davalarını önlemek amacıyla durumu bilen ve bilmesi gereken konumunda olan üçüncü kişilere temlik ettiklerini ileri sürerek tapu kaydının iptal ve tescili olmadığı taktirde bedelin tazmini ve tenkise karar verilmesini istemişlerdir....
, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, c-)Suça konu çekin delil olarak dosyada saklanmasına karar verilmesi gerekirken müsaderesine hükmolunması, Yasaya aykırı, d-)T.C....
edilen ve bu hükmün Dairemizce 15.02.2012 günlü ilam ile incelenerek tekerrür uygulaması yönünden kabulde isabetsizlik görülmeyip, uygulanan ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı saklı tutulup hükmün bozulması sonrasında, sanık hakkında bozmaya uyularak verilen kararda 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3- 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki "velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun" sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, yasaya aykırı ise de; Yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususlarda aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan; hüküm fıkrasının 1-b bendindeki eylemin geceleyin işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCY'nın...
ile a, b, d ve e bentlerindeki hak yoksunluğun ise infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, ayrıca T.C....
Müdürlüğüne 3 gün içerisinde müracaat etmesi gerektiğine dair ihtarın sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabul ve uygulamaya göre de; a- Sanık hakkında TCK'nın 292/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken bu hükme yollama yapan 5275 sayılı Kanunun 105/A-8. maddesinin gösterilmemesi, b- TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması ve ayrıca TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 1-Hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesinin uygulanması sırasında 1/6 oranında indirim yapılırken cezanın 2 yıl 6 ay yerine 2 yıl 4 ay olarak tespiti ile eksik cezaya hükmolunması, 2-5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “...


