WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

ada 8, 18, 234 ada 7, 10, 11, 236 ada 30, 32, 244 ada 7, 14, 23, 245 ada 22, 42, 248 ada 91 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile, 242 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payı; 236 ada 26 ve 247 ada 6 parsel sayılı taşınmazların 1/4 payı ve 248 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1/7 payı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, çekişmeli taşınmazların tarafların müşterek murisi ... tarafından kendi miras bırakanları ... ’ya zilyetlik devir sözleşmesi ve hibe senedi ile devredildiğini, ... mirasçılarından ...’in muris ... tarafından mirasından men edildiğini ileri sürerek, ...'ya ait tapu kayıtlarının iptali ve ... dışındaki ... mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın 223 ada 2 ve 35 parsel sayılı taşınmazlar yönünden reddine, diğer parseller yönünden kabulüne; 223 ada 2, 21, 35, 233 ada 8, 18, 234 ada 7, 10, 11, 236 ada ...,...,......

Ancak, davacı tarafın da varlığını kabul ettiği gibi, gizlenen “bağışlama” sözleşmesi yönünden farklı bir değerlendirme yapak gerekir. 11.Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 1.4.1974 tarihli ve 1/2 sayılı içtihadı Birleştirme Kararı’nın somut olaya uygulanması söz konusu değildir. Zira anılan kararda, gizlenen bağışlama sözleşmesi, bu sözleşmenin de resmi şekil şartına tabi olması ve resmi memur önünde işlemin satış olarak zikredilmiş olması nedeniyle, “şekle aykırılık” nedeniyle geçersiz olduğuna karar verilmiştir. Oysa, anonim şirket hisse senetlerinin “taşınır mal” hükmünde olduğu, senede bağlanmamış pay senetlerinin devrinin ise “alacağın devre (temliki)” hükümlerine tabi olduğu, TBK’nın 184 ücnü maddesi uyarınca alacağın devrinin “adi yazılı şekle” tabi olduğu izahtan varestedir. Nitekim az önce zikrolunan hisse devir sözleşmesi vasıtasıyla “yazılılık koşulu” gerçekleşmiştir. Açıkça zikredilmese de her sözleşmenin bir taahhüt ve tasarruf safhası bulunmaktadır....

Bilirkişinin tespiti bu olmakla birlikte araç satış bedeline karşılık olmak üzere davalı tarafından düzenlenen ve aslı davacı vekili tarafından mahkeme kasasında saklanmak üzere teslim edilen bono incelendiğinde, bu bononun araç satış işlemi nedeniyle oluşan davalı borcunun ödenmesi amacıyla davacıya verildiği, 04/05/2017 tarihli araç satış sözleşmesinin 2.sayfasında bononun bütün unsurları belirtilmiş olup bu unsurların davacı tarafından dosyamıza teslim edilen bono ile tamamen uyuştuğu görülmüş, bono aslı halen davacının elinde olduğu için bono bedelinin ödenmediği, bu durumda araç devir sözleşmesi nedeniyle davalının üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği, davacı tarafından düzenlenen ve 09/10/2020 tarihinde tebliğ edilen ihtara rağmen davalının araç satış bedelini helen de ödemediği gibi, aracı da davacıya iade etmediği için davacı yönünden araç satış sözleşmesinin iptali koşullarının gerçekleştiği, bedeli ödenmediği halde davalı adına trafikte tescili yapılan araçla...

işe başlarken düzenlenen maaş ilavesi %5 kar payı ortaklığı %2,5 hisse oranı olarak değiştirildiğini 30/06/2017 tarihinde işbirliği sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3.1 maddesi ile 7 adet RES projesinin işletmeye geçmesinin ardından, davalı şirketin ......

(Muhalif) KARŞI OY Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz ... İlçesi, ...Mahallesi 3244 Ada 20 parsel de kayıtlıdır. Davalı ... Tekstil Gıda İnşaat ve Turizm San. Tic. Ltd. Şti. 20 parsel sayılı taşınmazı 13.03.2012 tarihinde tapuda yapılan satış işlemi ile malik olmuştur. Davalı, gerçekte bir satış olmadığını arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılan devir olduğunu savunmuştur. Dosyada mevcut 06.01.2012 tarihli "Düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi" incelendiğinde; davalı Şirket ile dava dışı arsa sahipleri S.S ... ... Evleri Konut Yapı kooperatifi ve... ve ... arasında imzalandığı görülmüştür. Sözleşme içeriğine göre; yüklenici şirket tarafından 7208 ada 6 numaralı parsel üzerinde projeye uygun yapacağı inşattan arsa sahiplerine 42 adet daire teslimi taahhüt edilmiştir....

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle muvazaa hukuksal nedenine dayalı şirket hisse devrinin iptali, miras payı oranında davacı adına tescili, mümkün olmazsa denlekleştirilmesi, bu mümkün olmadığı taktirde saklı pay oranında tenkis istemine istemine ilişkindir. Dava şartlarının bulunması davanın esasının incelenmesi için gerekli olduğundan davanın başından sonuna kadar var olmalıdır. Bu nedenle davanın başında öncelikle dava şartları incelenir....

Mahkemece, asıl davada davacı vekilinin dava konusu taşınmazlar ve araca yönelik tescil taleplerinin ayrı ayrı reddine, asıl davada davacı vekilinin alacak talebinin kısmen kabulü ile ; Şişlideki 12 nolu taşınmaz için taleple bağlı kalınarak 31.121,00 TL katkı payı alacağı, Başakşehir 183 nolu taşınmaz için taleple bağlı kalınarak 3.209,81 TL katkı payı alacağı olmak üzere toplam 34.330,81 TL katkı payı alacağının dava tarihinden başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Başakşehir 183 nolu taşınmaz için 20.800,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, araç için 33.577,05 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karşı davadaki tüm taleplerin ise ayrı ayrı reddine karar verilmiştir....

Sözleşmenin ve buna bağlı temlikin, değinilen bu özellikleri nedeniyle, taşınmazı inanç sözleşmesi ile satan kimsenin artık sadece, ödünç almış olduğu parayı geri vererek taşınmazını kendisine temlik edilmesini istemek yolunda bir alacak hakkı; taşınmazı, inanç sözleşmesi ile alan kimsenin de borcun ödenmesi gününe kadar taşınmazı başkasına satmamak ve borç ödenince de geri vermek yolunda yalnızca bir borcu kalmıştır. İnanç sözleşmeleri, tarafların karşılıklı iradelerine uygun bulunduğu için, onlara karşılıklı borç yükleyen ve alacak hakkı veren geçerli sözleşmelerdir. Anılan sözleşmelerde, taraflar, sözleşmenin kendilerine yüklediği hak ve borçları belirlerken, inançlı işlemin sona erme sebeplerini; devredilen hakkın inanılan tarafından inanana iade şartlarını, bu arada tabii ki süresini de belirleyebilirler. Bunun dışında, akde aykırı davranışın yaptırımına da sözleşmelerinde yer verebilirler....

Somut olayda, davacı taraf, ticari plaka satış sözleşmesinin iptali ile trafik sicil kaydının miras payı oranında adına tescilini, olmadığı takdirde araç ve ticari plaka hat bedelinin tespiti ile miras payına isabet eden bedelin faizi ile birlikte tahsilini ayrıca, dava konusu aracın temlik tarihinden itibaren davalı tarafça işletilmesinden kaynaklı kazanç kaybı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL’nin devir tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep ederek davayı açmıştır. Dava konusu aracın ve ticari plaka hat bedelinin dava tarihindeki değeri mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesine bağlı olabileceğine göre, dava değerinin dava açarken tam ve kesin olarak davacı tarafından belirlenmesi mümkün bulunmadığından, davanın belirsiz alacak davası olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Ne var ki mahkemece bu yönde bir işlem yapılarak dava değeri belirlenmediği gibi harçta ikmal edilmeden sonuca gidilmiştir....

daki 21 nolu bağımsız bölüme yönelik katkı payı alacağının yukarıda belirtilen Daire ilke ve uygulamaları esas alınarak hesaplanıp hüküm kurulması gerekirken dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle yalnızca kıdem tazminatı ile 0.00616488 oranında katkısının bulunduğu kabul edilerek hüküm kurulması doğru değildir. b) Davalılar-birleşen davada davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Davacı mirasçı sağ eşin mal rejiminin tasfiyesi nedeniyle talep ettiği ve terekeye ait borç sayılan alacak miktarından, davanın mirasçılar arasında görülmesi nedeniyle, davacı da dahil bütün mirasçılar miras payları oranında sorumludurlar. Buna göre, asıl dava konusu araç yönünden hüküm altına alınan miktardan davalıların miras payları oranında sorumlu olmaları gerekirken müteselsilen sorumlu tutulmaları da doğru olmamıştır....

UYAP Entegrasyonu