Kredi borcunun araç devrinden kısa bir süre önce kapatıldığı dikkate alındığında kredinin aracın devrinin yapılabilmesi için kapatıldığının, devir parası ile kredi kapatma işleminin yapıldığının hayatın olağan akışına göre kabulü gerekir. O halde, mahkemece kredinin devirden kısa bir süre önce yapılan ödemesinin borç olarak değerlendirilerek yukarda açıklanan Dairemiz'in ilke ve uygulamalarına göre, yapılacak alacak hesabına göre karar verilmesi gerekirken delillerin hatalı değerlendirilmesi ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir....
Şirketi vekili süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış, 16/02/2016 tarihli ön inceleme duruşmasında, müvekkilinin taraflar arasındaki marka devir sözleşmesi ve marka satışıyla bir ilişkisi bulunmadığını, aynı markalı ürünlerin satışının yapılması nedeniyle isminin kullanıldığını, diğer davalı ... şirketi ile aralarında bir bağlantının bulunmadığını, müvekkili hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. MAHKEME KARARI: Bakırköy 2....
Buna göre alacağın devrini öğrenen borçlu, devir olmasaydı önceki alacaklıya karşı ne tür defiler ileri sürebilecekse, aynı defileri yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir. Devredilen alacağın konusu, yüklenicinin arsa payı karşılığı arsa sahibi ile yaptığı sözleşme uyarınca hak kazandığı gerçek alacak ne ise o olacağından, alacağı devreden yüklenicinin arsa sahibinden hak kazanmadığını üçüncü kişiye devretmesi arsa sahibi bakımından önemsizdir. Somut uyuşmazlıkta, kat irtifakı kurulu ... parsel sayılı taşınmazda mesken niteliğindeki 31 numaralı bağımsız bölüm kat irtifakı nedeniyle, 02.02.2016 tarihinde Yaver Kavacık adına tescil edildiği tapu kaydında görülmektedir. Davalı arsa malikleri ...-...-...-...-...-...-... ve dava dışı arsa maliki ... Yaptırma ve Yaşatma Derneği ile davalı yüklenici ... Müh.Mim.İnş.Turz.Tıbbi Ürn....
Davalı ..., 1521 ve 8370 ada 4 sayılı parsellerin mirasbırakan ile bir ilgisinin bulunmadığını, üçüncü kişilerden satın aldığını, çekişmeli 2327 ada 14 sayılı parseli ise henüz arsa iken ½ payını mirasbırakandan bedeli karşılığında aldığını, diğer paydaş ile birlikte üzerine beş katlı on daireden oluşan bina inşa ettirdiğini, davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili, dava edilen bir kısım taşınmazların mirasbırakan ile bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilleri tarafından bedeli ödenmek suretiyle üçüncü kişilerden satın alındığını, dava konusu bir kısım taşınmazların ise bedeli mirasbırakana ödenmek suretiyle temlik alındığını, satışlarda muvazaa bulunmadığını, davalı ..., çekişmeli taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, boşanma davası nedeniyle eski eşi olan diğer davalı ...’e devretmek zorunda kaldığını, davalı ..., çekişmeli payı maddi ve manevi tazminat ile katkı payı alacağı nedeniyle boşandığı eşi ...’tan devir aldığını, muvazaa bulunmadığını belirterek davanın reddini...
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve Birleşen dava inanç sözleşmesi gereğince davacı tarafından asıl davalı------- devir edilen birleşen davalı----- paylarının davacıya ait olduğunun tespiti, payların davacı adına devir ve tescili istemine ilişkindir. ----- sayılı bozma ilamı uyarınca husumetin şirket ve payı devralan ortağa birlikte yöneltilmesi gerektiğinden birleşen davalı şirket hakkında dava açılması için verilen süre sonrası ----- Ticaret Mahkemesine açılan davanın ----- sayı ile iş bu dava dosyamız ile birleştirildiği görüldü....
Buna tarafların imzaları noterde tasdik edilmiş yazılı pay devir sözleşmesine, ortaklar genel kurulunun onay vermesi, pay devrinin pay defterine kaydedilmesi ve ticaret siciline tescil edilmesi gerekir. TTK.m.595/2 gereğince pay devri genel kurulun onayı ile gerçekleşir. Somut olayda taraflar arasında imzaları noterce tasdikli bir pay devir sözleşmesi ve bunu onaylayan bir genel kurul kararı yoktur. Dolayısıyla pay devrinin pay defterine yazılması ve tescili de söz konusu değildir. Bu durumda, limited şirket pay devrine ilişkin asgari yasal koşullar oluşmadığından, davacının dava dışı şirkete ortak olduğunun kabulü mümkün değildir....
Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237....
İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı sayılı dosyalarına konu alacaklarla ilgili herhangi bir ödeme yapılmadığını ve ipotekli taşınmazın satım bedeli dışında herhangi bir tahsilat imkanı olmadığını, müvekkili banka tarafından tahsil kabiliyeti olmadığı değerlendirilen bu alacak hakkının, .... Noterliğinin 10/08/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı tahsili gecikmiş alacak devir/temlik sözleşmesi ile diğer davalı varlık yönetim şirketine temlik edildiğini, temlik işlemi sebebiyle müvekkili bankanın alacaklı sıfatının kalmadığını, bu davanın da müvekkili banka açısından husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı ... ile müvekkili banka arasında keşide edilen 16/06/2019 tarihli protokolün, borç tasfiye protokolü olmadığını, protokolde taşınmazın ihale bedelinin, tespiti yapılan alacak tutarından mahsup edileceğinin belirtildiğini ve davacı ...'a, açmış olduğu ihalenin feshi davasından feragat etmesi kaydıyla, icrai satış neticesinde müvekkili banka adına tescili yapılan ......
a devir edildiği, dava dışı işçinin bu kurum aleyhine işçilik haklarına dayalı dava açtığı, kabulüne karar verildiği, dava dışı bu kurumun davacı ile olan protokolü nedeniyle ödediği işçilik haklarını davacıdan rucuan tahsili istemli dava açtığı ve bu davanın kabul edildiği, davacının ödeme yaptığı, sonrasında da taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalıdan rucuan tahsili için işbu davayı açtığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki çekişme, davacının, dava dışı işçi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı işçilik haklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ve ekleri uyarınca davalıların rucuan tahsili koşullarının gerçekleşip gerekçeleşmediği noktalarında toplanmaktadır. Davalı, dava açıldıktan sonra ölmüş, mirasçıları davaya dahil edilmiştir....
Kararı, asıl ve birleşen davada davalılar vekili temyiz etmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2) Davacı yüklenici ile davalıların murisi arasında 06.01.1998 tarihinde .. parsel için arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olup, işin yürütülmesi sırasında taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapılması nedeniyle taşınmazın .. ada 1 ve 4 parseller ile .. ada.. parsele revizyon gördüğü anlaşılmıştır....


