Miras bırakan Mükremin'in 21.10.2008 tarihinde vefat ettiği, davacıların ilk eşten olma çocukları davalının 2.eş oldukları, murisin 29 parsel sayılı taşınmazını 21.12.2000 tarihinde intifa hakkını uhdesinde bırakarak satış suretiyle davalıya temlik ettiği, bilahare taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulduğu ve oluşan 28935 ada 2 nolu imar parselinin 56/2400 payı ile 28967 ada 8 nolu imar parselinin 4/2400 payının davalı adına tescil edildiği kayden sabittir. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir....
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada yerel mahkeme protokolünün şirket payı devir sözleşmesi olarak değerlendirdiğini, delil olarak sunulan fatura ilgili taşınırların davalı ... imzası ile diğer davalı adına aktarılmasını tespit amaçlı olduğunu, yalnızca faturadan kaynaklı bir alacak taleplerinin olmadığını, sözleşme yekün halinde incelendiğinde pay devri olmayıp taşınır ve taşınmaz satış vaadi içeren ve bunlara karşılık taraflara borç ve alacak yükleyen bir sözleşme olduğunu, şekil şartları itibariyle geçersiz olan sözleşmenin şirket payı sözleşmesi olarak değerlendirilip TBK'nın 147. maddesi gereğince 5 yıllık zaman aşımı süresine tâbi tutulması yasa ve usule aykırı olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayalı ifa edilen edimlerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri alınabileceğini, sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin...
ya 1499 adet şirket hissesini devretmiş olduğunun ve bu hisselerin işbu devir sözleşmesi gereği muris ...'ya aidiyetinin açık olması karşısında, işbu konu hisselerden ...'nın mirasçısı olan müvekkili ...'ya verasetleki miras payı oranında kısmının (1/3) ve ayrıca varsa bugüne kadar ilgili kısım hisse payına tekabül eden sermaye artışları neticesinde verilen hisselerle birlikte olarak aidiyetinin tespitine ve adına tesciline, Ayrıca müvekkili, muris ...'nın diğer mirasçısı olan ve sonra vefat eden muris ...'nın da yasal mirasçısı olduğundan, devre konu hisselerden muris ...'nın verasetindeki miras payı oranında kısmının da (1/2) yasal mirasçısı olan müvekkil ...'...
Bununla birlikte davacı mirasçı sağ eşin mal rejiminin tasfiyesi nedeniyle talep ettiği ve terekeye ait borç sayılan alacak miktarından, davanın mirasçılar arasında görülmesi nedeniyle, davacı da dahil bütün mirasçılar miras payları oranında sorumlu olup, hüküm altına alınan tereke borcundan davacının da miras payı oranında sorumlu olduğu göz önünde bulundurularak temyiz eden davalıların sorumlu olduğu miktarın hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde alacağın tamamının murisin terekesinden tahsiline karar verilmesi de doğru değildir. Bu aşamada, hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekili, davalılar ... ile ... vekili ile davalı ......
Dava dışı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi sonrasında diğer davalı ... ile arsa sahibi arasında ilk yüklenici tarafından yarım bırakılan inşaatların devamı için arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiği, dinlenen tanık ... beyanında taşınmazı yükleniciye verdiği borç nedeniyle tapuda devir aldığını, daha sonra yüklenicinin borcunu ödediğini, taşınmazı yükleniciye iade etmediğini beyan ettiği, dosyaya sunulan ve başkaca bir dosyadaki yüklenici temsilcisi beyanında ise yapılan inşaatları davalı ...’a %50 ortaklık olacak şekilde devrettiklerini bu olay nedeniyle de ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandıklarını beyan etmiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı yargılama sırasında tescil talebinden vazgeçmiş davasını verdiği bedelin iadesine hasretmiştir. Haksız fiil sonucunda zarar gören bu zararını haksız fiile katılan taraflardan talep edebilir....
Ö.. arasında imzalanan 04.05.1994 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca murisin adına kayıtlı taşınmazın tapusunu yükleniciye devrettiğini, bunun karşılığında da murise bir tanesi kaba inşaat halinde, diğer beş tanesi anahtar teslim olmak üzere toplam 6 daire, 1 dükkan verilmesinin kararlaştırıldığını, 5 daire ve 1 dükkanın murise teslim edilmiş olmasına rağmen, 1 dairenin halen teslim edilmediğini ve 7/17 payın miras ortaklığı adına tescili gerekirken, yüklenici tarafından muvazaalı olarak diğer davalılara devredildiğini ileri sürerek, 6 daire ve 1 dükkana isabet eden 7/17 payın tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tesciline, bunun mümkün olmaması durumunda şimdilik 50.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yüklenici .... vekili ve diğer davalılar, davanın reddini savunmuştur....
Yanı Mevkii 324 ada 4 parsel sayılı 1017,63 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle, edinme kısmında öncesinde 324 ada 1 ilâ 9 sayılı parsellerle bir bütün olarak atalarından intikal ettiği, miras ve 1985 yılında yapılan taksim ile 324 ada 1 ilâ 6 sayılı parselin ... ve ...'ye müştereken kaldıkları ve 2000 yılında yapılan taksim ile 3 ve 4 nolu parsellerin ...'ye kaldığı, 24.7.2000 tarihinde ....Noterliğince düzenlenmiş zilyetlik devir sözleşmesi ile ...'a satılarak devir edildiği, ancak, Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nin 2004/60 Esas sayılı dosyasında davalı olduğundan malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiş ve 3402 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca kadastro mahkemesine devredilmiştir. 324 ada 5 nolu parsel ise, 493,34 m² yüzölçümü ve tarla niteliğiyle, edinme kısmında 324 ada 1 ilâ 9 parsellerle bir bütün olarak atalarından intikal ettiği, miras ve 1985 yılında yapılan taksim ile 324 ada 1 ilâ 6 parsellerin ... ve ...'...
Kadastro Mahkemesinin 1982/10 Esas, 1987/49 Karar sayılı kararı ile davacının satın aldığını iddia ettiği 3 dönümlük kısmın tapusunun iptali ile kendi adına tescili talebinin reddine dair verilen karar kesinleştiğinde davacının taşınmazın mülkiyetini edinme hususundaki ümidinin ortadan kalktığı ve buna göre davanın zamanaşımı süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.Dava; harici satış sözleşmesi gereğince ödenen satış bedelinin, taşınmazın tapuda devrinin yapılmaması nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalılardan istirdadı istemine ilişkin alacak davasıdır. 1-TMK'nın 28/1 maddesi gereğince, gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti ölümle sona erer. Hak ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekil taraf ehliyetidir. Bu nedenle ölmüş olan kişinin taraf ehliyeti yoktur....
Devir tarihinde 80 yaşında olan, ağır bir hastalığı bulunmayan ve kendi evinde ikamet eden mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığı gibi satış nedeniyle terekesine bir bedel de girmemiştir. Davalı ev hanımı olup, devir tarihinde alım gücü olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmamaktadır. Kaldı ki davalı taraf çekişmeli payı devir alması nedeniyle bir bedel ödediğini de açıkça savunmamıştır. Mirasbırakanın ölümünden sonra mirasçılarına intikal eden bir taşınmazının bulunduğu taraflarca ileri sürülmemiştir. Dosya kapsamına göre dava konusu pay ve bu paya özgülenen bina mirasbırakanın tek taşınmazıdır. Mirasbırakan ikamet ettiği tek taşınmazını birlikte yaşadığı ve yakın ilişki kurduğu dava dışı damadı Mehmet’e devir etmiş, Mehmet de kısa süre sonra davalı eşine temlik etmiştir. Dava konusu payın kısa süre içinde aile arasında birden fazla kez el değiştirmesini gerektirecek bir neden davalı tarafça ortaya konulamamıştır....
Ltd Şti olduğunu, bu şirketin hisselerini devir almak istediklerini ancak ... mevzutı gereği şirketin %51 hisse sahibi olan ... in hisselerini alamayacaklarını sebebi olarak ise önce %49 hissesinin alınmasını sonra ihale alınması, ihale konusu iş bittikten sonra %51 hissenin ancak devir edilebileceğini bununla ilgili ne yapmaları gerektiğini bana sordular, bende hissiye devir edecek ve alacak kişiler arasında protokol yapalım dedik, burada hissiye devir alacak kişi ... olarak bildirildi, bende bunun üzerine protokol hazırladım, hissiye devir alacak kişiye ... olarak yazdım ve hazırlanan protokolü hem ... Beye hemde ...ya gönderdim, aradan bir kaç ay geçtikten sonra ... Bey çoğunlukla yurt dışında olduğundan dolayı %49 hisseyi önce ... çalışanı ... üzerine alalım dediler, %51 hisse ise hisse devir vadi sözleşmesi yapalım ... adına dedik....


