Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Dosya kapsamından; Huzurdaki dava davacılar murisinin, dava dışı limited şirketlerdeki paylarının tamamının davalıya devri işlemlerinin, devir sözleşmesi üzerindeki imzaların murise ait olmadığı ile murisin ehliyetsizliği nedeniyle geçersiz olduğu, devrin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı davalıya devredilen hisselerin terekeye ait olduğunun tespiti ile murise ait payın miras payları oranında davacılar adına tescili, mümkün olmaması halinde şirketin gerçek değerinin belirlenerek muris tarafından gerçekleştirilen işlemlerin davacıların saklı payları oranında tenkisine karar verilmesi istemine ilişkin açıldığı, uyuşmazlığın çözümünde genel...
Gerçekten, temlik sözleşmesinin konusu bir borç ilişkisinden doğmuş olan alacak ne ise odur. Az yukarda da sözü edildiği üzere davacıların istemlerinin dayanağı, alacağın temlikine ilişkin Borçlar Kanununun 162 ve devamı maddeleridir. Temlik işlemi nedeniyle alacak ve ona bağlı olan bütün yan ve öncelikli haklar devralana geçer. Yine, temlik işleminin yapıldığı ana kadar temlik sözleşmesinin dışında olan ve işlemin tarafı olmayan (somut olayda arsa sahibi) arsa sahibi işlemin yapıldığı andan itibaren temlik işleminin tarafı olur ve arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan haklarını ona karşı (üçüncü kişiye) ileri sürer hale gelir. Şayet, temlik edilen alacağın dayanağı olan davalılar arasındaki borç ilişkisi (arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi) yüklenici bakımından bütünüyle ifa edilmemişse, üçüncü kişi yüklenicinin ifa etmediği borç miktarı kadar arsa sahibine karşı sorumludur....
nin taşınmazı hiç kullanmadığını, murisin mal satmaya ihtiyacı olmadığını, davalının taşınmazları alacak ekonomik gücü bulunmadığını, bedelin çok düşük olduğunu, muris babası ile 16 yaşında tanıştığını, kendisine babalık yapmadığını, davalıyı ve çocuklarını üstün tuttuğunu, kendisinden mal kaçırıldığını, 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden de ...'nın değil de muris ...'in muvazaayı gerçekleştirdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili ile bedel istemine ilişkindir. 2....
ün diğer davalı ... ile inşaat devir sözleşmesi yaparak sözleşmeyi devretmiş olduğu, davacının taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yaptığı ...'ün Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile alacağı bulunmadığı ve sorumluluğunun kalmadığı anlaşıldığından Yargıtay içtihatlarına göre yüklenici tam olarak yükümlülüklerini getirdiği takdirde edimini ifa etmiş olan satış vaad edilenlerin yüklenici yerine tapunun iptali ve tescilini talep edebileceği, asıl davadaki arsa sahibi ve birleşen dosya Mersin 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/407 esas sayılı dosya davalıları arsa sahibinin mirasçılardan davacının tapunun iptal ve tescilini talep edemeyeceği, diğer davalı ... ile ... arasında yapılan inşaat devir sözleşmesine göre davacının davalıdan almış olduğu daireye ilişkin aralarında anlaşmanın bulunmadığı, ...'un davalı ...'...
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava, davalı anonim şirket ortağı olan davacının, davalı şirketteki hisse miktarının ve davalı şirket tarafından yapılan inşaatta kendisine düşen dairenin tespiti, bu dairenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, bu mümkün olmazsa anılan daire için yaptığı ödemelerin iadesi, ayrıca daire teslim edilmemesinden kaynaklanan zararının tazmini istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin hem davalı şirketteki ortaklığı hem de inşaat için para yatırdığını, dolayısıyla müvekkiline hem hisse hem de daire verilmesi gerektiğini iddia etmiş, davalı vekili ise davacının tüm ödemelerini ortaklık payı karşılığı yaptığını, ödediği kadar da şirkete ortak olduğunu, inşaat için hiçbir ödeme yapmadığını, halen pay sahibi sıfatı nedeniyle şirkete ait işyerinden kira payı aldığını, toplam ödemelerinin sermaye payını dahi karşılamadığını savunmuştur....
Mahkemece taleple bağlılık ilkesi gereği dava dilekçesinde talep edilen 8.000,00TL tazminata hükmedildiği anlaşıldığından; yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2) Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; satış vaadi sözleşmesine göre davalı ... dava konusu taşınmazda murisi ...’den intikal edecek miras payı yanında maliki bulunduğu kendi payının satışını da vadetmiştir. Davanın muris ...’den intikal eden miras payına yönelik kısmın ifa olanağı olmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru ise de davalı ...’in müstakil payına yönelik ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.'' denilerek bozulmuştur....
Davacılar vekili dava dilekçesinde; bir kısım davalıların miras bırakanı ... ile dava dışı ... arasında dava konusu 819 ada 12 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak 10.07.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, daha sonra davacılar ile bir kısım davalıların miras bırakanları ... arasında 11.07.2003 tarihli satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, satış vaadi sözleşmesine konu dükkanlara isabet eden arsa paylarının davalı ... ile ... ...'e satıldığını belirterek; dava konusu 819 ada 12 parsel sayılı taşınmazda davalılar ... ile davalı ... ... adına kayıtlı payların davacı adına tesciline, taşınmazın rayiç değerinin tazminine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacılar vekili ıslah dilekçesinde; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 601.758,00 TL'nin tazminine karar verilmesini istemiştir. 3....
payı %20 olduğunu, İşletme 650.000,00 TL tutar ile devir alındığını, işletme Davalı ... üzerine kurulduğunu, devir işlemleri esnasında davacı ..., -------- ili, ------- İlçesi, ------- Mahallesi, ------- Ada,------- Parsel'de yer alan arsasını sattığını, arsa alıcısı tutarı doğrudan ... banka hesabına gönderdiğini, davacının ----------- bulunan arsayı 145.000.00 TL'ye satmış olduğunu, bu tutar davalı ... alıcı olarak doğrudan iletildiğini, davacının ... elden 10 adet ATA altını vermiştir. bu duruma aile bireyleri bizzat şahit olduklarını, davacının devir işlemlerinde yüklü harcamalar yaptığını, sermayesini verdiğini, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca her ortağın kazanç ve zarardaki payı eşit olup, adi ortaklığın yönetimine tüm ortaklar haiz olduğunu, tüm ortakların işletmedeki mali durumdan bilgisinin olacağı, isteyen her ortağın istediği zaman gelir ve gider tablosunu inceleyebileceği bu konularda ortaklara sınırlama getirilemeyeceği; alım, satım, işe alma ve işten çıkarma ve sair...
ın işsiz olması nedeniyle ve işi öğretmek amacıyla arsa sahiplerinden doğan haklarını davalı yeğenine devrettiğini, ancak inşaatın bitmesine rağmen davalının daireleri teslim etmemesi üzerine taşınmazların tapu kaydının davacı şirket adına tescil edilmesi amacıyla açılan davada 15.Hukuk Dairesinin 16.02.2011 tarih, ....sayılı ilamı ile taraflar arasında "adi ortaklık" olduğunun belirtilmesi üzerine bu dava ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ve davalı sadece emeğini koyduğu için taşınmazın davacı adına tesciline, olmazsa tasfiyenin icrasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevabında, davalının davacı ile yaptığı devir sözleşmeleri gereğince inşaatları tamamladığını, dairelerin davalıya ait olduğunu, devir sözleşmesinde adi ortaklık iradesi olmadığını, devir sözleşmesine göre borç altına giren ve hak sahibi olan tarafın davalı olduğunu beyan etmiştir....
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; limited şirket eski ortağının şirketten olan alacağının ve kar payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davalı şirketin 08/10/2006, 29/09/2006 tarihli genel kurul kararı, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti, davalı şirketin ünvan değişikliğine dair Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı, bila tarihli ödeme belgesi, 11/05/2007 tarihli hisse devir sözleşmesi, davalı şirket ana sözleşmesi, ... plakalı araca ilişkin kiralama şirketi ile davalı arasında kira sözleşmesi olmadığına ilişkin...


