Sulh Hukuk Mahkemesi'nce 2015/350 Esas sayılı dosya ile de mirasın reddine karar verildiğini, öncelikle davacılar aleyhine başlatılmış ödeme emirlerinin durdurulmasına, mirası red nedeniyle ödeme emrinin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-CEVAP:Davalı Kurum, davacı tarafın kuruma başvuruda bulunmadan davasını ikame ettiğinden öncelikle davanın usül yönünden reddinin gerektiğini, davacıların mirası reddettiklerine dair kararı müvekkil kuruma ulaştırmaları gerektiğini belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, Davanın KABULÜ İLE; Davacıların muris ......
Mirasçıların kişisel sorumluluğu, ancak mirasın kabulü veya ret süresinin geçmesi, yani mirasçıların mirası kesin olarak kazanmaları ile başlar. Somut olayda; davalılar; müteveffa...’ın mirasçıları olmaları nedeniyle davaya dahil olmuşlar ve yukarıda anılan ilam ile müteveffanın mirasını reddetmişlerdir ve bu haliyle mirasın açıldığı andan geçerli olacak şekilde mirasçılık sıfatını kaybettikleri anlaşılmıştır. Bu haliyle; davalılar bakımından mirasın reddinin etkisi üzerinde durulması gerekmekte olup, bu nedenle, taraf ve dava ehliyeti ile davada sıfat kavramlarının açıklanması yoluna gidilmiştir. Taraf ve dava ehliyeti; davanın tarafları ile ilgili olduğu halde sıfat dava konusu hakka ilişkindir. Davada sıfat, tarafın dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgili olup; davanın tarafı ile dava konusu hak arasında "hak ilişkisine dayalı bir bağ" dır....
Mirasçıların kişisel sorumluluğu, ancak mirasın kabulü veya ret süresinin geçmesi, yani mirasçıların mirası kesin olarak kazanmaları ile başlar. Somut olayda; davalılar; müteveffa...’ın mirasçıları olmaları nedeniyle davaya dahil olmuşlar ve yukarıda anılan ilam ile müteveffanın mirasını reddetmişlerdir ve bu haliyle mirasın açıldığı andan geçerli olacak şekilde mirasçılık sıfatını kaybettikleri anlaşılmıştır. Bu haliyle; davalılar bakımından mirasın reddinin etkisi üzerinde durulması gerekmekte olup, bu nedenle, taraf ve dava ehliyeti ile davada sıfat kavramlarının açıklanması yoluna gidilmiştir. Taraf ve dava ehliyeti; davanın tarafları ile ilgili olduğu halde sıfat dava konusu hakka ilişkindir. Davada sıfat, tarafın dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgili olup; davanın tarafı ile dava konusu hak arasında "hak ilişkisine dayalı bir bağ" dır....
Mirasçıların kişisel sorumluluğu, ancak mirasın kabulü veya ret süresinin geçmesi, yani mirasçıların mirası kesin olarak kazanmaları ile başlar. Somut olayda; davalılar; müteveffa...’ın mirasçıları olmaları nedeniyle davaya dahil olmuşlar ve yukarıda anılan ilam ile müteveffanın mirasını reddetmişlerdir ve bu haliyle mirasın açıldığı andan geçerli olacak şekilde mirasçılık sıfatını kaybettikleri anlaşılmıştır. Bu haliyle; davalılar bakımından mirasın reddinin etkisi üzerinde durulması gerekmekte olup, bu nedenle, taraf ve dava ehliyeti ile davada sıfat kavramlarının açıklanması yoluna gidilmiştir. Taraf ve dava ehliyeti; davanın tarafları ile ilgili olduğu halde sıfat dava konusu hakka ilişkindir. Davada sıfat, tarafın dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgili olup; davanın tarafı ile dava konusu hak arasında "hak ilişkisine dayalı bir bağ" dır....
Noterliğinin 07.01.2015 günlü ve 546 yevmiye sayılı mirasçılık belgesinde kendisine miras payı verildiğinden anılan mirasçılık belgesi, tapu kaydı ve mirasın reddinin tespiti arasında çelişki meydana gelmiştir. Mirasçılık belgesi verilmesi hususu Türk Medeni Kanununun 598. maddesinde düzenlenmiştir. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Muris ile mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında, mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir. Bu nedenle mirası reddeden (TMK m. 605/1) mirasçı veya mirasçılar varsa, düzenlenecek mirasçılık belgesinde, mirasçılık sıfatına sahip olan kişi veya kişiler ile miras paylarının gösterilmesi ve mirası ret durumuna işaret edilmekle yetinilmemesi; mirası ret nedeniyle, mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin de (kime kalacağının) gösterilmesi gerekir....
Değerlendirme sonucu zamanaşımına uğramayan bir borcun varlığının saptanması halinde, anılan davalılar vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen "mirasın hükmen reddinin gerçekleştiği, mirasın reddi davasının beklenmesi gerektiği" şeklindeki iddialar dikkate alındığında, böyle bir mirası red veya terekenin borca batıklığı olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmaksızın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması, usül ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum ve davalılar ..., ... ile ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalılardan ..., ... ile ...'e iadesine, 14.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
ın mirası İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1425 Esas sayılı dosyasında kayıtsız şartsız ret ettiğinden tereke mevcudu yönünden mirasçılık sıfatını kaybettiğini ve paylaşma sırasında L.. S..'a ait iki payın da diğer paydaşlar S.. S.. ile S.. G..'ya ait olacağının tespitine şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiş, asıl dava yönünden bu sebeple kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Birleştirilen dava yönünden yapılan inceleme de ise; Mirasçılık belgesinin değiştirilmesi veya iptali davası yetki belgesi verilen tarafından da açılabilir. Mirasçılık belgesinin iptalini dava etme hakkı iptali istenilen mirasçılık belgesinde kendisine olması gerekenden daha az pay verilen ya da mirasçı gösterilmeyerek hiç pay verilmeyen mirasçılar ile mahkemelerce yetki verilmiş olmak koşuluyla üçüncü kişilere aittir. Mirasçı sıfatına sahip olmayan kişilerin mahkemelerce yetkilendirilmiş olmadıkça açacağı bu tür davaların dinlenmesi mümkün değildir....
Maddeleri gereğince mirası reddettikleri anlaşılmıştır. Bu nedenlerle mirası reddeden mirasçılar ..., ..., ... aleyhine açılan iş bu davada bu davalılar yönünden açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, reddeden mirasçılar yönünden mirasın reddinin takip dosyasına bildirilmediği anlaşıldığından reddedilen mirasçılar lehine vekalet ücretine hükmolunmayarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A) Davalılar ..., ..., ... hakkında açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine, B) 1-Diğer davalılar ... Treyler, Nak. San. Tic. Ltd. Şti, ..., ... hakkında açılan davanın kabulü ile bu davalılar yönünden Ankara ......
in vefat ettiğinde geride miras bırakmadığını, ödemeden aciz içinde bulunduğunu, 14 yıldan beri bir malvarlığına ulaşılamadığını, takip miktarı olan 127.230,34-TL de gözetildiğinde kök murisin aciz içinde ve terekenin de borca batık olduğunun görüldüğünü; TMK nın 605/2 maddesine göre müvekkilinin mirası reddettiğini, bu kapsamda takibe itiraz edildiğini, Yargıtay HGK'nın 2008/4-332 E., 2008/436 K. sayılı ve 16/04/2008 tarihli ilamında TMK 605/2'deki mirasın hükmen reddine göre müvekkilinden talepte bulunulamayacağını; ayrıca müvekkili tarafından ...'in ölüm tarihi itibariyle ödemeden aczi açıkça belli olduğundan mirasın reddinin hüküm altına alınması talebiyle İstanbul 4....
Taraflar arasındaki ödeme emri iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının murisi...'ın borçları nedeniyle davalı Kurum tarafından davacıya ödeme emirleri gönderildiğini, davacının süresinde mirası reddettiğini belirterek, dava konusu ödeme emirlerinin iptalini talep ve dava etmiştir. II....


