WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/556 Esas KARAR NO : 2023/735 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/09/2022 KARAR TARİHİ : 20/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafla 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereğince ticari satım ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın, arabuluculuk yoluyla çözümlenmesi amacıyla ... Arabuluculuk Bürosu'nun 2021/... 'numaralı dosyasında, 22.10.2021 tarihinde toplantı yapıldığını; fakat anlaşma sağlanamayarak sürecin, anlaşamama hali ile sonuçlandığını, ticari davalar için dava şartı yerine getirilmiş olup anlaşamama hali nedeni ile işbu davayı açma zorunda olduklarını, müvekkili şirket tarafından, İstanbul İli ... İlçesi ... Mah. ... Parsel 2 nolu bağımsız bölümde bulunan ... Sok. No:......

Davalı davanın tarafları arasında 28.11.2016 tarihli sözleşmenin akdedildiği ve sözleşmenin 24.03.2017 tarihli ihtarname ile tek taraflı feshedildiğini, davacının ancak menfi zararının tazminini isteyebileceğini, beklenen kar oranının kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davalı tarafından sözleşmenin haksız feshi nedeniyle bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı yüklenicinin uğradığı kar mahrumiyeti 107.250,00 TL olduğunu kabul ederek davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 28.11.2016 tarihli alt yüklenici sözleşmei davalı iş sahibi tarafından herhangi bir sebep gösterilmeden fesih edilmiştir. Dava dosyasına sunulan savunma ve bayanlar dikkate alındığında, davalı iş sahibi haksız fesih eylemi gerçekleştirmiş olduğu kabulü gerekmektedir....

Belli günde asıl dava davacısı-birleşen dava davalısı vekili Avukat ... ile birleşen dava davacısı-asıl dava davalısı ... ve ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Asıl dava yüklenici tarafından açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan teminat çeki bedelinin iadesi, bundan kaynaklanan zarar ve sözleşmenin feshi sebebiyle uğranılan zararların tahsili istemiyle başlatılan takibe yönelik itirazın iptâline ilişkindir. Birleşen dava sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle oluşan zararların tazmini istemine ilişkindir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/231 Esas KARAR NO : 2023/447 DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/08/2015 KARAR TARİHİ : 20/06/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 25.08.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Hiz. İnş. Taah. San. ve Tic....

Davacının eserin ayıplı olması sebebiyle menfi zarar isteminin, davacı iş sahibinin ayıp sebebiyle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğinden sözleşmenin ifa edileceğine güvenmekten doğan zarar olarak tanımlanabilecek menfi zarar kapsamında; sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılan masraflar ile daha elverişli koşullarda sözleşme yapma fırsatının kaçırılmış olmasından kaynaklanan zararları davalı taraftan talep edebilecektir. Bu itibarla bilirkişi heyete tarafından ticari defterler ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacının sistemin kurulumu aşamasında üstlendiği işler sebebiyle 19.800 TL zararının olup bu miktarın davalıdan talep edebileceğinden taleple bağlı kalınarak 10.000 TL menfi zarar yönünden davanın kabulune karar vermek gerekmiştir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/02/2023 NUMARASI : 2013/690 E-2023/102 K ASIL DAVANIN KONUSU : Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) BİRLEŞEN DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit, İstirdat, Müspet ve Menfi Zarar, Manevi Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 25/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/09/2025 Asıl ve birleşen davada davacı vekilince asıl ve birleşen davada davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan asıl davada tespit, birleşen davada menfi tespit, istirdat, müspet ve menfi zarar ile manevi tazminat istemlerine ilişkin davalarda mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili şirket hakkında verilen iflas kararı üzerine 18.08.2010 tarihinde yapılan birinci alacaklılar toplantısında müflisin İİK'nın 224....

Bu nedenlerle davacı yüklenicinin, fesih ihtarnamesinden önce davalıya süre vererek işin süresinde veya eksik olduğuna ilişkin yazılı olarak uyarıda bulunmadığı, işin gecikmesinin davalı dışında davacının yaptığı veya yaptırdığı diğer işlerin zamanında yapılmamasından kaynaklandığı, davalının ise sözleşme gereğince ... bedeli kendisine ödenmesine rağmen işi tamamlamadan ... yerini terk ederek işi eksik ve ayıplı olarak yapması nedeniyle kusurlu olduğu anlaşıldığından tarafların sözleşmenin feshinde ortak kusurlu olduklarının kabulü gerektiği, yüklenicinin sözleşmenin feshi nedeniyle menfi zarar talebinde bulunabilmesi için fesihte tamamen kusursuz olması gerektiği bu nedenle davalının menfi zarar kapsamındaki taleplerinin reddi yerinde olup, davalı vekilinin bu husustaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir....

Düzenleme kapsamına göre tazminat istenebilmesi için alacaklının zarara uğramış olması gerektiğinden, uğranılmış bir zarar karşılığı olmayan miktara tazminat olarak hükmedilemez. Burada zarar kapsamı net ve gerçek zarar olarak düzenlenmiştir. Net ve gerçek zarar, malvarlığındaki gerçek eksilmeyi ifade eder. Bu nedenle müspet zararın tazmini halinde malvarlığının ulaşacağı değerin, sözleşmenin ifası halinde malvarlığının ulaşacağı değeri geçmemesi gerektiği gözetilerek hesaplama yapılmalıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi, sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir."Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir....

Yargılama sırasında davalı şirketin münferit yetkisi Yaşar Biniciova'nın TMK 407. maddesi gereğince hükümlülüğü sebebiyle kısıtlandığı anlaşılmış ise de; Adana 1 Nolu Açık Ceza İnfaz Kurumundan gelen yazı cevabı ile hükümlülüğünün 27.03.2020 tarihinde sona erdiği ve TMK 471. maddesi gereğince kısıtlılık halinin ortadan kalktığı ve bu nedenle davalı şirketteki temsil yetkisinin devam ettiği anlaşıldığından, davalı şirketin pasif dava ehliyetine ve temsiline ilişkin bir eksiklik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. TBK 470. maddesi gereğince eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Davamızda somut uyuşmazlık konuları davacının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı ve sözleşmenin feshi nedeniyle menfi zararlarını davalılardan talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır....

GEREKÇE: Dava, taraflar arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesi kapsamında, davacı iş sahibinin davalı yükleniciden (alt yüklenici) sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan menfi ve müspet zararların tazmini istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166.maddesinde; “(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir....

UYAP Entegrasyonu